"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ: ALACAK Y A R G I T A Y K A R A R I Söz konusu dosya incelenmiş olup, 1- 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi kanunun 39. maddesi gereğince işyerinde uygulanmakta olan toplu iş sözleşmelerinden yararlanma, taraf işçi sendikasına üyelikle veya sendikaya dayanışma aidatı ödemekle mümkündür. Dosya içeriğinde yapılan incelemede davacının sendika üyesi olduğuna veya üye olmamakla birlikte dayanışma aidatı ödediğine dair bir bilgi veya belge bulunmadığı anlaşılmaktadır....
Davalı Cevabının Özeti: Davalı sendika vekili, toplu iş sözleşmesi prosedürünün taraflarınca sürdürülmeyerek olumlu yetki tespitinin düşürüldüğünü ve bu suretle davanın konusuz kaldığını savunarak, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiş, davalı Bakanlık vekili de davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalılar temyiz etmiştir. Gerekçe: Dava, ... tarafından yapılan olumlu yetki tespitinin iptaline ilişkindir. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 79. maddesine göre “Bu Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar iş davalarına bakmakla görevli ve yetkili mahkemelerde görülür....
Mülga 2821 sayılı Kanun'un 61. maddesinin birinci fıkrasına göre ise “İşyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasının, toplu iş sözleşmesi yapılmamışsa veya sona ermişse yetki belgesi alan işçi sendikasının yazılı talebi ve aidatı kesilecek sendika üyesi işçilerin listesini vermesi üzerine, işveren sendika tüzüğü uyarınca üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu gereğince sendikaya ödenmesi gerekli dayanışma aidatını, işçilere yapacağı ücret ödemesinden kesmeye ve kestiği aidatın nevini belirterek tutarını ilgili sendikaya vermeye ve kesinti listesini sendikaya göndermeye mecburdur.”...
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : TESPİT İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 9. İş Mahkemesi Y A R G I T A Y K A R A R I 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 65 inci maddesinin ikinci fıkrasında grev ve lokavt dışında kalacak işçilerin niteliği, sayısı ve yedeklerinin belirlenmesine dair tespite karşı itirazların mahkemece kesin olarak karara bağlanacağı belirtilmiştir. Somut olayda grev ve lokavt dışında kalacak işçi listesine itiraza ilişkin talep yönünden yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar kesin nitelikte olduğundan, davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18/03/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacının 14. dönem toplu iş sözleşmesi sonuna kadar toplu iş sözleşmesinden yararlandığı ihtilafsız olup, 1 ve 2. dönem toplu iş sözleşmelerinden yararlanıp yararlanmadığı hususu uyuşmazlık noktasını teşkil etmektedir. 1. dönem toplu iş sözleşmesinin 4/5. maddesi düzenlemesine göre, toplu iş sözleşmesinin imzalandığı tarihte sendika üyesi olmayan ve dayanışma aidatı ile de geriye doğru toplu iş sözleşmesinden yararlanma imkanı bulunmayan işçilerin toplu iş sözleşmesinden işverence yararlandırılmaları, mülga 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 36. maddesine uygun olarak taraf işçi sendikasının yazılı muvafakatına bağlı tutulmuştur. Dosya içeriğine göre, 1. dönem toplu iş sözleşmesi 02.03.2009 tarihinde, 2. dönem toplu iş sözleşmesi ise 16.09.2010 tarihinde imzalanmıştır....
Dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanma talep tarihinden geçerlidir.” hükmüne yer verilmiş, aynı yönde düzenlemeye 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 39. maddesinde yer verilmiştir.Mülga 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’nun 6. maddesinin son fıkrasına göre, sona eren toplu iş sözleşmesinin iş sözleşmesine ilişkin hükümleri yeni toplu iş sözleşmesi yürürlüğe girinceye kadar iş sözleşmesi hükmü olarak varlığını devam ettirir. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 36. maddesinin 2. fıkrasında aynı yönde düzenlemeye yer verilmiştir. Söz konusu hükümlerde yer alan düzenlemelere kısaca “toplu iş sözleşmesinin art etkisi” denilmektedir. Somut uyuşmazlıkta; Davacı 1996-2015 yılları arasında dava dışı Eğirdir Belediyesi iştiraki davalı şirkette çalışmış ve 31/07/2015 tarihinde emekli olarak işten ayrılmıştır....
Büyükşehir Belediyesinin iştiraki olduğu ve sermayesinin tamamının dava dışı Belediyeye ait olduğu, davacının ilave tediye alacağı talebini toplu iş sözleşmesi hükümlerine dayandırdığı, sendika üyelik fişine göre davacının davaya konu alacağının doğduğunu iddia ettiği dönemde toplu iş sözleşmesinin tarafı olan Öz Taşıma İş Sendikasına üye olduğu, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) "Toplu iş sözleşmes'nin hükmü" başlıklı 36 ncı maddesinin "Toplu iş sözleşmesinde aksi belirtilmedikçe iş sözleşmeleri toplu iş sözleşmesine aykırı olamaz. İş sözleşmelerinin toplu iş sözleşmesine aykırı hükümlerinin yerini toplu iş sözleşmesindeki hükümler alır....
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 10.11.2003 tarihinde davalı nezdinde işçi olarak çalışmaya başladığını ve hâlen çalışmaya devam ettiğini, sendikalı olarak toplu iş sözleşmesi kapsamında sosyal haklardan yararlandırıldığını, sendikalar arası yetki çatışması sebebi ile 01.03.2009 başlangıç tarihli olması gereken toplu iş sözleşmesinin zamanında imzalanmadığını, ilgili döneme ait toplu iş sözleşmesinin ancak dönem bittikten sonra 04.06.2012 tarihinde imza altına alındığını, ancak arada geçen sürede toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ücret ve ikramiye ile tüm yan ödemelere ve sosyal haklara ilişkin farkın ödenmediğini, bu sebeple dava açtığını, davanın Mahkemenin 2016/418 Esas sayılı dosyası ile görüldüğünü, ancak 2009-2012 dönemi toplu iş sözleşmesinin 04.06.2012 tarihinde imzalanmasını takiben yeni dönem ücret farklarının bordrolara 15.05.2012 tarihinden itibaren yansıtıldığını, dönem toplu iş sözleşmesi başlangıç tarihinin ise 01.03.2012 olduğunu, aradaki 2,5 aylık...
Buna göre “İşyeri toplu iş sözleşmesi için işyerinin, işletme toplu iş sözleşmesi için işletme merkezinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü, aynı Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün yetki alanına giren işyerleri için yapılacak grup toplu iş sözleşmelerinde bu işyerlerinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü”dür. İstanbul Çalışma İl Müdürlüğü’nün bulunduğu yer Beyoğlu/İstanbul olduğundan,... İş Mahkemesi’nin yetki tespitine itiraz davasında esastan inceleme yetkisinin olmadığı açıktır. Ancak yetkili mahkeme belirlenirken davacının işyeri mi işletme mi olduğunun tespiti önemlidir. Eğer yetki tespiti işlemi işyeri toplu iş sözleşmesi düzeyinde yapılması gerekiyor ise işyerinin bağlı bulunduğu Çalışma İl Müdürlüğü’nün bulunduğu yer mahkemesi yetkili olacaktır. Mevcut uyuşmazlıkta işyerinin İstanbul Çalışma ve İş Kurumu Müdürlüğü’ne bağlı bulunduğu, bu nedenle eğer davalı işyeri olarak kabul edilirse yetkili mahkeme İstanbul İş Mahkemesi olacaktır....
İlgili Hukuk 1.6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) "Toplu iş sözleşmesinin kapsamı ve düzeyi" kenar başlıklı 34 üncü maddesi şöyledir: "(1) Bir toplu iş sözleşmesi aynı işkolunda bir veya birden çok işyerini kapsayabilir. (2) Bir gerçek ve tüzel kişiye veya bir kamu kurum ve kuruluşuna ait aynı işkolunda birden çok işyerinin bulunduğu işyerlerinde, toplu iş sözleşmesi ancak işletme düzeyinde yapılabilir. (3) Grup toplu iş sözleşmesi, tarafların anlaşması üzerine bir işçi sendikası ile bir işveren sendikası arasında, birden çok üye işverene ait aynı işkolunda kurulu işyerleri ve işletmeleri kapsamak üzere yapılır. (4) İşletme toplu iş sözleşmesi yapılacak işyerlerinin aranılan niteliğe sahip olup olmadıklarına ilişkin uyuşmazlıklar, işletme merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemede on beş gün içinde karara bağlanır. Kararın temyizi hâlinde Yargıtay on beş gün içinde kesin olarak karar verir.” 2....


