(E.M.Y. 934 - İsviçre M.Y. 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (izhari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, T.M.Y.'nın 1023....
Medeni Kanunu'nun (TMK) 1025 inci maddesi uyarınca bir ayni hak yolsuz tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden ayni hakkı zedelenen kimse tapu siciline düzeltilmesini dava edebilir hükümleri bulunduğu, davalı ...'nin davanın reddini talep ettiği, davalı ... tarafından benzer şekilde bir dava açılması ile durumun düzeltilmesi mümkün ise de usul ekonomisi ilkesine ters düşeceği ve aynı hususta tekrar yargılama yapılmasına gerek olmadığı ve davacı vekilinin talepleri dikkate alındığı gerekçesiyle davanın davalılardan ... ..., ..., ..., ... yönünden husumet yokluğundan reddine, davalılardan ......
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik olmamasına göre, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarlayarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı ......
Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.” 1022/1. maddesinde; “ Aynî haklar, kütüğe tescil ile doğar; sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır.”, 1023. maddesinde; “ Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.", 1024. maddesinde; “Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz. Bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan veya hukuki sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur. Böyle bir tescil yüzünden ayni ... zedelenen kimse, tescilin yolsuz olduğunu iyiniyetli olmayan üçüncü kişilere karşı doğrudan doğruya ileri sürebilir.” düzenlemelerine yer verilmiştir. 3....
A.Ş. adına tesciline karar verildiğini, ancak mahkeme kararında kök tapudan gelen parsellerden söz edilerek parsel numarası belirtilmediğini, karar infaz edilirken hüküm kapsamında olmadığı halde dava konusu taşınmazlardan da pay iptal edildiğini ileri sürerek hatalı terkin ve tescilin düzeltilmesini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacıya kesin süre verilmesine rağmen delillerini sunmadığı, bu nedenle de davasını kanıtlıyamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir. Dava, Türk Medeni Kanununun 1025. maddesi uyarınca tapu kaydında yapılan işlemlerin yolsuz olduğu iddiasına dayalı düzeltme isteğine ilişkindir. Bilindiği gibi, bir ayni hak tapuya yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ise bunun düzeltilmesini, ayni hakkı zedelenen kişi isteyebileceği gibi tapu memuru da re’sen hakime başvurarak isteyebilir....
Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, yasal olmayan ifraz işlemine dayalı olarak oluşan sicil kayıtlarının dayanağını (hukuki illetini) teşkil eden ... Kararı iptal edilerek oluşan sicil kayıtları TMK'nun 1025. maddesi hükmü uyarınca yolsuz tescil durumuna düşmüş ise de dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçimine göre davacı Belediyenin kayıtların eski hale getirilmesinde bir hukuki yararı bulunmadığına göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 21.12.2011 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edilenler vekili için 900.00.-TL. duruşma avukatlık ücretinin temyiz edenden alınmasına 04.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
-KARAR- Dava, imar öncesi durumun ihyası ve tescil isteklerine ilişkindir. Mahkemece, imar öncesi duruma dönülmesi isteğinin kabulüyle taşınmazın sicil kaydının terkinine, tescil isteğinin ise reddine karar verilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki; tapu kayıtlarının tutulması prensiplerinden bir tanesi tescil; diğeri, sicilin aleniliği ve güvenilirliği; bir diğeri, Hazinenin kusursuz sorumluluğu; sonuncusu ise, geçerli bir hukuki sebebin varlığı, bir başka ifadeyle sicil kaydının illetten mücerret bulunmamasıdır. Somut olayda; imar uygulaması idari yargı yerinde iptal edildiğine göre, T.... Medeni Kanunu'nun 1025.maddesi hükmü uyarınca sicilin yolsuz tescil durumuna düşeceği ve imar öncesi kadastral duruma dönüleceği tartışmasızdır....
Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, olmazsa tazminat isteğine ilişkindir. Davacı, maliki olduğu 1745 ve 1753 parsel sayılı taşınmazlarının bilgisi olmadan isim benzerliği bulunan ...’ın davalı mirasçıları ..., ..., ... ve ... tarafından diğer davalı ...’e satış yoluyla devredildiğini, satış öncesi isim benzerliğinden yararlanılarak intikal işlemlerinin yaptırıldığını, tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini, harçlandırdığı 09/05/2014 tarihli dilekçesi ile tapu iptal ve tescil isteğinin kabul edilmemesi halinde 324.000,00 TL tazminatın intikal işlemini yaptıran davalılardan tahsilini istemiştir. Davalı ..., iyi niyetli 3. kişi olduğunu, tapu kütüğüne güvenerek çekişmeli taşınmazları iktisap ettiğini bildirip davanın reddini savunmuştur. Davalı ..., iddianın doğru olduğunu bildirmiştir....
ve 4785 sayılı Yasa karşısında hukuki değer taşıyan tapu kaydı bulunmadığı, tapu kaydı bulunsa dahi çekişmeli taşınmaz eski tarihli memleket haritası ve ... fotoğrafında yeşil renkli ormanlık alanda gözüktüğünden, özel mülkiyete konu olmayan ve asıl niteliği orman olan taşınmaz için oluşturulan tapu kaydı yolsuz tescil niteliğinde bulunduğundan ve sahibine hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağından bu tür kayıtlara 1744 sayılı Yasa uygulamasında yine değer verilemeyeceği, kaldı ki taşınmaz daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.’nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet...
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.05.2001 gün 2001/1-464 Esas ve 2001/470 sayılı kararı ve 19.2.2003 gün 2003/20-102 esas -2003/90 sayılı kararı vb). Orman içindeki deliceliklerin 3573 Sayılı Yasa hükümlerine göre tahsis ve temlik edileceğine ilişkin hükümler 1961 Anayasasının yürürlüğe girmesinden sonra zımmen yürürlükten kalkmış ve uygulanma olanağı kalmamış olduğu gibi, 1981 Anayasası ile de aynı hükümler yürürlüğe konulmuştur. Çekişmeli taşınmazın imar-ihya işlemleri 1961 Anayasasının yürürlüğünden önce tamamlanmadan 1983 yılında hatalı işlem sonucu yolsuz tescil olarak oluşturulduğundan Medeni Yasanın 1025 (E.M.Y. 933, İsviçre M.Y. 975) maddesi gereğince tapu kaydına değer verme olanağı bulunmamaktadır. Yolsuz tescile dayalı olarak ayni hak kazanılmış olmaz .(Prof. ..., Prof. ... Seliçi Eşya Hukuku 5. bası 1998 sayfa 141) Kamu malı olan orman niteliğindeki taşınmazlar hakkında, özel mülklerin bağlı olduğu yasa hükümleri uygulanamaz....


