WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Ancak davacı sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğini iddia etmiştir. İş akdinin fesih bildiriminde gösterilenin aksine sendikal nedene dayandığını ileri süren davacı işçi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/2 ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca bu iddiasını ispat ile yükümlüdür. Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25'inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamayacağı kuralı getirilmiştir....

Kanunun 2. maddesinde ise işletme toplu sözleşmesi ve görevli makam tanımları yapılmış, işletme toplu sözleşmesi “İşçi sendikası ile işveren sendikası arasında, birden çok üye işverene ait aynı işkolunda kurulu işyerlerini ve işletmeleri kapsayan toplu sözleşmesi” olarak görevli makam ise “İşyeri toplu sözleşmesi için işyerinin, işletme toplu sözleşmesi için işletme merkezinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü, aynı Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün yetki alanına giren işyerleri için yapılacak grup toplu sözleşmelerinde bu işyerlerinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü” olarak belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK.’un 138/1 maddesi uyarınca “Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir.” Hükmüne yer verilmiştir. Toplu İş Uyuşmazlıklarında yetki kamu düzenine aittir....

Uyuşmazlığa konu olan ve 01.01.2011-31.12.2012 tarihleri arasını kapsayan Toplu İş Sözleşmesi, 17.05.2013 tarihinde, 6356 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 07.11.2012 tarihinden sonra imzalanmıştır. TİS’in Geçici 1.maddesi, yararlanma konusunda Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Yasasının uygulanacağını kabul etmiştir. Davacının sözleşmesi 22.11.2011 tarihinde sona ermiştir. Davacı, TİS’e taraf sendika olan ... Sendikası üyesi değildir. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Yasasına göre, Toplu İş Sözleşmesinden dayanışma aidatı ödeyerek yararlanma, imza tarihinde işyerinde çalışma halinde mümkün olmaktadır. Davacının, işyerinde uygulanan TİS’den dayanışma aidatı ödeme suretiyle yararlanması 31.12.2010 ve öncesi dönem için söz konusudur. Her Toplu İş Sözleşmesi için ayrı ayrı ve imza tarihinden sonra dayanışma aidatı ödeme suretiyle yararlanma talebinde bulunmak gereklidir....

İlk derece mahkemesi toplu sözleşmesinin süresinin sona erdiğini, ancak 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu uyarınca toplu sözleşmesinin süresi sona erse dahi yenisi yürürlüğe girene kadar devam edeceğini, bunun toplu sözleşmesinin art etkisi olduğunu, davacının bu sözleşmeden yararlanamayacağının düşünülmesi halinde dahi fesih aşamasında ihbar tazminatının toplu sözleşmesi hükümlerine göre ödenmiş olduğunu, bu nedenle davacının toplu sözleşmesinden yararlanması gerektiğini kabul etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının yıllık izin alacağı toplu sözleşmesinin 26. maddesi uyarınca hesaplanmıştır. Dosyanın incelenmesinde, davacının sendika üyesi olmadığı gibi ücret bordrolarında da dayanışma aidatı adı altında ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır....

(Tüz m.3) 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu( Toplu GLK)'nun üçüncü maddesinde “ bir toplu sözleşmesi aynı işkolunda bir veya birden çok işyerini kapsayabilir” tümcesi ile esas olarak işyeri toplu sözleşmesini esas almıştır. Anılan maddenin ikinci fıkrasına göre, bir gerçek ve tüzel kişiye veya bir kamu kurumu ve kuruluşlarına ait aynı kolunda birden çok işyerine sahip bir işletmede ancak bir toplu sözleşmesi yapılabilir. Bu kanun anlamında yapılan sözleşme tipine işletme toplu sözleşmesi denir. Ancak, fıkrada ayrık bir düzenlemeye de yer verilerek, kamu kurum ve kuruluşlar için tek bir işletme toplu sözleşme yapılabilmesine olanak tanınmıştır. İşkolu kavramı sendikaların faaliyet alanlarını belirleyen temel bir öğedir. Birbirine benzer işler bir hukuki kalıp altında toplu hukukuna sunulmaktadır....

Ancak yedinci ila on birinci bölümlerin uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar için, görevli makamın bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu belirtilmiştir. 6356 sayılı Kanun'un 2.maddesinde de “c) Görevli makam: İşyeri toplu sözleşmesi için işyerinin, işletme toplu sözleşmesi için işletme merkezinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünü, aynı Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün yetki alanına giren işyerleri için yapılacak grup toplu sözleşmelerinde bu işyerlerinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünü, birden fazla Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün yetki alanına giren işyerlerini kapsayacak grup toplu sözleşmesi için ise Çalışma Bakanlığı olduğu belirtilmiştir....

Söz konusu hak aynı zamanda aynı işkolunda birden fazla sendikanın kurulabilmesi ve çalışanların dilediği sendikayı seçebilmesi anlamını da taşımaktadır. Bu sayede farklı hedef ve görüşlerin ayrı sendikalar bünyesinde temsil edilmesi suretiyle sendikalar arasındaki rekabetin geliştirilmesi mümkün hâle gelir. Anılan rekabet ise ... ve demokratik toplumlarda örgütlü yapılardan beklenen ekonomik ve sosyal hak ile menfaatlerin korunması işlevinin daha etkin bir şekilde yerine getirilmesine hizmet eder. 4. Dava konusu uygulama ile dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu sözleşmesinden yararlanmak isteyen işçiler bakımından, toplu sözleşmesinin tarafı işçi sendikası üyelerine göre daha fazla aidat ödeme yükümlülüğü söz konusu olmaktadır. Dava konusu uygulamaya geçerlilik tanınması durumunda ise, bu sonuçla karşılaşmak istemeyen işçilerin toplu sözleşmesinin oluşturulması öncesinde taraf sendikaya üye olmaları gerekmektedir....

Toplu sözleşmesi yetkisi, toplu sözleşmesi ehliyetine sahip kuruluş veya kişinin belli bir toplu sözleşmesi yapabilmesi için Kanunun aradığı niteliğe sahip olmasını gösterir.(...: İş Hukuku Yeni İş Yasaları, ... 2013, s.942.) 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun “Yetki” başlıklı 41. maddesinin birinci fıkrasına göre “Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birinin üyesi bulunması şartıyla işçi sendikası, toplu sözleşmesinin kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde kırkının kendi üyesi bulunması hâlinde bu işyeri veya işletme için toplu sözleşmesi yapmaya yetkilidir.” 6356 sayılı Kanun'un “Yetki Tespiti İçin Başvuru” başlıklı 42. maddesine göre ise “Toplu sözleşmesi yapmak isteyen işçi sendikası Bakanlığa başvurarak yetkili olduğunun tespitini ister....

işveren sendikalarından birisi tarafından 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu hükümlerine göre yürütülür ve sonuçlandırılır....

"İçtihat Metni"BÖLGE ADLİYE DAVA TÜRÜ : TESPİT İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi Y A R G I T A Y K A R A R I 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre “Kuruluşların genel kurul dışındaki organlarına seçilebilmek için 6 ncı maddede aranan şartlara sahip olmak gerekir. Bu şartlara sahip olmayan birinin seçildiğini tespit eden valiliğin veya Bakanlığın başvurusu üzerine mahkeme, bu kişinin görevine son verir. Mahkemenin kararı kesindir.” Somut uyuşmazlıkta davacı vekili tarafından 6356 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında davalı sendika yöneticilerinin görevlerine son verilmesi talep edilmiş ve İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiştir. Belirtilen hükümde açık bir şekilde mahkeme kararının kesin olduğu düzenlendiğinden, davacının temyiz isteminin REDDİNE, 30/06/2021 gününde oy birliği ile karar verildi....

UYAP Entegrasyonu