WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 30/04/2012 gününde verilen dilekçe ile silahla kasten yaralama ve tehdit eylemleri nedeniyle haksız eylem ve kişilik haklarına saldırı nedenine dayalı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne dair verilen 22/10/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosya incelendiğinde; gerekçeli karar ve davacı tarafın temyiz dilekçesinin davalı ... vasisi ...'a tebliğ edildiği, ancak şartları oluşmadan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesi uyarınca yapılan tebligatların geçerli olmadığı, bu nedenle yeniden tebligat yapılması gerektiği anlaşılmıştır....

KARŞI OY YAZISI Tarafların tespit edilen ekonomik olanak ve sosyal statüleri, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur durum ve dağılımı ; maddi ve manevi tazminat miktarının takdirinde ortak değerlendirme kıstaslarıdır. Maddi tazminat için ayrıca mevcut veya beklenen menfaatin etkilenme derecesi (TMK. m. 174/1) ; manevi tazminat için kişilik haklarına yapılan saldırının yoğunluğu (TMK. m. 174/2) da gözetilmeli Türk Medeni Kanununun m. 4. Borçlar Kanununun m.42,44 de göz önüne alınarak hakkaniyete uygun miktara karar verilmelidir. Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi ; sadakat yükümlülüğünü (TMK. m. 185) ağır sürette çiğneyen davacı koca, boşanmanın gerçekleşmesinde tamamiyle kusurludur....

Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir. 3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere; evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı- davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların, kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddi desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde mahkemece, tarafların, sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4, TBK m. 50. 51) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddi (TMK 174/1) ve manevi (TMK 174/2) tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda 2. ve 3. bentlerde açıklanan sebeplerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2....

Erkeğin şiddet uyguladığına dair kadın tanıklarının diğer anlatımları duyuma dayalı olup itibar edilemez....

açılıp, reddedilen boşanma davasından sonra tarafların bir araya gelmedikleri, davacı-karşı davalı tanıklarının beyanlarında geçen olayların, reddedilip kesinleşen boşanma davasından öncesine ait olup, hükme esas alınmasının mümkün olmadığı ve davalı-karşı davacı kadına atfı kabil yeni bir kusurun ispatlanamadığı, bu nedenle erkeğin davasının reddi gerektiği, buna karşılık davacı-karşı davalı erkeğin kadının sağlık sorunları ile ilgilenmediği ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tam kusurlu olduğu, tarafların eşit kusurlu kabul edilerek bu hatalı kusur tespitine dayalı olarak davalı-karşı davacı kadının maddi ve manevi tazminat (TMK m.174/1, 2) talebinin reddinin doğru görülmediği" gerekçesiyle bozulmuş, temyize konu diğer yönlerden onanmıştır....

Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK m. 186/1), geçimine (TMK m. 185/3), malların yönetimine (TMK m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK m. 185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) almak zorundadır (TMK m. 169)....

Mahkemece, asıl ve karşı dava yönünden maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı-karşı davacı vekili ile katılma yoluyla davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı-karşı davalı vekili, davalının yönetimindeki aracın müvekkilinin idaresindeki motosiklete çarpması sonucu davacı-karşı davalının yaralandığını ve malûliyetinin oluştuğunu belirterek, maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı-karşı davacı vekili, müvekkilinin kazaya karışan aracında meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı ve tamiri süresince kullanılamamasından kaynaklı maddi tazminat ve kaza nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini için manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece, asıl davada yaralanma nedeniyle davacı-karşı davalının maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, karşı davada davalı-karşı davacının araç hasarına ilişkin maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamında; ......

O halde, davalı-davacı kadının süresinde talep edilmeyen ve karşı tarafça da açıkça muvafakat edilmeyen ıslah da yapılmamış olan Türk Medeni Kanununun 175 maddesine dayalı yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, kesin hüküm oluşturacak şekilde reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. c)Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-davalı erkek yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat çoktur. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır....

Boşanma sebebi bulunmadığı halde, retle sonuçlanan davayı açarak boşanma sebebi (TMK m.166/4) yaratan ve birlikte yaşamaktan kaçınan davacı boşanmaya sebep olan olaylarda tamamen kusurludur. Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür, toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK m.4 TBK m. 50 ve 52 ) dikkate alınarak davalı yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir....

Hal böyleyken, mahkemece davalı-davacı erkeğin kusurlu olarak kabul edilmesi ve şartları oluşmadığı halde TMK 174/1-2 maddeleri uyarınca davacı-davalı kadın lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. 3- Davacı-davalı kadın tarafından erkeğin akıl hastalığı sebebiyle mutlak butlan ile evliliğin iptali, olmazsa "Evlilik birliğinin sarsılması" (TMK m. 166/1) hukuki sebebine dayalı boşanma davası açılmış, davalı-davacı erkek tarafından ise birleşen evlilik birliğinin sarsılması" (TMK m. 166/1) hukuki sebebine dayalı boşanma davası açılmış olup, davaların yapılan yargılaması sonucunda ise mahkemece davacı-davalı kadının davasının kabulü ile evliliğin mutlak butlan sebebi ile iptaline, davalı-davacı erkeğin boşanma davasının ise reddine karar verilmiştir. Mutlak butlan sebebiyle evliliğin iptali davası, boşanma davası açısından bekletici sorun oluşturur....

UYAP Entegrasyonu