DAVANIN KONUSU: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 29/01/2026 K.YAZILDIĞI TARİH: 29/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı birleşen davada davalı vekilinin sunduğu dava dilekçesine özetle; davacının ülkemizde tanınan bir .... olduğunu, ......numaralı "..." ticaret ve hizmet markası olarak ....... sınıflarında tescilli markasının olduğunu, davacının davalılardan ... ile diğer davalının ... logosu altında işlettikleri TV kanalında bir süre beraber çalıştıklarını, bu bağlamda ... ile diğer davalı ve davacı arasında on üç bölümlük sözleşme imzalandığını, ancak davalıların sözleşme ilişkisi sona ermesine rağmen davacının marka hakkını ihlal...
FSEK 1/B maddesine göre; Eser: sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini ifade eder. FSEK 4/1 maddesine göre; "Güzel sanat eserleri, estetik değere sahip olan; 1. Yağlı ve suluboya tablolar; her türlü resimler, desenler, pasteller, gravürler, güzel yazılar ve tezhipler, kazıma, oyma, kakma veya benzeri usullerle maden, taş, ağaç veya diğer maddelerle çizilen veya tespit edilen eserler, kaligrafi, serigrafi, 2. Heykeller, kabartmalar ve oymalar, 3. Mimarlık eserleri, 4. El işleri ve küçük sanat eserleri, minyatürler ve süsleme sanatı ürünleri ile tekstil, moda tasarımları, 5. Fotoğrafik eserler ve slaytlar, 6. Grafik eserler, 7. Karikatür eserleri, 8. Her türlü tiplemelerdir." Buna göre eserde bulunması gereken zorunlu iki unsur; eser sahibinin hususiyeti ve bu hususiyeti taşıyan ürünün kanunda belirtilen eser kategorilerinden birine dahil edilebilecek niteliğinin olmasıdır....
"İçtihat Metni"Acıpayam Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Fikir ve sanat eseri sahipliğinin tespiti K A R A R Mahkeme tarafından yapılan nitelendirmeden de anlaşıldığı üzere taraflar arasındaki uyuşmazlık, ev niteliğindeki taşınmaza yapılan iyileştirme giderlerinin tespiti isteğine ilişkin bulunduğuna göre, Yargıtay Kanunu 14. maddesi uyarınca Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 19.01.2015 tarih 2015/8 sayılı Kararı ile hazırlanıp, 22.01.2015 tarihli ve 29244 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren hukuk dairelerine ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (3.)...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : FİKİR VE SANAT ESERİ SAHİPLİĞİNİN TESPİTİ -KARAR- Mahkeme kararındaki nitelendirmeye göre, dava; mirastan feragat sözleşmesinin iptaline ilişkin olup, mahkemece davanın reddi yönünde kurulan hüküm asıl davada davacı, birleşen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 20.01.2017 tarih ve 1 sayılı kararı ile aynen kabul edilen ve 27.01.2017 günü Resmi Gazetede yayımlanarak 01.02.2017 tarihinde yürürlüğe giren hukuk dairelerine ilişkin iş bölümü uyarınca bu davanın temyiz incelemesi Yargıtay 8.Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. Hâl böyle olunca, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 23.07.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6723 sayılı Kanun'un 21. maddesi ile değişik 60/3. maddesi gereğince dosyanın Yargıtay 8.Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE,02.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece, davacı tarafından çizilen tadilat projesinin (mimari projenin) 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 4/3. maddesine göre sahibinin hususiyetini taşıması koşuluyla “ilim ve sanat eseri” sayılacağı ve davaya bakmakla görevli mahkemenin aynı Kanun'un 76. maddesi uyarınca Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiş, karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 76. maddesi uyarınca davaya Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nde bakılabilmesi için uyuşmazlığın bu konunun düzenlediği hukuki ilişkilerden kaynaklanması, davacı ya da davalı yanın da davada fikri mülkiyet haklarına veya hak sahipliğine dayanması gerekir. Somut olayda uyuşmazlık mimarlık hizmetleri sözleşmesinden (eser sözleşmesinden) kaynaklanmaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Fikir ve sanat eseri sahipliğinin tespiti 01/07/2016 tarihinde kabul edilip 23/07/2016 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6723 sayılı Yasa'nın 21. maddesi ile 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 60. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiştir. Bu düzenlemeye göre, dosya kendisine gönderilen ilgili hukuk dairesi bir ay içinde yapacağı ön inceleme sonucunda işbölümü bakımından kendisini görevli görmez ise gerekçeleri ile birlikte dosyayı bir ay içinde görevli Daireye gönderecektir. Bu durumda dosya içeriğine, temyizin kapsamına, uyuşmazlığın sözleşme, ek sözleşme ve iki adet faturanın sahte olduğunun tespiti istemine ilişkin bulunmasına göre, temyiz inceleme görevi Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesi ve Başkanlar Kurulu kararı uyarınca Yargıtay 13. Hukuk Dairesine aittir. Ne var ki Yargıtay 3....
Nitekim 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun (FSEK’in) “Tanımlar” başlığını taşıyan 1/B/a maddesinde eser; “sahibinin hususiyetini taşıyan, ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eseri sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri” olarak tarif edilmiştir. Tariften de anlaşılacağı gibi bir eserin, yasa karşısında eser niteliğini kazanabilmesi için iki unsur gereklidir. Birincisi objektif unsur ki yasa bunu mahsul (ürün) olarak belirtmiştir. Buna göre eser, evvela temellüke, tasarrufa elverişli maddi bir varlık olarak var olmalıdır. İkincisi de, subjektif unsur olup eserin sahibinin özelliğini taşıyan bir fikir ve sanat eseri olmasıdır. O halde, bir eserden bahsedebilmek için, ortada “Sahibinin” hususiyetlerini taşıyan bir fikir ve sanat “mahsulünün” bulunması gereklidir. (Prof. Dr. Fırat Öztan; Fikir ve Sanat Eserleri Hukuku, sayfa 81 vd.)...
FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO:2021/212 Esas KARAR NO:2024/56 DAVA:Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ:16/12/2021 KARAR TARİHİ:26/03/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının senarist olduğunu, davaya konu----- üzerinde çalışıp eseri meydana getirdiğini, bu süreç içinde ------ olan davalı------- tanışıp yazdığı eseri onunla paylaştığını, davalı tarafından eserin izinsiz...
CEVAP: Davalı vekili asıl ve birleşen davaya sunduğu cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçek olmadığını, davacı ve davalı şirkete ait katalogların incelendiğinde anlaşılacağı üzere ürünlerin ve resimlerin 5846 sayılı yasa gereği fikir ve sanat eseri kabul edilmesinin mümkün olmadığını, kataloglarda yer alan çizim ve tabloların özel bir yetenek gerektirmediğini ve biraz iş tecrübesi olan herkes tarafından yapılabileceğini, davalı şirketin kataloglarında bulunan çizim ve tabloların müvekkili tarafından bizzat kendi şirket bünyesinde yapıldığını, davacı şirket ile davalı şirketin aynı ürünlerin üretimi ve satışını yapması nedeniyle her iki şirket kataloğunda ve aynı alanda faaliyet gösteren başkaca şirketlerin kataloglarında benzerliklerin bulunduğunu, davacı şirketin tüzel kişi olduğunu ve tüzel kişilerin eser sahibi olmalarının mümkün olmadığını, tazminat talebinin dayanaksız olup reddi gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir....
Aynı Kanun'un 4/3. maddesinde göre, mimarlık eserlerinin de güzel sanat eseri olarak korunabileceği hüküm altına alınmıştır. Burada eser olarak korunan şey mimari proje sonucunda ortaya çıkan yapıdır. Mimarlık projesi, ilim ve edebiyat eseri olarak korunurken, proje sonucu ortaya çıkan yapının, estetik değeri olmak şartıyla güzel sanat eseri olarak bizzat kendisi korunmaktadır. Bu tanımlamalara göre projenin iş sahibi ile yapılan sözleşme kapsamında yapılıp bedelinin talep edilmesi ile FSEK kapsamında ilim ve edebiyat eseri kapsamında talepte bulunulmasının ayırımının yapılması gerekmektedir. Proje müellifiin iş sahibinin amacına uygun olarak yapacağı proje bedeli varsa kararlaştırılan bedel üzerinden Borçlar Kanunu kapsamında iş sahibinden talep edilebilir....


