Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : TESPİT İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 38. İş Mahkemesi Taraflar arasındaki davacı işçiye verilen disiplin cezasının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: 25.10.2017 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun (7036 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince işveren tarafından toplu iş sözleşmesi veya işyeri düzenlemeleri uyarınca işçiye verilen disiplin cezalarının iptali için açılan davalarda verilen kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamaz....
Üniversitesi Rektörlüğü ve Bağlı işyerlerinde toplu iş sözleşmesi akdedebilmek için davalı Bakanlığa yetki başvurusunda bulunmuştur. Bakanlık 29.01.2013 tarihli yazıyla söz konusu işyerinde davacı sendikanın yeterli çoğunluğa sahip olmadığını bildirmiştir. Davacı sendikanın yetki tespiti başvurusunu yaptığı 16.10.2012 tarihi itibariyle 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev Ve Lokavt Kanunu yürürlüktedir....
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın İş Mahkemeleri görev alanına girdiğinden görev itirazlarının bulunduğunu, dava konusu edilen sendikal haklardan kaynaklanan fiyat farkının istenebileceği, hesap edilebileceği işçi sendikası ile işveren sendikası arasında asal koşullarda bağıtlanan bir Toplu İş Sözleşmesi yada Yüksek Hakem kurulu kararı olmadığını ve davanın açılmasınında hukuki yarar olmadığını, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, müvekkili idarenin KİT olması sebebiyle personel çalıştırmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalıştırılan taşeron firma personeli hali hazırda sürekli işçi kadrolarına geçirilmediğini, müvekkilinin davacının belirttiği mevzuat kapsamında olmadığını, müvekkilinin kamu kurum ve kuruluşlarında ait iş yerlerinde hizmet alımı kapsamında çalışan alt işveren işçilerin toplu iş sözleşmesinde belirlenen ücret ve sosyal haklardan kaynaklanan bedel artışı kadar idarede fiyat farkının ödenebilmesi için bazı durumların gerçekleşmiş olmasının...
Toplu iş sözleşmesi işçi kuruluşları ile işveren kuruluşları veya işveren arasında iş (hizmet) sözleşmesine uygulanabilecek çalışma şartlarını belirleyen ya da düzenleyen sözleşmedir. Toplu iş sözleşmesi işçilerle işverenler arasındaki iş ilişkisini değil, sadece bir veya birçok işyerinde, bir işletmede ya da iş kolunda uygulanabilecek çalışma/çalıştırma şartlarını düzenlemektedir. Öte yandan toplu iş sözleşmesi onu bağıtlayanlar arasında hukuki ilişkiler doğurmaktadır (Ünal Narmanlıoğlu: İş Hukuku II Toplu İş İlişkileri,Yeni Mevzuata Göre Yazılmış 2. Baskı, s:292). 16....
Toplu iş sözleşmesi işçi kuruluşları ile işveren kuruluşları veya işveren arasında iş (hizmet) sözleşmesine uygulanabilecek çalışma şartlarını belirleyen ya da düzenleyen sözleşmedir. Toplu iş sözleşmesi işçilerle işverenler arasındaki iş ilişkisini değil, sadece bir veya birçok işyerinde, bir işletmede ya da iş kolunda uygulanabilecek çalışma/çalıştırma şartlarını düzenlemektedir. Öte yandan toplu iş sözleşmesi onu bağıtlayanlar arasında hukuki ilişkiler doğurmaktadır (Ünal Narmanlıoğlu: İş Hukuku II Toplu İş İlişkileri,Yeni Mevzuata Göre Yazılmış 2. Baskı, s:292). 16....
Kanunu'nun 6. maddesinde, “Toplu iş sözleşmesinde aksi belirtilmedikçe hizmet akitleri toplu iş sözleşmesine aykırı olamaz. Hizmet akitlerinin toplu iş sözleşmesine aykırı hükümlerinin yerini toplu iş sözleşmesindeki hükümler alır. Hizmet akdinde düzenlenmeyen hususlarda toplu iş sözleşmesindeki hükümler uygulanır. Toplu iş sözleşmesinde hizmet akitlerine aykırı hükümlerin bulunması halinde hizmet akdinin işçi lehindeki hükümleri geçerlidir.” hükümleri bulunmaktadır. 07.11.2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18.10.2012 tarih ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 36. maddesine göre de, toplu iş sözleşmesinde aksi belirtilmedikçe iş sözleşmeleri toplu iş sözleşmesine aykırı olamaz. İş sözleşmelerinin toplu iş sözleşmesine aykırı hükümlerinin yerini toplu iş sözleşmesindeki hükümler alır....
Toplu iş sözleşmesi yetkisi ise toplu iş sözleşmesi ehliyetine sahip kuruluş veya kişinin belli bir toplu iş sözleşmesi yapabilmesi için Kanunun aradığı niteliğe sahip olmasını gösterir (Günay, C. İlhan: İş Hukuku, Yeni İş Yasaları, Ankara, 2013, s. 942). Başka bir anlatımla, toplu iş sözleşmesinin yer bakımından konusunu oluşturacak iş yeri, iş yerleri ya da işletmede hangi sendikanın iş kolu temsil gücü ve iş yeri çoğunluğuna sahip olduğunun belirlenmesine “yetki tespiti” denir. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun “Yetki” başlıklı 41'inci maddesinin birinci fıkrasına göre, kurulu bulunduğu iş kolunda çalışan işçilerin en az yüzde birinin üyesi bulunması şartıyla işçi sendikası, toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecek iş yerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde kırkının kendi üyesi bulunması hâlinde bu iş yeri veya işletme için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir....
Çoğunluğu haiz olmadığının tespiti halinde bu bilgiler sadece başvuran sendikaya aynı süre içinde bildirilir.” denilmiştir. 2822 sayılı Kanun'un 15. maddesinde ise, “Kendilerine 13 ve 14. maddeler uyarınca gönderilen tespit yazısını alan işçi veya işveren sendikaları veya sendika üyesi olmayan işveren, taraflardan birinin veya her ikisinin gerekli yetkiyi haiz olmadıkları veya kendisinin çoğunluğu bulunduğu yolundaki itirazını sebeplerini de göstererek yazının kendilerine tebliğ tarihinden itibaren altı iş günü içinde işyerinin bağlı olduğu bölge müdürlüğünün bulunduğu yerdeki iş davalarına bakmakla görevli mahkemeye yapabilir. Toplu iş sözleşmesi birden fazla bölge müdürlüğünün yetki alanına giren işyerlerini kapsadığı hallerde itiraz Ankara' daki iş mahkemesine yapılır. İşletme toplu iş sözleşmesi için itiraz, işletme merkezinin bulunduğu yerdeki iş mahkemesine yapılır....
Toplu iş sözleşmesinin kapsamına giren işyerlerinde iş sözleşmesi ile çalışanlardan toplu iş sözleşmesinin tarafı sendikaya üye olanlar hiçbir işleme gerek olmaksızın Kanun gereği toplu iş sözleşmesinin normatif hükümleri ile bağlanırlar ve ondan yararlanırlar. Toplu iş sözleşmesi ile bağlılık ve yararlanma işçilik ve üyelik sıfatlarının bir arada devam ettiği sürece mümkün olup, taraf işçi sendikasının üyesi olmasına rağmen toplu iş sözleşmesinin kapsadığı bir işyerinde çalışmayan işçiler gibi toplu iş sözleşmesi kapsamına giren bir işyerinde çalışmasına rağmen taraf işçi sendikasının üyesi olmayan işçilerin de toplu iş sözleşmesinden yararlanması mümkün olmayacaktır. 22. Ancak toplu iş sözleşmesinin kapsamına giren işyerinde çalışan ve taraf sendikaya üye olmayan işçi, dayanışma aidatı ödemek sureti ile toplu iş sözleşmesinden yararlanabilecektir. 23....
Dönem Toplu İş Sözleşmesinin mevcut olmadığı, bu nedenle davacıya işçinin hangi toplu iş sözleşmesinden yararlandırıldığının anlaşılamadığı, davacıya muhtemelen 01.01.2015 tarihinden itibaren Tarım İş Sendikasının taraf olduğu toplu iş sözleşmesinin uygulanmış olabileceği ifade edilmiştir. Varsayıma dayalı bir tespit çerçevesinde hesaplama yapılması ve bu hesaplamaya itibar edilerek hüküm kurulması yerinde değildir. 5. 6360 sayılı Kanun'un geçici 1 inci maddesinin onuncu fıkrasında "...Devredilen veya nakledilen işçilerin ücret ile diğer malî ve sosyal hakları; toplu iş sözleşmesi bulunan işçiler bakımından yenileri düzenleninceye kadar devir veya nakil işleminden önce tabi oldukları toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre, ... belirlenir.” hükmü yer almaktadır. Kanun hükmü dikkate alındığında davacının nakledildiği işyerinde toplu iş sözleşmesi düzenleninceye kadar nakil işleminden önce tabi olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiği kabul edilmelidir....


