Hukuk Dairesi 28.06.2011 günlü bozma ilamında murisi...’ın diğer mirasçılarının davaya onayının alınması veya terekeye temsilci atanması gerektiğini belirtmiştir. Bozma ilamından sonra muris...’a ait ... 1. Noterliği’nin 03.11.2011 gün ve 25382 yevmiyeli veraset ilamında mirasçı olarak sadece davacı ... gözükmektedir. Görülüyor ki, anılan veraset ilamlarında mirasçılar yönünden çelişki ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla, HMK’nun 60, 114 ve 115. maddeleri uyarınca dava şartlarından olan dava taraf teşkili sağlanmadan yargılamaya devam olunamaz. Bu nedenle, davacıya veraset ilamları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla dava açmak için süre verilmeli, bu dava sonucunda murisin davacı dışında mirasçılarının da bulunduğunun anlaşılması halinde karar bozma ilamında gösterilen biçimde taraf teşkili tamamlanarak işin esası hakkında bir karar verilmelidir....
Hâl böyle olunca, davaya katılmayan ortakların olurlarının alınması yada miras şirketine TMK.nin 640. maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi gerekirken, davanın görülebilirlik koşulu gözardı edilerek yazılı olduğu üzere davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru değildir...” gerekçesiyle bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyulduğu ve Elbistan Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 27.03.2018 tarih, 2017/497 Esas, 2018/261 Karar sayılı kararıyla mirasbırakan ...’in terekesine ...’ın temsilci olarak atandığı, davanın reddine dair gerekçeli kararın tereke temsilcisine 27.01.2020 tarihinde tebliğ edildiği, ancak tereke temsilcisinin kararı temyiz etmediği, karara karşı davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin huzuru ile sürdürülmesi gerektiği tartışmasızdır....
Hâl böyle olunca, davaya katılmayan ortakların olurlarının alınması yada miras şirketine TMK.nin 640. maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi gerekirken, davanın görülebilirlik koşulu gözardı edilerek yazılı olduğu üzere davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru değildir...” gerekçesiyle bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyulduğu ve ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 07.03.2018 tarih, 2017/748 Esas, 2018/240 Karar sayılı kararıyla mirasbırakan ... ’ün terekesine ...’in temsilci olarak atandığı, davanın reddine dair gerekçeli kararın tereke temsilcisine 25.09.2018 tarihinde tebliğ edildiği, ancak tereke temsilcisinin kararı temyiz etmediği, karara karşı davacılar vekili tarafından temyiz yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin huzuru ile sürdürülmesi gerektiği tartışmasızdır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davadan dolayı mahal mahkemesinden verilen hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, miras ortaklığına temsilci atanması isteğine ilişkindir. Davalılardan ..., terekeye temsilci atanması talebinin reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne, muris ...'ın terekesine ...'ın temsilci olarak atanmasına karar verilmiştir. Hükmü, davalı ... vekili, temsilcinin şahsına yönelik olarak temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Davalı vekilinin tereke temsilcisinin şahsına yönelik diğer temyiz itirazlarına gelince; Miras ortaklığı temsilcisi (TMK m. 640) özel kayyım niteliğindedir. TMK'nın 431. maddesi uyarınca vasi tayininde usul kayyım (mümessil) için de uygulanır....
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 27.03.2018 tarihli, 2017/497 Esas, 2018/261 Karar sayılı ilamıyla mirasbırakan ...’in terekesine temsilci atandığı, mahkemenin davanın reddine dair gerekçeli kararının tereke temsilcisine 27.01.2020 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen kararı temyiz etmediği, karara karşı davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairece (2020/933 Esas, 2021/1157 Karar sayılı, 03.03.2021 tarihli ilam), terekeye temsilci atanmakla davayı takip yetkisi sona eren davacı vekilinin 18.11.2019 tarihli temyiz dilekçesinin reddine karar verildiği, verilen bu karara karşı davacı vekili tarafından 12.04.2021 tarihli dilekçe ile karar düzeltme yoluna başvurulduğu, öte yandan, davacı vekilince 07.04.2021 tarihli dilekçe ile yerel mahkemece verilen hükmün, harç ve yargılama gideri yönünden tavzihinin istendiği, mahkemece 08.06.2021 tarihli ek karar ile; talebin tavzihle düzeltilebilecek nitelikte bulunmadığı, özellikle terekeye temsilci atanması ile tereke ortaklarının davayı...
Hemen belirtilmelidir ki, el birliği mülkiyetinin geçerli olduğu terekeye iade istekli davalarda terekeye temsilci atanması durumunda, mirasçıların davadaki sıfatlarının sona ereceği ve davayı takip etme yetkisinin tereke temsilcisine ait olacağı kuşkusuzdur. Somut olayda, mirasbırakanın terekesine atanan temsilcinin en son 22.04.2014 günlü duruşmaya katıldığı, sonraki duruşmalara katılmadığı gibi mazeret de bildirmediği; temsilcinin katılmadığı duruşmalara gelen bir kısım davalıların da 6100 sayılı HMK'nın 150/2. maddesi çerçevesinde, duruşmaya gelmeyen tarafın yokluğunda davaya devam edilmesi yönünde bir talepte bulunmadıkları anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, 6100 sayılı HMK'nın 150. maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsizdir. Davalıların temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir....
Bu durumdu mahkemece, .. davada yer almasının sağlanması, gerekirse Türk Medeni Kanununun 640. maddesi hükmü gereğince terekeye temsilci atanması daha sonra davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 08.12.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle; “tarafların ortak miras bırakanı ...’ın ölümü ile terekesinin elbirliği hükümlerine tabi olduğu anlaşıldığından mirasçılardan birinin taşınmazın diğer mirasçılar adına da tapuya tescilini istemesinin TMK 640, 701 ve 702. maddelerine göre mümkün bulunmadığından usulüne uygun olarak dava açmayan ve hak talebinde bulunmayan diğer mirasçıların olurunun alınması veya terekeye temsilci atanması yolu ile içlerinden birinin açtığı dava sonucunda pay sahibi olmaları mümkün bulunmadığına” değinilmiştir....
Mahkemece, davacının tapunun iptali ile tüm mirasçılar adına tescil istediği, davacı dışında da mirasçılar bulunduğu, davacıya terekeye temsilci atanması için dava açmak üzere kesin süre verildiği, davacının kesin sürenin gereğini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi ...'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. -KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalıların temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 6.20.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 18/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece öncelikle bu hususun açıklığa kavuşturulması davacılar ile kayıt maliki arasındaki bağlantının sağlanması şayet davacılar kayıt malikinin mirasçısı ise davacılardan mirasçılık belgesi istenmesi kendileri dışında başkaca mirasçılar varsa elbirliği mülkiyet rejimine tabi taşınmazların diğer mirasçılarının davaya muvafakatlerinin alınması ya da terekeye temsilci atanması sağlanarak davanın onun huzuruyla görülmesi gerekir. Karar bu nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatarına iadesine, 5.5.2006 gününde oybirliği ile karar verildi....


