WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

nın 4/1-c maddesi gereğince, zilyetliğin korunmasına dair davalarada münhasıran Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından bakılması gerektiğinden, uyuşmazlığın Kaynarca Sulh Mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle;6100 sayılı HMK.'nın 21. ve 22.(1086 sayılı HUMK.’nin 25. ve 26.) maddeleri gereğince Kaynarca Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 31.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....

nın 21. ve 22. maddeleri gereğince ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 04.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Dava dilekçesi kapsamından ve dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının mülkiyeti Hazineye ait bulunan 1816 ada 29 parsel sayılı taşınmazların zilyedi olduğu ve davalının, davacının zilyetliğindeki bu yere badem ağacı dikerek müdahalede bulunduğu anlaşılmıştır. Dava konusu taşınmazın mülkiyetinin Hazineye ait olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık olmadığına, davacı zilyetlikten başka bir hakka dayanmadığına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık TMK 981 ve devamı maddelerinde düzenlenen zilyetliğin korunması isteğine ilişkindir. TMK.nun 973 maddesinde zilyetlik "bir şey üzerinde fiili hakimiyeti bulunan kimse onun zilyedidir” şeklinde tanımlanmıştır. TMK.nun 984. maddesine göre gasp ve saldırıdan dolayı dava hakkı, zilyedin fiili ve failini öğrenmesinden başlayarak 2 ay ve her halde fiilin üzerinden 1 yıl geçmekle düşer....

Kabulü ile hükmün 6100 sayılı ...nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine 08.03.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Davanın reddine ilişkin, yerel mahkeme hükmünün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yüksek Daire çoğunluğunca taraflar arasındaki uyuşmazlığın TMK.nun 979 ve devamı maddeleri gereğince “zilyetliğin korunması” davası olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Yerel mahkemece, 547 sayılı parselin kayıt malikleri arasında tarafların yer almadığı ve mülkiyet sahibi olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....

Somut olayda davacı, mülkiyeti Hazineye ait olan taşınmazı ecrimisil ödemek suretiyle kullandığını, davalıların izinsiz olarak ekim yaptığını, kendisinin hazineye 845 TL ecrimisil ödemek zorunda kaldığını iddia ederek davalıların zilyetliğe vaki müdahalelerinin önlenmesine, zilyetliğinin iadesine ve 845 TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Uyuşmazlık zilyetliğin korunması ve davacı tarafından taşınmazdaki zilyetliği nedeniyle hazineye ödenen 845,00 TL'nin tahsili istemine ilişkin olup davanın niteliği ve talep edilen alacak miktarı itibariyle davaya bakma görevi 1086 Sayılı HUMK 8.maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemesine ait olduğundan uyuşmazlığın Gelibolu Sulh Hukuk Mahkemesince çözümlenmesi gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nun 21. ve 22.(1086 sayılı HUMK.’nun 25. ve 26.) maddeleri gereğince Gelibolu Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 31.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Açıklanan olgular karşısında; davacı taraf, taşınmaz maliki olmadığı eldeki bu davada, herhangi bir hakka değil, sadece, zilyetlik iddiasına dayanmaktadır. Uyuşmazlık TMK’nun 973 ve devamı maddeleri uyarınca zilyetliğin korunmasına ilişkin işbu davada Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 09.10.1946 tarih, 1946/6-12 Esas ve Karar sayılı kararında aynen “…MK’nun 896 (TMK’nun 983) maddesi uyarınca bir taşınmazda zilyetliği tecavüze uğrayan kimsenin bu hakkının korunması için açacağı davada; şey’e malik olduğunu veya zilyetlik hakkını beyana lüzum olmadan sadece zilyetlik sıfatını değiştirerek tecavüzü ispat etmesi yeter. Bu halde, hakim, yalnız davacının gerçek ise zilyetlik halini tespit ederek tecavüzün önlenmesine karar verir. Bu karar, zilyetlik konusunda kesin hüküm meydana getirmez. Zilyede mülkiyet hakkı vermez ve diğer tarafa mülkiyet iddiasıyla yetkili mercilerde başkaca dava açmak hakkına dokunmaz…” denilmektedir....

Davanın 11.10.2012, birleşen davanın 18.10.2012 tarihinde açılmasına vekadastro çalışmalarının yapılıp kesinleşmiş olduğunun anlaşılmasına göre, salt zilyetliğin korunması ile ilgisi bulunmayan uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nın 21. ve 22. maddeleri gereğince Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 06.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Davanın 11.10.2012, birleşen davanın 18.10.2012 tarihinde açılmasına vekadastro çalışmalarının yapılıp kesinleşmiş olduğunun anlaşılmasına göre, salt zilyetliğin korunması ile ilgisi bulunmayan uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nın 21. ve 22. maddeleri gereğince Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 06.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Dosya kapsamından, davaya konu taşınmazın 2/B niteliğine sahip olduğu, yapılan zilyetlik tespiti çalışmalarında bu taşınmazın beyanlar hanesine, uzun zamandır zilyetliği bulunmasına rağmen davacının adının değil, davalıların murisinin adının yazıldığı belirtilerek taşınmazda davacının zilyetliğinin tespitine karar verilmesinin istendiği anlaşılmaktadır. Davanın 17.10.2012 tarihinde açılmasına ve salt zilyetliğin korunması ile ilgisi bulunmayan uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince ...7. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 26.09.2014 gününde oybirliği ile karar verildi....

Davalı vekili, uyuşmazlık konusu yeri vekil edeninin özel ağaçlandırma izniyle temizlediğini ve ihya ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu taşınmazın orman niteliğinde bulunduğu, Devlet ormanına elatmanın önlenmesini isteme hakkının Hazine ile Orman İdaresine ait olduğu ve davada davacının aktif taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle davanın esastan reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsımı ile dava dilekçesindeki açıklamalara göre, istek TMK.nun 981-984. maddelerine dayalı zilyetliğin korunması talebine ilişkindir....

UYAP Entegrasyonu