Dava, davalılardan anne ve baba bakımından yasal erginlik yaşına ulaşmamış küçüğün haksız eylemi nedeniyle TMK' nun 369. maddesi uyarınca ev başkanın da sorumluluğuna dayalı maddi ve manevi tazminat isteklerine ilişkindir. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4/1. maddesi; 4721 sayılı Medeni Kanunun ikinci kitabından (üçüncü kısım hariç olmak üzere MK. md.118–395, 5133 sayılı kanun md 2–3) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını, geçici 1. maddesi de sonuçlanmamış davaların yetkili ve görevli Aile Mahkemesine devredileceğini hükme bağlamıştır. Davanın konusu TMK. nun ikinci kitabında yer alan 369. maddedeki düzenlemelerle de ilgilidir. O halde uyuşmazlığın Aile Mahkemesinde çözümlenmesi gerekir. Mahkemece bu yön gözetilmeden işin esasının incelenmiş olması doğru olmayıp kararın bozulması gerekmiştir....
davacının davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, davalı kadın lehine 350,00 TL yoksulluk nafakası ödenmesine, erkeğin manevi tazminat talebi ile kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hükmün taraflarca istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesince tarafların istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir....
Akıl hastalığı hukuki sebebine dayalı bir dava bulunmamaktadır (TMK m. 165). Akıl hastası olan kadının hareketleri iradi olmadığından, kendisine kusur yüklenemez. Bu sebeple Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı "evlilik birliğinin temelinden sarsılması" hukuki sebebine dayanılarak boşanmaya karar verilemez. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ancak bu yön temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir. 2-Temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; a-Davacı-karşı davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. b-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-karşı davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat çoktur....
Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır. 3-Boşanma davalarında vekâlet ücreti davanın kabul veya reddedilmesi durumuna göre takdir edilir. Tarafların kusur durumu, boşanmanın fer'i (eki) niteliğindeki yoksulluk ve iştirak nafakaları ile maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen veya tamamen kabul ya da reddi halinde; bunlar için ayrıca vekâlet ücretine hükmedilemez. Açıklanan nedenlerle, davacı kadın tarafından açılan davanın kabulüne karar verildiği halde davalı erkek lehine kadının taleplerinin reddedilen miktarı üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir....
Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir. 3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere; evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı-davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların, kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddi desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde mahkemece, tarafların, sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4, TBK m. 50. 51) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddi (TMK 174/1) ve manevi (TMK 174/2) tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ve reddedilen tazminat istemleri yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise, kusur belirlemesi ve reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Toplanan delillerden davalı-karşı davacı erkeğin akıl hastası olduğu ve kısıtlandığı anlaşılmaktadır. Akıl hastalığına dayalı bir dava yoktur (TMK m. 165). Davalının hareketleri iradi olmadığından, Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı "evlilik birliğinin sarsılması" hukuki sebebine dayanarak boşanmaya karar verilemez. Asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır....
Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir. 3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere; evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı-karşı davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların, kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddi desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde mahkemece, tarafların, sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4, TBK m. 50. 51) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddi (TMK 174/1) ve manevi (TMK 174/2) tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 2....
in Türk Medeni Kanununun md. 174 uyarınca maddi tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine" ifadesinin hükümden çıkartılmasına, bunun yerine "Türk Medeni Kanununun md.174/1'e dayalı maddi tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına" ifadesinin yazılmasına, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun md. 438/7 uyarınca hükmün bu bölümünün düzeltilmiş şekliyle, temyize konu diğer hususların ise yukarıda (1) nolu bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.17.03.2008 ( Pzt.)...
Davacı kadının yoksulluk nafakası isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. 5-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır....
Ön inceleme duruşmasında, davacı kadına maddi tazminat talebinin boşanmanın fer'i niteliğinde olan TMK 174/1. maddesi kapsamında olmaması sebebiyle harçlandırması için süre verilmiş ancak davacı vekili tarafından sunulan 31/03/2014 havale tarihli dilekçeyle, davalı erkeğin, davacı kadına karşı maddi ve manevi yükümlülüklerini yerine getirmediğinden dolayı ayrıca evlilik birliği süresince davacı kadını borç altına soktuğu ve borçlarını ödememesinden dolayı talep etmiş oldukları 200.000.00 TL maddi tazminat talepleri ile ilgili dava açma haklarını saklı tutmak kaydıyla, boşanmanın feri niteliğinde olan (TMK m.174/1) 150.000.00 maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler....


