WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Davacı işçi tarafından istifa dilekçesinin baskı altında alındığı iddia edilmiş ise de, davacının savunmasında işyerinde doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışını açıkça kabul etmiş olduğu, davalı işveren için haklı nedenle fesih hakkının doğduğu, davalı işverenin fesih hakkını kullanmasından önce davacı işçi tarafından iş sözleşmesinin istifa ile sonlandırıldığı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshedilmediği hususları birlikte nazara alındığında, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışta bulunan ve ardından istifa eden davacının işe iade isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir....

Davacı işçi tarafından istifa dilekçesinin baskı altında alındığı iddia edilmiş ise de, davacının savunmasında işyerinde doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışını açıkça kabul etmiş olduğu, davalı işveren için haklı nedenle fesih hakkının doğduğu, davalı işverenin fesih hakkını kullanmasından önce davacı işçi tarafından iş sözleşmesinin istifa ile sonlandırıldığı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshedilmediği hususları birlikte nazara alındığında, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışta bulunan ve ardından istifa eden davacının işe iade isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir....

İş Mahkemesi ise işçi-işveren sıfatı sona erdikten sonra yapılan ödemeye ilişkin sebepsiz zenginleşme yolu ile iade istemini içerdiği, tarafların arasında iş sözleşmesine dayalı bir hukukî ilişki mevcut olmadığı, daha doğru bir ifade ile ortadan kalktığı, iş aktinin sonlandırılmasından sonra, 21.06.2012 tarihinde banka yolu ile gönderilen paranın yine banka yolu ile davacı tarafından iade edilmesi nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde iade isteminde bulunulduğu, talebin bu yönden iş ilişkisinden kaynaklanan alacak olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 1/II maddesinde “Bu Kanun, 4. maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir....

adlı özel güvenlik işçilerinin de müvekkili kurumun özel güvenlik işlerini üstlenen davalı şirketlerin bünyesinde işe girmiş ve en son çalıştığı şirket tarafından işten çıkarıldıklarını, bunun üzerine dava dışı işçiler tarafından Ankara ... İş Mahkemesi'nin 2016/1461-1462-1463-1464-1465 sayılı dosyaları ile işe iade istemli dava açıldığını, yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiğini ve iş bu kararların kesinleştiğini, Ankara......

Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, pirim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır. Kanunun kullandığı “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün, dolayısı ile müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir. Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez....

Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır. (Dairemizin 09.06.2008 gün ve 2007/40942 Esas, 2008/14420 Karar sayılı ilamı). Somut uyuşmazlıkta, mahkemece, feshin geçersizliğine ve davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisinin bulunduğunun tespitine ilişkin gerekçe isabetlidir. Ancak, mahkemece, davalılar arasında asıl- alt işveren ilişkisinin olduğu kabul edilmesine rağmen, davacının alt işveren nezdindeki işine iade edilmesi gerekirken infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm fıkrasında hangi işverene iade edildiğinin gösterilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir....

Bu nedenle adı geçen işçinin işe iade için süresinde başvurduğu kabulüyle çalışan ve sendikalı işçi sayısına eklenmesi gerekir. ... isimli işçi yönünden işe iade sonrası istekler bakımından davalının ödemede bulunduğuna dair yalnızca ... imzalı ibraname sunulmuştur. Her ne kadar davacı işverenden sadır belge bulunmamaktaysa da ...’un tanık olarak ifadesinde işe iade için işverene başvurduğunu ancak başlatmadıklarını yasal haklarını verdiklerini beyan ettiği, işçinin işe iadesi sonrası işverene başvurduğunun diğer davalı tanığı...’ın ifadesi ile de doğrulandığı, davacı tanıklarının bir kısmının ...’in dava kesinleşmeden önce gelip işe başvurduğu yönünde beyanda bulundukları görülmektedir. Davalı ve davacı tanık anlatımları bütün olarak değerlendirildiğinde sendikal nedenle iş sözleşmesi feshedilen...’un da işe iade kararı sonrası işe iadesi için işverene başvuruda bulunduğundan çalışan ve sendikalı işçi sayısına eklenmesi gerekir....

nın davalı şirkette daha önceki hizmet akdi ile çalışması arasında bir bağlantı olmadığı ve menfi tespit talep edilen davaya konu kambiyo senedinin taraflar arasındaki hizmet akdinden kaynaklananilişkisinden doğmadığı gerekçesi ile görevsizlik kararı vermiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 1. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4. maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesi uyarınca, İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında, iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir. Somut olayda davacı vekili, davalının, müvekkilinin şirketinde işçi olarak çalışmakta iken işten ayrılarak, müvekkili şirket aleyhine ... 10....

Diğer taraftan bir şirketin, ana faaliyet alanları kapsamında kalan asıl veya yardımcı işleri, Türk Ticaret kapsamında kendi içinde kurduğu bir şirket vasıtası ile yürütmesi, asıl-alt işveren ilişkisinden çok, işin bölünerek şirketleşmesi nedeni ile işyerinin bir bölümünün devrinden sözedilir. Bu şekilde bir işlemde muvazaadan veya asıl-alt işveren ilişkisinden söz edilemez. Ancak devirden sonra bu şirketten bu hizmetin alınması, alan işveren açısından asıl-alt işverenlik olarak değerlendirilebilir. Keza belirtmek gerekir ki feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde, sözleşmede taraf sıfat bulunmadığından, işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez....

Şti. aleyhine açılan işe iade davasının kabulüne, alt işveren işçisinin kararda yer verilen mevzuat gereği asıl işveren Belediye işçisi olarak işe iadesinin talep edilemeyeceğinin hüküm altına alındığını, bu sebeple davalı belediyenin işe iade davasında pasif husumetinin bulunmadığını, ayrıca görülmekte olan davanın feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesi, bunun gerçekleşmemesi halinde ödenmesi gereken işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinin belirlenmesine ilişkin tespit davası niteliğin olduğunu, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinin tahsiline ilişkin alacak davası olmadığını, asıl işveren açısından, müşterek ve müteselsil mali sorumluluğun doğması tespit davası ile verilen işe iade hükmüne alt işveren tarafından riayet edilmemesi şartına bağlı olduğunu, şart gerçekleşmeden asıl işverenini sorumlu tutulamayacağını bu sebeple asıl işveren idare aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir....

UYAP Entegrasyonu