"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Tereke Tespiti ve Terekeye Temsilci Atanması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davalı ... kendi adına asaleten, diğer davalı ...'a ise vekaleten Av....'a verdiği vekaletname ile davada kendilerini temsil ettirmişlerdir. Ancak dosya içinde davalı ...'in, .... adına vekil tayin edebileceğine dair herhangi bir belge ( yetki vs.) yoktur. Mahkemece davalılardan ....'in, Şükran adına vekil tayin edebilmesine olanak sağlayan dayanak belgenin istenilerek dosya arasında alınması, aksi halde; Av. ...'dan davalı ...'ı temsili yönünden vekaletname sunup sunmayacağı sorularak vekaletname verilmesi halinde dosyaya eklenmesi, vekaletname verilmemesi durumunda ise mahkeme kararının davalı ...'...
Dosya içeriğinden, dava konusu 14830 ada 1 parsel sayılı taşınmazın maliki muris ...’ın dava tarihinden önce öldüğü, davacılar tarafından çekişme konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile mirasçılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesinin talep edildiği, bunun üzerine yargılama sırasında terekeye ... 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 28.04.2015 tarih, 2015/304 Esas, 2015/915 Karar sayılı kararıyla ...’ın temsilci olarak atandığı, davanın reddine ilişkin gerekçeli kararın tereke temsilcisine 07.12.2016 tarihinde tebliğ edildiği, ancak tereke temsilcisinin kararı temyiz etmediği, kararın davacılar vekili tarafından 27.12.2016 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin huzuru ile sürdürülmesi gerektiği tartışmasızdır. Nitekim, tereke temsilcisinin atanması ile tereke ortağının ya da ortaklarının terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır....
Sulh Hukuk Mahkemesince,talebin TMK'nın 640. maddesi gereğince terekeye temsilci atanması ve buna göre terekenin iadersi olduğu Hakimler Savcılar Yüksek Kurulunun ve Antalya Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanlığının kararına göre tereke işlemlerine Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle gönderme kararı verilmiştir. Antalya 1.Sulh Hukuk Mahkemesi ise; tereke hakimliğinin görevinin sadece tereke tespiti ve tasfiyesine yönelik olduğu, talebin tereke hakimliğinin görevine girmeyen miras ortaklığına temsilci atanmasına ilişkin olduğundan bahisle gönderme kararı verilmiştir. Somut olayda;terekeye mümessil tayini işlemi miras hükümlerinin uygulanmasıyla sonuçlandırılacağı için genel hükümlere tabi olup tereke hakimliğinin münhasıran görnesi gereken işlemlerden olmadığından uyuşmazlığın davanın ilk açıldığı Antalya 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir....
in terekesine temsilci atanması için 05.12.2012 tarihinde iki aylık kesin süre verilmiştir. Davacı tarafça murisin mirasçılık belgesinin alınması için Kayseri 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne 15.09.2011 tarihinde dava açılmış, mahkemece mirasçılık belgesi kesin sürenin bitiminden sonra 08.03.2013 tarihinde verilmiştir. Mirasçılık belgesi alınmadan terekeye temsilci atanamayacağından davacıya terekeye temsilci atanması için tekrar kesin süre verilmesi gerekirken, verilen kesin süreye rağmen muris Hacı Hüseyin Aydeniz'in terekesine temsilci atanmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın talep halinde temyiz edene iadesine, 30.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Bu durumda mahkemece sadece elbirliği maliklerinden ...’ın davaya muvafakatinin sağlanması yahut terekeye temsilci tayini için davacıya süre verilmesi gerekirken payda elbirliği maliki olmayan ... ın davaya muvafakatlerinin sağlanması için verilen 08.11.2018 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun değildir. Bu nedenle geçerli bir ara kararı kurulmadığından buna dayalı olarak da hüküm kurulamaz. O halde, mahkemece davacı ile tapudaki payda elbirliği maliki olan ...’ın davaya muvafakatinin sağlanması, mümkün olmadığı takdirde de terekeye temsilci atanması gerekirken usule uygun olmayan ara karara dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile; hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/608 E. sayılı dava dosyasında terekeye temsilci atanması isteminde bulunulmadığı, Karşıyaka 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/17 E. sayılı dava dosyasında da taşınmazdaki ortaklığın giderilmesinin talep edildiği ve taraf teşkilinin sağlanmış olduğu, Karşıyaka 2....
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle miras ortaklığı temsilcisinin (TMK. m. 640) özel kayyım niteliğinde olmasına; terekeye ait malların yönetiminde mirasçılar arasında uyuşmazlık bulunması halinde Türk Medeni Kanununun 427. madde gereğince yönetim kayyımı gibi hareket etmek üzere tereke temsilcisi atanabileceğinin; somut uyuşmazlıkta Eynesil Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/101 esasında görülen mirasbırakan muvazaasına dayalı tapu iptal/tescil davasına, konu taşınmazın ise terekeye dahil olmadığı, mirasbırakan tarafından sağlığında mirasçılardan birine temlik edilen taşınmaza ilişkin olduğu ve bu davanın mirasçılar arasında görülmesi sonucu taşınmazın terekeye dönmesi söz konusu olmayacağından mirascıların birlikte hareket etmesini gerektiren bir durumun bulunmadığının; böylece Türk Medeni Kanununun 640/3. maddesi gereğince terekeye temsilci atanması gerekmediğinin anlaşılmasına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve...
Mahkemece davacı tarafa davada yer almayan diğer mirasçıların katılımlarını ya da muvafakatlarını sağlamaları veya terekeye temsilci atanması için dava açmaları hususunda süre ve imkan tanınmamıştır. Hal böyle olunca, mahkemece, davacılar ... ve ...’a davada yer almayan mirasçıların davaya katılımlarını ya da muvafakatlarını sağlamaları veya terekeye temsilci atanması için dava açmak üzere süre ve imkan tanınmalı ve sonucuna göre işlem yapılmalıdır. Bu yön gözetilmeksizin yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetsiz ve davacıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 22.11.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi TEMSİLCİ ADAYI :Av. ... 0DAVALILAR :..., ... ve Vasisi ... DAVA TÜRÜ :Terekeye Temsilci Atanması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 73.90 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, oyçokluğuyla karar verildi. 31.03.2011 (Prş.)...
Mahkemece, davacının, muris ... terekesine dahil olan çekişmeli taşınmazlar için kendi adına dava açtığı, tereke adına açılmış bir dava bulunmadığından diğer mirasçıların muvafakatinin alınması ya da terekeye temsilci atanması suretiyle davaya devam edilemeyeceği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme ve varılan sonuç hatalı olmuştur. Murisin terekesine göre üçüncü kişi konumunda olan kişiler aleyhine miras payı oranında açılan tapu iptali ve tescil davasının, tereke adına açılmış bir dava bulunmadığından diğer mirasçıların muvafakatinin alınması ya da terekeye temsilci atanması suretiyle devam edilerek görülmesi mümkün değildir. Ancak, muristen intikal ettiği belirtilen bir taşınmazın tamamının davacı adına tescili istemiyle dava açılması mümkündür....


