İstinaf Sebepleri Davalı vekili; zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 36 ncı maddesi ile toplu iş sözleşmesinde aksi belirtilmedikçe iş sözleşmelerinin, toplu iş sözleşmelerine aykırı olamayacağının açıkça belirtildiğini, yine aynı maddede toplu iş sözleşmesi ile bireysel iş sözleşmesinin uyumsuz olduğu hükümler için toplu iş sözleşmesinin uygulanacağının belirtildiğini, emredici etkisi gereği bireysel iş sözleşmesinin, toplu iş sözleşmesi ile çelişen hükümlerinin ortadan kalkmış olacağını, toplu iş sözleşmesi ile bireysel iş sözleşmesi hükümlerinin çelişemeyeceğini, bireysel iş sözleşmesinin toplu iş sözleşmesi hükümlerine uygun olmak zorunda olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C....
Sendikasına üye olan davacının, İkinci Dönem Toplu İş Sözleşmesi kapsamına girdiği 18.08.2009 tarihinden önceki kıdeminin "Kademe İlerlemesi (TİS/Madde:98)" ve "Derece Terfii (TİS/Madde:99)" maddelerinden istifade etmesine dayanak teşkil edecek bir düzenleme yer almadığından, davalı Kurumca II. Dönem Toplu İş Sözleşmesi hükümleri bağlamında yapılan yevmiye uygulamasının doğru olduğu, davacıya almakta olduğu yevmiyenin altında bir belirleme yapılmadığı anlaşılmaktadır.Üçüncü Dönem Toplu İş Sözleşmesinin "İşe Yeni Giren İşçinin İntibakı" başlıklı 17. maddesinin 4. fıkrasında "Başka kamu kuruluşlarından kanunla devredilen işçiler ile işyerinde 17 nolu büro işkolunda çalışmakta iken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca inşaat işkolunda olduğu tespit edilen işçiler almakta oldukları gündelikler ile pozisyonlarının başlangıç derecelerinin 1. kademesinden itibaren gündeliği aranarak, bulunacak en yakın lehte dereceye ve kademeye intibakı yapılır....
Sendikasına üye olan davacının, İkinci Dönem Toplu İş Sözleşmesi kapsamına girdiği 31.07.2009 tarihinden önceki kıdeminin "Kademe İlerlemesi (TİS/Madde:98)" ve "Derece Terfii (TİS/Madde:99)" maddelerinden istifade etmesine dayanak teşkil edecek bir düzenleme yer almadığından, davalı Kurumca II. Dönem Toplu İş Sözleşmesi hükümleri bağlamında yapılan yevmiye uygulamasının doğru olduğu, davacıya almakta olduğu yevmiyenin altında bir belirleme yapılmadığı anlaşılmaktadır.Üçüncü Dönem Toplu İş Sözleşmesinin "İşe Yeni Giren İşçinin İntibakı" başlıklı 17. maddesinin 4. fıkrasında "Başka kamu kuruluşlarından kanunla devredilen işçiler ile işyerinde 17 nolu büro işkolunda çalışmakta iken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca inşaat işkolunda olduğu tespit edilen işçiler almakta oldukları gündelikler ile pozisyonlarının başlangıç derecelerinin 1. kademesinden itibaren gündeliği aranarak, bulunacak en yakın lehte dereceye ve kademeye intibakı yapılır....
Sendikasına üye olan davacının, İkinci Dönem Toplu İş Sözleşmesi kapsamına girdiği 18.08.2009 tarihinden önceki kıdeminin "Kademe İlerlemesi (TİS/Madde:98)" ve "Derece Terfii (TİS/Madde:99)" maddelerinden istifade etmesine dayanak teşkil edecek bir düzenleme yer almadığından, davalı Kurumca II. Dönem Toplu İş Sözleşmesi hükümleri bağlamında yapılan yevmiye uygulamasının doğru olduğu, davacıya almakta olduğu yevmiyenin altında bir belirleme yapılmadığı anlaşılmaktadır.Üçüncü Dönem Toplu İş Sözleşmesinin "İşe Yeni Giren İşçinin İntibakı" başlıklı 17. maddesinin 4. fıkrasında "Başka kamu kuruluşlarından kanunla devredilen işçiler ile işyerinde 17 nolu büro işkolunda çalışmakta iken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca inşaat işkolunda olduğu tespit edilen işçiler almakta oldukları gündelikler ile pozisyonlarının başlangıç derecelerinin 1. kademesinden itibaren gündeliği aranarak, bulunacak en yakın lehte dereceye ve kademeye intibakı yapılır....
Sendikasına üye olan davacının, İkinci Dönem Toplu İş Sözleşmesi kapsamına girdiği 31.07.2009 tarihinden önceki kıdeminin "Kademe ilerlemesi (TİS/Madde:98)" ve "Derece Terfii (TİS/Madde:99)" maddelerinden istifade etmesine dayanak teşkil edecek bir düzenleme yer almadığından, davalı kurumca II. Dönem Toplu İş Sözleşmesi hükümleri bağlamında yapılan yevmiye uygulamasının doğru olduğu, davacıya almakta olduğu yevmiyenin altında bir belirleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Üçüncü Dönem Toplu İş Sözleşmesinin "İşe Yeni Giren İşçinin İntibakı" başlıklı 17. maddesinin 4. fıkrasında "Başka kamu kuruluşlarından kanunla devredilen işçiler ile işyerinde 17 nolu büro işkolunda çalışmakta iken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca inşaat işkolunda olduğu tespit edilen işçiler almakta oldukları gündelikler ile pozisyonlarının başlangıç derecelerinin 1. kademesinden itibaren gündeliği aranarak, bulunacak en yakın lehte dereceye ve kademeye intibakı yapılır....
Toplu görüşme çağrısına, çağrıyı yapan taraf toplu görüşmede ileri süreceği tekliflerin bütününü eklemek zorundadır. Ancak, tarafların toplu görüşme gereği ileri sürecekleri tekliflerde değişiklik yapma hakları saklıdır.Mahkemece, 2822 sayılı kanun 17. Maddesi gereğince davalı sendika tarafından yetki belgesi ve toplu iş sözleşmesi taslağının davacı ... verene usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği araştırılmaksızın karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.F) Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
-İş Sendikası ile TÜHİS arasında 10.08.2020 tarihinde imzalanan ve 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesi hükümleri ile 08.09.2021 tarihinde imzalanan ve 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulanmasına ilişkin değerlendirmelerin, ilâmın İlgili Hukuk bölümünün (4) ve (5) numaralı paragrafında yazılı Dairemiz kararlarında gösterilen hesaplama yöntemleri ile uyumlu olmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre, davacının ücretinin yukarıda belirtilen hesaplama yöntemine uygun şekilde tespit edilerek fark alacaklara hak kazanılıp kazanılmadığı ve hak kazanıldığının sabit olması hâlinde de miktarının buna göre belirlenmesi gerekir. 3....
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kadroya geçiş sonrası Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak ücretin belirlendiğini, ayrıca işyerinde yürürlükte bulunan Öz Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikasının (...-İş Sendikası) tarafı olan toplu iş sözleşmesinden yararlanan davacının bir yandan bireysel iş sözleşmesindeki ücretin esas alınmasını bir yandan da toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanmasının istemesinin mümkün olmadığını, işveren vekillerince iş sözleşmesinde kararlaştırılan oranların davalı Bakanlık bakımından bağlayıcılığının bulunmadığını, hukuka aykırı bir uygulamanın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III....
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kadroya geçiş sonrası Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak ücretin belirlendiğini, ayrıca işyerinde yürürlükte bulunan Öz Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikasının (Öz Sağlık-İş Sendikası) tarafı olan toplu iş sözleşmesinden yararlanan davacının bir yandan bireysel iş sözleşmesindeki ücretin esas alınmasını bir yandan da toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanmasının istemesinin mümkün olmadığını, işveren vekillerince iş sözleşmesinde kararlaştırılan oranların davalı Bakanlık bakımından bağlayıcılığının bulunmadığını, hukuka aykırı bir uygulamanın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III....
” hükmünün yer aldığı, bu kapsamda işçiler sendikaları aracılığıyla işverenlerle içeriklerini serbestçe belirledikleri toplu sözleşmeleri bağıtlayabileceği, bu düzenlemelerin ücret ve diğer hakları da içerebileceği, dava konusu Tebliğ ile işçilerin ücret ve diğer haklarının toplu iş sözleşmesi ile belirlenmesinin önlendiği, işçilerin ücret ve diğer haklarına Anayasa ve yasa hükümlerine şekilde sınırlama getirildiği, söz konusu ibarelerin uygulanmasının, işçi ve işverenlerin Anayasa ve yasalar ile tanınan “toplu iş sözleşmesi” hakkının kullanılmasını imkansız hale getirdiği, Anayasanın 13. maddesinde, temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırma koşullarının belirlendiği, “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir....


