Mahkemece, davacının belli sürelerle dava konusu taşınmazı kullandığı, ancak dava dışı kişilerin de taşınmazı kullandığı ve davacının zilyetliğinin kesintiye uğradığı, davacının malik sıfatıyla kesintisiz olarak 20 yıllık zilyetliğinin bulunmadığı, ayrıca TMK'nın 713/2. fıkrasında yer alan; “ ölmüş ” ibaresinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği, yürürlükte olmayan yasa maddesine dayanılarak hak iddiasında bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesi, mahkemenin kabulü ve tüm dosya kapsamına göne dava; TMK'nın 713/2. fıkrasında yer alan; “ … maliki 20 yıl önce ölmüş …” hukuki sebebine dayalı olarak TMK'nın 713/1-2. fıkraları gereğince açılan tapu iptali ve tescil davasıdır. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir....
TMK'nun 713/2. fıkrasında yer alan "... ölmüş ya da ...." kelimelerinin Anayasa Mahkemesi'nin 17/03/2011 tarihli ve E, 2009/58 K, 2011/52 sayılı kararıyla iptal edildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, Kanun'un açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanun'un açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK'nun 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir. TMK'nun 713. maddesinin 1. fıkrasında; "tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak 20 yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir " denilmiştir....
Mahkemece, ölüm hukuki sebebine dayalı olarak bir araştırma yapılmamıştır. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanun'un açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK'nin 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan maddede: “Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya yirmi yıl önce ölmüş ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir . ” hükmüne yer verilmiştir ....
Dava, kadastro tespiti öncesi harici satış sözleşmesi ile TMK'nin 713/2. maddesinde yazılı "ölüm" hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanun'un açıkça izin verdiği hallerden biri de, TMK’nin 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir. Ayrıca, 6100 sayılı HMK'nin 297/2. maddesine göre, mahkeme kararında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, infaza elverişli biçimde hüküm kurulması zorunludur....
Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK.nun 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir. Somut olayda davacı vekili kayıt malikinin ölü olduğunu ve taşınmazın dava tarihinden geriye doğru 20 yıldan çok fazla bir süreden beri vekil edeninin tasarrufu altında bulunduğunu ileri sürerek istekte bulunmuştur. Bu durumda davada TMK nun 713/2. maddesinde düzenlenen nedenlerden “ ölüm” sebebine dayanıldığı hususunda duraksama bulunmamaktadır....
Öncesi 280 parsel olan dava konusu taşınmazlar, 17.8.1966 tarihinde kadastro yoluyla Adile Dirik adına tescil edilmiş, 26.12.2003 tarihinde imar uygulaması ile 164 ada 1 parselin tamamı, 165 ada 1 parselin 11/777 payı, 166 ada 1 parselin 16/45 payı ve 169 ada 3 parselin ise 27/200 payı aynı kişi adına tescil edilmiş, 4.6.2008 tarihinde kişisel kimlik bilgilerinin düzeltilmesi nedeniyle aynı paylar Mehmet kızı Fatma Bulgun adına tescil edilmiştir. Dava, TMK’nun 713/2 maddesine dayanılarak açılmış iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir....
Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK'nin 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir. TMK'nin 713. maddesinin 1.fıkrasında; '' tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak 20 yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir '' denilmiştir....
Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK.nın 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan maddede, “aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir” denilmiştir. Somut olayda davacılar vekili, 457 ada 5 parselin malikinin kim olduğunun bilinmediğini açıklayarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur....
Bir yerin tapuya tesciline karar verilebilmesi için TMK.nun 713.maddesinde yazılı tüm koşulların yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu maddenin 4.fıkrası hükmüne göre, dava konusunun gazete ile bir defa ve ayrıca taşınmazın bulunduğu mahalde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilan edilmesi ve son ilandan başlayarak 3 aylık itiraz süresinin beklenilmesi gerekmektedir. Mahkemece, öngörülen gazete ve yerel ilanlar yapılmamıştır. Kabul şekline göre de; dava TMK. nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi gereğince açılan zilyetliğe dayalı tescil isteğine ilişkin bulunduğundan TMK. nun 713/3 fıkrası gereğince ... ve ilgili kamu tüzel kişileri bu tür davalarda kanuni hasım durumunda bulunmaktadırlar. Bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu tutulamazlar....
Bir yerin tapuya tesciline karar verilebilmesi için TMK.nun 713.maddesinde yazılı tüm koşulların yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu maddenin 4.fıkrası hükmüne göre, dava konusunun gazete ile bir defa ve ayrıca taşınmazın bulunduğu mahalde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilan edilmesi ve son ilandan başlayarak 3 aylık itiraz süresinin beklenilmesi gerekmektedir. Mahkemece, öngörülen gazete ve yerel ilanlar yapılmamıştır. Kabul şekline göre de; dava TMK. nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi gereğince açılan zilyetliğe dayalı tescil isteğine ilişkin bulunduğundan TMK. nun 713/3 fıkrası gereğince ... ve ilgili kamu tüzel kişileri bu tür davalarda kanuni hasım durumunda bulunmaktadırlar. Bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu tutulamazlar....


