Gerekçe: Dava, ... tarafından yapılan olumlu yetki tespitinin iptaline ilişkindir. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 79. maddesine göre “Bu Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar iş davalarına bakmakla görevli ve yetkili mahkemelerde görülür. Ancak yedinci ila on birinci bölümlerin uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar için, görevli makamın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.” 6356 sayılı Kanun'un 2/1-c maddesine göre görevli makam; işyeri toplu iş sözleşmesi için işyerinin, işletme toplu iş sözleşmesi için işletme merkezinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünü, aynı Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün yetki alanına giren işyerleri için yapılacak grup toplu iş sözleşmelerinde bu işyerlerinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünü, birden fazla Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün yetki alanına giren işyerlerini kapsayacak grup toplu iş sözleşmesi için ise Bakanlıktır....
Yine 2822 sayılı Kanun’un 3. maddesinde, “Bir toplu iş sözleşmesi aynı işkolunda bir veya birden çok işyerini kapsayabilir. Bir gerçek ve tüzelkişiye veya bir kamu kurum ve kuruluşuna ait aynı işkolunda birden çok işyerine sahip bir işletmede ancak bir toplu iş sözleşmesi yapılabilir. Bu Kanun anlamında bu sözleşmeye işletme toplu iş sözleşmesi denir. Ancak, kamu kurum ve kuruluşlarına ait müessese ve işyerleri ayrı tüzelkişiliğe sahip olsalar dahi, bu kurum ve kuruluşlar için tek bir işletme toplu iş sözleşmesi yapılır…”hükmüne yer verilmiştir. Diğer taraftan dava tarihinde yürürlükte bulunan 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 22. maddesinde, “Sendikaya üye olmak serbesttir. Hiç kimse sendikaya üye olmaya veya olmamaya zorlanamaz. İşçi veya işverenler aynı zamanda ve aynı işkolunda birden çok sendikaya üye olamazlar. Birden çok sendikaya üye olunması halinde, sonraki üyelikler geçersizdir....
İş akdinin fesih bildiriminde gösterilenin aksine sendikal nedene dayandığını ileri süren davacı işçi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/2 ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca bu iddiasını ispat ile yükümlüdür. Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25. maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamayacağı kuralı getirilmiştir....
Ancak yedinci ila on birinci bölümlerin uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar için, görevli makamın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.” 6356 sayılı Kanun'un 2/1-c maddesine göre görevli makam; işyeri toplu iş sözleşmesi için işyerinin, işletme toplu iş sözleşmesi için işletme merkezinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünü, aynı Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün yetki alanına giren işyerleri için yapılacak grup toplu iş sözleşmelerinde bu işyerlerinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünü, birden fazla Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün yetki alanına giren işyerlerini kapsayacak grup toplu iş sözleşmesi için ise Bakanlıktır. Yetki tespiti ve yetki itirazı konusu 6356 sayılı Kanun'un, “Toplu İş Sözleşmesinin Yapılması” başlıklı sekizinci bölümünde düzenlenmiştir....
Belirtmek gerekir ki, mülga 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 61. maddesinin ilk halinde, kaynakta kesme yönteminden sadece toplu iş sözleşmesinin tarafı olan sendikalar faydalanabilmekte iken, 02.06.1988 tarihinde yürürlüğe giren 3449 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik neticesinde, toplu iş sözleşmesi yapılmamışsa veya sona ermişse yetki belgesi alan işçi sendikasının da “check off” usulünden faydalanabilmesi temin edilmiştir. Ancak 2821 sayılı Kanun'a göre de, toplu iş sözleşmesi yapılmamışsa veya sona ermişse, bu haktan sadece yetki belgesi alan sendikalar yararlanmaktadır(SUR, Melda: İş Hukuku Toplu İlişkiler, ... 2006 s. 118). Bu genel açıklamalar ışığında davalının temyiz itirazlarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta, bilirkişi ek raporu doğrultusunda ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma eksik ve hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır....
"İçtihat Metni"Mahkemesi : İş Mahkemesi Dava Türü : Yetki Tespitine İtiraz Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Sendika vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı sendikanın mülga 2822 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 15 ve mer'i 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 43/2.maddesine göre iş kolu yüzdesinin altında kalması nedeni ile itiraz hakkının bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı sendikanın yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddiyle sonucu itibariyle doğru olan kararın bu gerekçe ile ONANMASINA, aşağıda yazılı tamyiz harcının davacıya yükletilmesine, 21/10/2014 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi....
Açıklanan sebeplerle, 12 sıra numaralı “Çimento Toprak Cam” işkoluna girdiği tespit edilen işyeri için, 13 sıra numaralı “metal” işkolunda kurulu ...’nın toplu iş sözleşmesi yapma ehliyeti bulunmaması nedeni ile kararın bozularak ortadan kaldırılmasına ve yetki tespit işleminin iptaline karar vermek gerekmiştir....
Bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işler de, asıl işin dahil olduğu işkolundan sayılacağı vurgulanmıştır (Tüz. m. 3). 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu (Toplu GLK)'nın üçüncü maddesinde "bir toplu iş sözleşmesi aynı işkolunda bir veya birden çok İşyerini kapsayabilir" tümcesi ile esas olarak işyeri toplu iş sözleşmesini esas almıştır. Anılan maddenin ikinci fıkrasına göre, bir gerçek ve tüzel kişiye veya bir kamu kurumu ve kuruluşlarına ait aynı işkolunda birden çok işyerine sahip bir işletmede ancak bir toplu iş sözleşmesi yapılabilir. Bu kanun anlamında yapılan sözleşme tipine işletme toplu iş sözleşmesi denir. Ancak, fıkrada ayrık bir düzenlemeye de yer verilerek, kamu kurum ve kuruluşları için tek bir işletme topiu iş sözleşme yapılabilmesine olanak tanınmıştır. İşkolu kavramı sendikaların faaliyet alanlarını belirleyen temel bir öğedir. Birbirine benzer işler bir hukuki kalıp altında toplu iş hukukuna sunulmaktadır....
Özetlenecek olursa ; Davacı işveren 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 4. maddesinde öngörülen prosedüre uymadan dava açmış olduğundan öncelikle işyerinin girdiği işkolunun tespiti ön mesele kabul edilerek anılan yasa hükmünce Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına işkolu tespit başvurusunda bulunmak üzere davacıya süre verilmelidir. İşkolu tespiti sonucuna göre : 1- İşyerleri işletme kabul edilecek olursa; yani 2822 yasanın 3/2 anlamında aynı işkolunda kurulu farklı işyerlerinin varlığı kabul edilir ise ; yetki tespiti davası 2822 sayılı yasa 15/ 1 uyarınca “....İşletme toplu iş sözleşmesi için itiraz, işletme merkezinin bulunduğu yerdeki iş mahkemesine yapılır ..”...
E) Gerekçe: Davacının iş sözleşmesi işyerinde disiplinsiz davranışı ve çalışma arkadaşlarına uygunsuz baskıcı ve tehditkar davranışlarda bulunduğu şikayetlerden anlaşıldığı belirtilerek 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II maddesi uyarınca feshedilmişse de, davacının fesih konusu davranışlarının somut ve inandırıcı delillerle ispatlanmadığından feshin geçersizliğine karar verilmesi yerindedir. Ancak davacı iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğini iddia etmiştir. İş akdinin fesih bildiriminde gösterilenin aksine sendikal nedene dayandığını ileri süren davacı işçi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/2 ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca bu iddiasını ispat ile yükümlüdür....


