"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 02/10/2012 gününde verilen dilekçe ile miras taksim sözleşmesinin iptali, istihkak ve terekenin tespiti istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine karar verilmiş; terekenin tespiti talebine ilişkin 25.10.2018 günlü davanın açılmamış sayılmasına dair verilen ek kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: KARAR Dava, miras taksim sözleşmesinin iptali, istihkak, terekenin tespiti isteğine ilişkindir. Davacılar vekili, tarafların 16/03/2012 günü ölen muris ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalılar aleyhine 21.07.2014 gününde verilen dilekçe ile terekenin tespiti ve defterinin tutulması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.10.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Dava, TMK'nun 589-591. maddelerine dayalı terekenin tedbir niteliğinde tespiti ve defterinin tutulması istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir. Somut olayda; TMK'nun 589-591. maddelerine dayalı terekenin tedbir niteliğinde tespiti ve defterinin tutulması istemi halinde sulh hakiminin tedbir olarak terekeyi tespit edip defterini tutmasına ilişkin işlemler nihai hüküm niteliğinde olmadığından temyizi mümkün değildir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.12.2013 gününde verilen dilekçe ile terekenin tespiti ve defterinin tutulması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.12.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, terekenin tespiti ve defterinin tutulması istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin murisi ...'ın 26.11.2013 tarihinde öldüğünü, mirasbırakanın terekesinin tespit edilerek bu hususta defter tutulmasını dava ve talep etmiştir. Davacı vekili, 30.05.2014 havale tarihli dilekçesiyle terekenin defterinin tutulması talebinden vazgeçtiğini beyan etmiştir. Davalılar vekili, duruşmadaki beyanında davaya bir diyecekleri olmadığını beyan etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, 30.09.2011 gününde verilen dilekçe ile terekenin tespiti ve tedbir konulması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; murisin terekesinin belirlendiği, terekenin resen idaresini gerektirir bir durum olmadığına, terekeden el çekilmesine, tereke esasının bu şekilde kapatılmasına dair verilen 22.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi lehine mal vasiyet edilen ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, terekenin tespiti ve tedbir alınması istemine ilişkindir. Davacı vekili, 01.07.2011 tarihinde vefat eden muris ...'in ... 17. Noterliği 05.08.2008 tarih, 13743 yevmiye numaralı vasiyetnamesiyle bankalardaki mevcut ve ölümünden sonra gelecek paraların 1/3'er oranında ..., Mehmetçik Vakfı ve ...'...
Dava, TMK'nun 589. maddesi uyarınca önlem niteliğinde terekenin tespiti ve korunmasına ilişkindir. Terekenin tamamı veya belli bir bölümü için alınacak tedbirler bakımından yetki söz konusu değildir. Malların bulunduğu yerdeki sulh hakimi de gereken önlemleri almak zorundadır. Ayrıca, nüfus kayıtları artık yerleşim yerine karine değildir. 1587 sayılı Nüfus Kanununun 4 ve 28. maddeleri gereğince nüfusa kayıtlı olunan yeri yerleşim yerine karine kabul ederken 1587 sayılı Nüfus Kanunuun 28. maddesi 21.10.2003 gün ve 4992 sayılı Kaununun 1. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış, 29 Nisan 2006 tarihinde yürürlüğe giren 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunununda böyle bir karineye yer verilmemiştir. (YHGK 08.11.2006 günlü ve 2006 /2- 687 Esas, 2006 /705 Karar) Dosya üzerinde inceleme yapılarak yetkisizlik kararı verilmiş ise de temyiz aşamasında dosyaya eklenen bilgi ve belgelere göre, murisin ... adresinde ikameti sırasında vefat ettiği anlaşılmaktadır....
Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, 10.05.2016 gününde verilen dilekçe ile terekenin tespiti, defter tutulması ve korunması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın yetkisizlik nedeni ile usulden reddine dair verilen 10.05.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: KARAR Dava, terekenin tespiti, korunması ve defter tutulmasına ilişkindir. Davacı vekili, Muris ...'ın 17.04.2016 tarihinde vefat ettiğini, terekesinin tespitini, resmi defterinin tutulmasını, menkul ve gayrimenkul malvarlıkları ve bunlardan elde edilen gelirler için mahkemece uygun görülecek tedbirlerin alınmasını istemiştir. Mahkeme, mirasbırakanın en son yerleşim yerinin ... olduğundan bahisle davanın yetkisizlik nedeni ile usulden reddine karar vermiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.12.2009 gününde verilen dilekçe ile terekenin tespiti istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.09.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Talep terekenin muhafazası ve hak sahiplerine intikal etmesini temin için alınması gereken tedbirlere ilişkindir. (TMK m.589) Sulh hakiminin tedbir olarak terekenin tespitine dair verdiği karar nihai karar niteliğinde olmayıp tedbir niteliğinde olduğundan temyizi kabil değildir. Bu bakımdan terekenin tespitine yönelik temyizin reddine karar vermek gerekmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen terekenin teslimi davasında, davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı ilgili Maliye Hazinesi vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Terekenin tespiti, korunması ve yönetilmesi ile ilgili TMK'nın 589 ve devamı maddeleri gereğince alınması gereken önlemlere ilişkin verilen kararlar nihai hüküm niteliğinde olmadığından temyizi kabil değildir. Mahkemece yapılan işlem terekenin muhafazası ve hak sahiplerine intikal etmesini temin için alınması gereken tedbirlere ilişkindir (TMK m. 589). Bu nedenle kararın temyiz kabiliyeti olmadığından temyiz isteğinin reddi gerekmiştir. Ayrıca Hazine vekilinin davada taraf sıfatı bulunmadığından hükmü temyiz etmekte hukuki yararı yoktur. KARAR Açıklanan sebeplerle; Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Terekenin Tespiti Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Uyuşmazlık ve hüküm terekenin tespitine dair davada tereke temsilcisi atanmasına ilişkin ara kararına yönelik olup, inceleme görevi Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 09.02.2012 tarihli 2012/1 sayılı iş bölümü kararı gereğince Yargıtay 8. Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ : Yukarıda belirtilen sebeple dosyanın görevli Yargıtay 8. Hukuk Dairesi Yüksek Başkanlığına gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 24.06.2013 (Pzt.)...
Dava, Türk Medeni Kanununun 589. ve devamı maddelerinde yer olan "koruma önlemi" olarak ölüm tarihi itibariyle terekeyi oluşturan unsurları belirlemek, böylece olası ihtilaflarda başvuru kaynağı oluşturmak, bu sayede terekenin içeriği ile ilgili ölüm anındaki durumu öğrenme imkanını elde etmeye yönelik olarak terekede bulunan mal ve hakların tespitine ilişkindir. Koruma önlemi olarak terekenin tespiti işlemi, kural olarak bir süreye bağlı olmayıp, bu önlemin alınması olanaksız veya yararsız hale gelmedikçe, tereke paylaşılmadığı sürece istenebilir. Çünkü, koruma önlemi olarak terekenin tespiti işleminin maddi hukuk bakımından haklara ve borçlara bir etkisi bulunmamaktadır. Tereke tespiti davaları delil tespiti niteliğinde olup, istihkak davası niteliğinde değildir....


