Dava İİK. 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. ...- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ...- Tasarrufun iptali davalarında davanın kabulü halinde İİK. 283 maddeleri uyarınca davacıya haciz ve satış istemine yetkisi verilir. Hüküm de açıkça belirtilmesi gerekir. Bu husus bozma nedeni isede bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün H.M.K'nın geçici .../... ve H.M.K'nın 438/... md. uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir....
İncelenen dosya kapsamına, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna, kararın dayandığı gerekçeye göre, çekişmeli taşınmaz 1954 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında bitişikteki orman alanları ile birlikte çalılık, fundalık ve dağlık olarak tesbit harici bırakılmışsa da, bu tarihten önce 1953 yılında çekilen hava fotoğrafından bütünlemesi yapılan 1957 tarihli memleket haritasında, çekişmeli taşınmaz ve etrafının 5-15 metre boyunda iğne yapraklı orman ağaçları ile kaplı olarak göründüğü gibi, taşınmazın bu nitelikte olduğu keşif sırasında hakim gözlemi ile belirlenip keşif tutanağına da yazıldığı, bitişikteki ormanın bir parçası ve onun devamı olan yerlerin bir bölümünün memleket haritasında çalılık olarak görülmesinin bu yerlerin orman olmadığının kanıtı olamayacağı ve ormana bitişik çalılakların ormandan ayrı düşünülemeyeceği, gerçeğin kendisi olan 1953 tarihli hava fotoğrafı karşısında 1954 yılında kadastro ekibinin çekişmeli taşınmazı...
İncelenen dosya kapsamına, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna, kararın dayandığı gerekçeye göre, çekişmeli taşınmaz 1954 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında bitişikteki orman alanları ile birlikte çalılık, fundalık ve dağlık olarak tesbit harici bırakılmışsa da, bu tarihten önce 1953 yılında çekilen hava fotoğrafından bütünlemesi yapılan 1957 tarihli memleket haritasında, çekişmeli taşınmaz ve etrafının 5-15 metre boyunda iğne yapraklı orman ağaçları ile kaplı olarak göründüğü gibi, taşınmazın bu nitelikte olduğu keşif sırasında hakim gözlemi ile belirlenip keşif tutanağına da yazıldığı, bitişikteki ormanın bir parçası ve onun devamı olan yerlerin bir bölümünün memleket haritasında çalılık olarak görülmesinin bu yerlerin orman olmadığının kanıtı olamayacağı ve ormana bitişik çalılakların ormandan ayrı düşünülemeyeceği, gerçeğin kendisi olan 1953 tarihli hava fotoğrafı karşısında 1954 yılında kadastro ekibinin çekişmeli taşınmazı...
8-542-893 sayılı kararında açıklandığı gibi, "orman rejimine alınan bu tür yerler için sonradan tapu alınamayacağının" kabul edildiği milli park ve muhafaza ormanı olarak ayrılma işleminin başlı başına orman rejimi ve ayırma olarak kabul edilmesi gerektiğinden tapuda kaydı bulunmayan taşınmazların kesinleşen orman sınırı dışında bırakılmış olsa dahi "orman niteliğinin devamı" başlıklı 1984 tarihli yönetmeliğin 38 ve 1986 tarihli yönetmeliğin 31 ve son olarak çıkartılan ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 34. maddesinde "6831 Sayılı Orman Yasasının 1. maddesine göre, orman sayılan yerlerdeki; yanan orman alanları, muhafaza ormanları, milli parklar, izin ve irtifak hakkı tesis edilen ormanlar, orman olarak kamulaştırılan ve orman rejimi içine alınan yerler, orman sayılan yerlerden olma özelliğini korurlar." hükümleri gereğince orman sayılacağı 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve Anayasanın 169. maddesi gereğince ormanların imar ihya ve zilyetlik...
SONUÇ: Davalılar vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün HUMK.un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.630,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalılara verilmesine, taraflarca HUMK.un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 03.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
Baraj Gölünün ve nehirin dolmasının engellenmesi, 4- Su korunma alanı olarak planlamaya konu edilen ve muhafaza ormanı içinde kalan ormanların ... sağlığının iyileştirilmesine ve sürdürülebilirliğine daha etkin katkıda bulunması amacıyla 6831 Sayılı Yasanın 23. maddesi gereğince KIRIKLI - ......
Genel arazi kadastrosu işlemi ise, 1954 yılında yapılmış ve 05.08.1954 tarihinde kesinleşmiştir. Dosya kapsamına, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. maddesi gereğince ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 20.02.2014 günü oy birliği ile karar verildi....
Bunun içinde alıcı/davacının sözleşmenin 4.4 ve 5.6 maddeleri gereğince tapu harç ve giderlerini ödemesi gerekmektedir. Beyoğlu ... Noterliği nin 18.07.2018 tarih ve...yevmiyeli ihtarname ile satıcı/davalılar Tapu Devri / ... / Emlak Vergisi ödemelerinin yapılmasını alıcı/davacı dan talep etmiştir. Davacı vekilinin 18.12.2020 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu 15.11.2018 tarihli e-posta yazışmalarına göre de; satıcı/davalıların, davacıya , satın aldığı her bir bağımsız bölüme ait Tapu Ve Döner Sermaye Harcı, İşlem Ve Takip Gideri ile Emlak Vergisi kalemlerinden oluşan toplam tutarları ve ödenecek banka hesap numarasını ayrı ayrı bildirdiği tespit edilmiştir. Alıcı/davacının bu giderleri ödediğine dair dosyaya belge-bilgi ibraz edilmemiştir. Alıcı/davacı bu giderleri ödediğini de iddia etmemektedir....
İlçesi Körkün Mahallesi çalışma alanında bulunan ve 1963 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında kuru dere olarak tespit harici bırakılan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen yerlerden olduğu, aynı zamanda orman sayılmayan alan sınırları içerisinde yer aldığı, davacı lehine kadastro sırasında belgesizden taşınmaz kaydı yapılmadığı ve yine TMK’nın 713/4. ve 5. maddeleri uyarınca gerekli ilanların yapıldığı anlaşılmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki ; TMK’nun 713/1 maddesinde “ Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak 20 yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.” hükmüne yer verilmiştir.3402 sayılı KK’nun 14....
Kanun) 119 ve devamı maddelerinde yazılı şekilde düzenlenmediğini, delillerin tebliğ edilmediğini, taşınmazın 2/B vasfında olması nedeniyle Orman İdaresinin davaya dahil edilmesi gerektiğini belirterek, davanın müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle, aksi durumda ise esastan reddinİ savunmuştur. III....


