WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Bilindiği üzere, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640 ıncı maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerektiği tartışmasızdır. Dava dosyası içerisinde ve UYAP ile oluşturulan elektronik ortamda davacı tarafı temsil eden Avukat ...'a tereke temsilcisi ... tarafından verilen vekâletnamenin yer almadığı belirlenmiştir. Bu itibarla; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 77 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlem yapılarak, Tereke temsilcisi ... tarafından Avukat ...'a verilmiş vekâletnamenin veya onaylı örneğinin dosyaya sunulması için anılan vekile kesin süre verilmesi, suretiyle gerekli usulî işlemler tamamlanarak temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Daireye gönderilmesi, gerekir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki temsilcinin azledilmesi davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Dava, TMK'nin 640/3 maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile ...'nun terekesine...'ın temsilci olarak atanmasına karar verilmiştir. Bir kısım mirasçılar vekili, 02.04.2015 tarihli dilekçe ile tereke temsilcisinin şahsına itiraz etmişlerdir. Mahkemece, 02.06.2015 tarihli ek kararla itirazın kabulü ile tereke temsilcisi...'ın görevinin sona erdirilmesine, ...'nun terekesine Av. ...'ın temsilci olarak atanmasına karar verilmiştir. Ek karar, davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Miras ortaklığı temsilcisi (TMK m. 640) özel kayyım niteliğindedir. TMK'nın 431. maddesi uyarınca vasi tayinindeki usul kayyım (mümessil) için de uygulanır....

tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, TMK'nin 640/3 maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile ...’ın terekesine ...’nin temsilci olarak atanmasına karar verilmiştir. Mirasçı ..., 22.04.2016 dilekçe ile tereke temsilcisinin şahsına itiraz etmişlerdir. Mahkemece, 17.06.2016 tarihli ek kararla itirazın kabulü ile tereke temsilcisi ...’nin görevinin sona erdirilmesine, ...’ın terekesine ...’ın temsilci olarak atanmasına karar verilmiştir. Ek karar, mirasçı ... tarafından temyiz edilmiştir. Miras ortaklığı temsilcisi (TMK m. 640) özel kayyım niteliğindedir. TMK'nın 431. maddesi uyarınca vasi tayinindeki usul kayyım (mümessil) için de uygulanır....

maddesi gereğince atanan tereke temsilcisi özel kayyım niteliğinde olup aynı yasanın 431. maddesinde vasinin atanması usulüne ilişkin kuralların kayyım ve yasal danışmanın atanmasında da uygulanacağı düzenlenmiştir. Vasilikten kaçınma ve vasi atanmasına itiraza ilişkin TMK'nun 422. maddesi gereğince, vasinin sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi ile ilgili yasal hükümlerin, tereke temsilcisine yapılan itirazın yada kaçınma sebeplerinin incelenmesinde de gözetilmesi zorunlu olup itirazı inceleme görevi vesayet makamına ve itirazın vesayet makamı tarafından reddi halinde, denetim makamına aittir....

temsilcisi olarak atanmıştır....

Davalı ... aşamalarda, tapu kaydına güvenen iyiniyetli 3. kişi olduğunu, TMK’nin 1023. maddesine göre iktisabının korunması gerektiğini, yolsuz tescili bilmesinin mümkün olmadığını, tüm mirasçıların birlikte dava açması ya da tereke temsilcisi atanması gerektiğini, zamanaşımı süresinin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/07/2020 tarihli 2016/565 Esas, 2020/187 Karar sayılı kararıyla; iptal tescil istekli eldeki davada, davacının tazminat talebi bulunmadığından, davalı ... Müdürlüğüne husumet yöneltilemeyeceği, tashih kararının hatalı infazı sonucu “... oğlu ...” adına oluşan tescilin yolsuz olup, adına tapu senedi alarak bağış işlemini yapan davalı “...oğlu ...’un” iyiniyetinden söz edilemeyeceği, ancak son kayıt maliki davalı Vakıfın tapu kaydına güvenen iyiniyetli 3. kişi olup, kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF 1....

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün tereke temsilcisinin atanması yönünden l. bentte açıklanan sebeple ONANMASINA, tereke temsilcisinin şahsı yönünden 2. bentte açıklanan nedenle dilekçenin görev yönünden reddi ile dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 26.02.2007...

Karar, davacı tereke temsilcisi vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle gerekçeli karar başlığında davacı tereke temsilcisi ...nın isminin yer almamış olmasının mahallinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olduğu anlaşıldığına göre ; davacı tereke temsilcisi vekilinin temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 4,00.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacı tereke temsilcisinden alınmasına, 17.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.03.2014 gününde verilen dilekçe ile tavzih talebi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; talebin kabulüne dair verilen 09.10.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi tereke temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, miras ortaklığına temsilci atanması isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, muris ...'ın terekesine ...'ın temsilci olarak atanmasına karar verilmiştir. Davalı ... vekili 24.09.2014 tarihli dilekçesi ile ''tereke temsilcisinin, muris ...'ın terekesinin tamamına atandığı yönünde açıklık getirilmesi'' isteminde bulunmuştur....

Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/77 E sayılı dosyasında dava konusu olan miras ortaklığına TMK'nın 640/3 maddesi gereğince Adil ve ... oğlu 07.01.1943 doğumlu un tereke temsilcisi olarak atanmasına karar verildiği, tereke temsilcisinin 17.03.2017 tarihinde öldüğü, gerekçeli karar ile temyiz başvuru dilekçesinin tebliğ edilmediği anlaşılmakla; 03.03.2010 tarihli bozma ilamında belirtildiği üzere; miras şirketine M.K.nun 640. maddesi uyarınca temsilci atanması, atanacak tereke temsilcisine gerekçeli karar ile temyiz başvuru dilekçesinin tebliğ edilerek gerekli süreler geçtikten sonra, tebliğ mazbatalarının da evrakına eklenerek geri çevirme ile istenilen hususların eksiksiz yerine getirtilip getirtilmediği mahkeme hâkimi tarafından bizzat denetlendikten sonra gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 12.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu