maddesinde imar ve ihya için öngörülen tüm olumlu koşulların davacı yararına gerçekleşmesi halinde böyle bir yerin kazanmayı sağlayan zilyetlik ve imar-ihya yoluyla edinilmesi mümkündür. İmar ve ihyaya muhtaç yerlerin imar ve ihyasının tamamlandığı tarihten davanın açıldığı tarihe kadar 20 yıllık kazanma süresi dolmuş ise diğer kazanma koşullarının varlığı halinde edinilmesi mümkündür....
Dava, TMK'nin 713/2. maddesi uyarınca ölüm ve bilinmeme hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden dava konusu 421 parsel sayılı taşınmazın 135 m2 kargir ev niteliğinde olduğu ve tesis kadastrosu ile 29.12.1926 tarihinde İstilyan Filbo Veresesi adına tescil edildiği anlaşılmıştır. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK’nin 713/2. maddesindeki düzenlemedir....
Dosya kapsamından; asıl ve birleşen davada, davacı vekilinin dava dilekçesinde, tapulu taşınmazın haricen satın alınması ve eklemeli zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil mümkün olmadığı halde ödenen bedelin ve taşınmaz üzerine yapılan masrafların davalılardan tahsiline karar verilmesini istediği, ancak 11.12.2012 havale tarihli dosyanın yenilenmesi ve dava değerinin ve dava konusunun ıslahı konulu dilekçesinde, taşınmaza 20 yılı aşkın süredir iyi niyetli zilyet olduğunu, zilyetliğin başlangıç tarihi itibariyle de malikin tapu kaydından anlaşılmadığını açıklayarak TMK 713/2 maddesi kapsamında tapu iptali ve tescil kararı verilmesini, TMK 713. maddesi uygulanmaz ise üzerine yapılan yapı ve ağaçlar nedeniyle TMK 'nun 724. maddesinin uygulanma imkanı bulunduğunu, bu iki sebep yönünden tapu iptali ve tescil talebi yerinde görülmediği takdirde, iyi niyetle yapılan yapı, dikilen ağaç, ödenen vergi ve diğer ödemelerin sebepsiz zenginleşme ve TMK 'nun 722-723. maddeleri kapsamında davacıya ödenmesini...
Dava kazanmayı sağlayan zilyetlik, TMK'nun 713/2. fıkrasında açıklanan tapu kütüğünde maliki kim olduğu anlaşılamayan hukuki sebebine dayalı olarak açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK'nun 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir....
Bu bakımdan tapusuz taşınmazların satış vaadinde bulunulması Borçlar Kanununun 213. maddesi anlamında bir satış vaadi değildir. Eğer tapusuz bir taşınmazın satış vaadine dair sözleşme yapılmışsa bu sözleşme ile vaat alacaklısına her halde zilyetlik hakkının devri vaadinde bulunulduğu düşünülebilir. Bu şekilde zilyetliğin devri şekil koşuluna bağlı olmaksızın geçerli olduğundan zilyetliği devralan kişi tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz için ferağa icbar suretiyle tescil talebinde bulunamaz ise de eklemeli zilyetlikten yararlanma koşulları varsa ancak Türk Medeni Kanununun 713. maddesine dayanarak tescil davası açabilir. Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince; vaat alacaklısı mirasçıları davacılar 22.11.1955 tarihli satış vaadi sözleşmesine dayanmıştır....
TMK 713/2 maddesinde belirtilen hukuki sebeplerden birine dayanılarak açılan davalarda , bu tür davaların niteliği ve özelliği gereği kayıt malikine kayyım atanmak suretiyle davanın yürütülmesi mümkün değildir. Ancak TMK 713/2 maddesindeki maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan hukuki nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davalarında ayrık bir durum olarak değerlendirilerek tapu sicilinin tutulmasından sorumlu görüldüğü için ... aleyhine dava yöneltilir. Bu nedenle kayyım aleyhinde açılan davanın da usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu hususta olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir. b) ... vekili sıfatıyla Av. ...’ın temyiz itirazlarına gelince; Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir....
Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediğini, dosyada belirlenen mahalli bilirkişileri kabul etmemekle birlikte aleyhe olan tespit değerlendirme ve hesaplamaları da kabul etmediklerini, ...’nun tapulama tutanağında malik olarak yazıldığını, 1986 yılındaki kadastro tutanağında davacının isminin geçmediğini, davacının 1975 yılından beri zilyet olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, taşınmazın 1998-2011 yıllarına ait vergilerini ödediklerini açıklamıştır. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davanın kabulü kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır 2. İlgili Hukuk 1.Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir....
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, fen bilirkişisinin 24.03.2015 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen 698 metrekare yüzölçümlü taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine ve Orman İdaresi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, TMK'nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddelerine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. 4721 sayılı TMK'nın 713/3. maddesi gereğince, tescil davalarında Hazine’nin yanında ilgili kamu tüzel kişiliklerine de husumet yöneltilmesi zorunludur. Somut olayda dava, Hazine ve ... kişiliği hasım gösterilerek açılmış ise de, yargılama sırasında yayımlanarak yürürlüğe giren 6360 sayılı Yasa uyarınca Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığının da davada taraf olması yasal olarak zorunlu hale geldiği halde Mahkemece bu husus gözden kaçırılmış olduğundan davada taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez....
Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK.nın 713/2 maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan maddede, “aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya 20 yıl önce ölmüş, ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir” denilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamalar karşısında davada TMK.nın 713/2 maddesinde düzenlenen nedenlere de dayanıldığı konusunda duraksamamak gerekir....
Beldesi 216 sayılı parsel bitişiğindeki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek, Medeni Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescili istemiyle dava açmıştır. Davalı Hazine ve Orman Yönetimi vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuş ve tescile konu taşınmazın TMK.'nun 713. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; davanın kabulüne, 10.04.2007 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 1519 m2 ve (B) ile gösterilen 3049 m2 ve (C) ile gösterilen 2024 m2 harfli bölümlerin tarla niteliğiyle davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29/04/2009 tarihli ve 2009/4929 E. – 7088 K. sayılı kararı ile bozulmuştur....


