"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 2452 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının Gaziosmanpaşa Belediye encümeninin 18.12.1990 tarih 2054 sayılı kararı ile iptal edilerek davalı adına tescil edildiğini, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu ve idari yargıda açılan dava bulunduğunu ileri sürerek tapunun iptali ile taşınmazın adına tescilini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. 2981 Sayılı Yasanın 10/c maddesi uyarınca yapılan idari işlemin iptali isteminin idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine ilişkin olarak verilen karar, Dairece "... davanın, idari işlemin (encümen kararı) iptaline yönelik olmayıp, idari yargıda iptali halinde oluşacak yolsuz tescil nedeniyle tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olduğu açıktır....
Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.″, 1022/1. maddesinde; ″Aynî haklar, kütüğe tescil ile doğar; sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır.″, 1023. maddesinde; ″ Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.", 1024/2. maddesinde; ″Bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur.″ düzenlemelerine yer verilmiştir. Değinilen yasal düzenlemeler uyarınca, ayni hakların tapu siciline tescil ile doğacağı ve tescilin hukuki sonuç doğurabilmesi için de geçerli bir hukuki sebebin bulunmasının zorunlu olduğu; bu hususun tapunun illîlik prensibinden kaynaklandığı ve oluşan sicilin hukuken geçerli bir sebebinin bulunmaması halinde tescilin yolsuz nitelik taşıyacağı kuşkusuzdur. 3.3....
İlgili Hukuk 1.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 705 inci maddesinde; “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.”, 1022 nci maddesinin birinci fıkrasında ise, “Aynî haklar, kütüğe tescil ile doğar; sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır.” hükmü düzenlenmiştir. Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca, ayni haklar tapu siciline tescil ile doğar ve tescilin hukuki netice doğurabilmesi için de geçerli bir hukuki sebebinin bulunması zorunludur. Bu hususun tapunun illilik prensibinden kaynaklandığı açıktır. Oysa, oluşan sicilin hukuken geçerli bir sebebi bulunmadığı takdirde, tescilin yolsuz tescil niteliğini taşıyacağı ve sicilin iptali gerekeceğinde kuşku yoktur. 2....
Orman sınırı içinde kalan bir yer için sonradan oluşturulan tapu kaydı özde kamu malı orman olan taşınmazın hukuksal niteliğini değiştirmeyeceğinden, 1069 sayılı parselin orman sınırı içinde kalan bölümü yönünden oluşturulan tapu kaydı yolsuz tescil niteliğindedir ve sahibine mülkiyet ... kazandırmaz (H.G.K.'nun 19.02.2003 gün ve 2003/20-102-90 S.K.). Davacı Hazinenin davası 2981/3290 Sayılı Yasa uygulamasının iptali konusunda olmayıp, arazi kadastro ve islah-imar planı öncesi mülkiyet hakkına dayalı olarak iptal ve tescil istemektedir. Bu konular bir yana, Anayasanın 169 ve 170. maddelerinde özel olarak düzenlenen Devlet Ormanları, 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesine göre, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup, kamu malı niteliğindedir. H.G.K.'...
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacılar asıl davada, mirasbırakanları.... adına kayıtlı 510, 568, 790 parsel sayılı taşınmazların 03.12.1993 tarihli muhtarlıkça düzenlenen ilmühaber başlıklı belgeye dayanılarak ve ad-soyad benzerliğinden faydalanılarak yolsuz şekilde.... .... adına tescil edildiğini, TMK 1007 ve 1025....
İlgili Hukuk 3.2.1 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 705 inci maddesinde; “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.” 1022 nci maddesinin 1 inci fıkrasında “ Aynî haklar, kütüğe tescil ile doğar; sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır.” hükmü düzenlenmiştir. Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca, ayni haklar tapu siciline tescil ile doğar ve tescilin hukuki netice doğurabilmesi için de geçerli bir hukuki sebebinin bulunması zorunludur. Bu hususun tapunun illilik prensibinden kaynaklandığı açıktır. Oysa, oluşan sicilin hukuken geçerli bir sebebi bulunmadığı takdirde, tescilin yolsuz tescil niteliğini taşıyacağı ve sicilin iptali gerekeceğinde kuşku yoktur. 3.2.2....
İlgili Hukuk 3.2.1 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 705 inci maddesinde; “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.” 1022 nci maddesinin 1 inci fıkrasında “ Aynî haklar, kütüğe tescil ile doğar; sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır.” hükmü düzenlenmiştir. Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca, ayni haklar tapu siciline tescil ile doğar ve tescilin hukuki netice doğurabilmesi için de geçerli bir hukuki sebebinin bulunması zorunludur. Bu hususun tapunun illilik prensibinden kaynaklandığı açıktır. Oysa, oluşan sicilin hukuken geçerli bir sebebi bulunmadığı takdirde, tescilin yolsuz tescil niteliğini taşıyacağı ve sicilin iptali gerekeceğinde kuşku yoktur. 3.2.2....
Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.” 1022/1. maddesinde; “Aynî haklar, kütüğe tescil ile doğar; sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır.”, 1023. maddesinde; “Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.", 1024/2. maddesinde; “Bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur.”, 1025/1-2. maddesinde "Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir. İyiniyetli üçüncü kişilerin bu tescile dayanarak kazandıkları aynî haklar ve her türlü tazminat istemi saklıdır." düzenlemelerine yer verilmiştir....
Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.” 1022/1. maddesinde; “Aynî haklar, kütüğe tescil ile doğar; sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır.”, 1023. maddesinde; “Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.", 1024/2. maddesinde; “Bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur.”, 1025/1-2. maddesinde "Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir....
Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise bu yüzden ayni hakkı zedelenen kimse, TMK'nın 1025. (MK’nın 933.) maddesine göre tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir. Uygulamada ise bu davaya, eldeki davada olduğu gibi tapu iptali ve tescil davası denilmektedir. 20. Diğer yandan TMK’nın 7. maddesine göre resmî sicil ve senetler, belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur. Kanun bu hükmü ile resmi sicil ve senetlerin doğruyu yansıttığı konusunda bir karine kabul etmiştir. Resmî sicil, kanunun alenileşmesini istediği bazı hukuki ilişki ve durumları kaydetmek için yetkili memurlar tarafından kanunda öngörülen şekilde tutulan ve ilgili kişilerin bilgi edinmelerini sağlayan kayıtlardır. Resmî senetler ise kanun veya tarafların iradesiyle resmi şekle bağlanan, resmi görevli kişilerin kanunda belirtilen şekle uygun olarak düzenledikleri senetlerdir....


