Dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre dava niteliği itibarıyla TBK'nın 19.maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davasıdır. Yüzeysel bakıldığında iptal davaları ile muvazaa davaları arasında bir benzerlik görülmekte ise de bu benzerlik her iki davanın güttüğü amaçtan öte gitmemektedir....
Zira; davacı vekili dava dilekçesi, 6.5.2011 günlü cevaba cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında "tazminat davasının derdest olduğunu, bu nedenle icra takibine geçemediğini, tazminat davası sonucunda alacakları kararla icraya başvuracağını, ancak icra takip tarihi itibariyle tasarrufun iptali davası için öngörülen sürelerin geçmiş olabileceğini, davalıların kardeş olmaları nedeniyle yapılan satış işleminin muvazaalı ve Bk.18.maddesi gereğince geçersiz olduğunu" beyanla tasarrufun (satışın iptaline karar verilmesini istemiştir). 6100 sayılı HMK'nun 33 md.(mülga 1086 sayılı HUMK'nun 76.md) göre maddi vakıaları açıklamak taraflara hukuki nitelendirmesi ise hakime aittir. Dosya içeriğinden, iddia bir bütün olarak değerlendirildiğinde davanın Bk.18.maddesinde öngörülen muvazaa hukuksal nedenine dayalı tasarrufun (satış) iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tasarrufun iptali 11/04/2015 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6644 Sayılı Kanun'un 2.maddesi ile değiştirilen 2797 Sayılı Yargıtay Kanunu'nun 60.maddesi gereğince, dosya kendisine gönderilen ilgili hukuk dairesi bir ay içinde yapacağı ön inceleme sonucunda iş bölümü bakımından kendisini görevli görmez ise gerekçesiyle birlikte dosyayı Hukuk İş Bölümü İnceleme Kurulu'na gönderecektir. İnceleme konusu uyuşmazlık, TBK.nun 19. maddesine göre muvazaa sebebine dayalı kömür sahasının işletilmesinin devrine ilişkin tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu durumda; Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu İş Bölümü kararına göre, belirgin biçimde Dairemizin inceleme alanı dışında kalmakta ve niteliği bakımından Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin görevi içine girmektedir....
(TBK m. 614 (BK) m. 514)). Hemen belirtmek gerekir ki, bakıp gözetme koşulu ile yapılan temliki işlemin geçerliliği için sözleşmenin düzenlendiği tarihte bakım alacaklısının özel bakım gereksinimi içerisinde bulunması zorunlu değildir. Bu gereksinmenin sözleşmeden sonra doğması ya da alacaklının ölümüne kadar çok kısa bir süre sürmüş bulunması da sözleşmenin geçerliliğine etkili olamaz. Kural olarak, bu tür sözleşmeye dayalı bir temlikin de muvazaa ile illetli olduğunun ileri sürülmesi her zaman mümkündür. En sade anlatımla muvazaa, irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılık olarak tanımlanabilir. Böyle bir iddia karşısında, asıl olan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır. (TBK m. 19 (BK m. 18))....
DAVALARIN BİRBİRLERİNE ETKİSİMURİS MUVAZAASIMUVAZAA NEENİYLE TAPU İPTALİ VE TESCİLTENKİS 743 S. TÜRK KANUNU MEDENİSİ (MÜLGA) [ Madde 502 ] 743 S. TÜRK KANUNU MEDENİSİ (MÜLGA) [ Madde 505 ] 743 S. TÜRK KANUNU MEDENİSİ (MÜLGA) [ Madde 634 ] 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 18 ] 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 213 ] "İçtihat Metni" (YİBK., 02/05/1987 gün ve 4/5 s.) (YİBK., 22/05/1987 gün ve 1996/4 E., 1987/5 s.) Taraflar arasındaki "tapu iptali ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Milas Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 12/5/1997 gün ve 1995/407-416 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay l. Hukuk Dairesinin 25/9/1997 gün ve 1997/10320-11103 sayılı ilamı ile; (...Dava, "muris muvazaası" hukuksal nedenine dayalı iptal ve tescil isteğine ilişkindir....
Tapu iptali ve tescil ile bedel, olmazsa tenkis istekli birleştirilen davalara gelince; Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Davacı, 10.03.2009 tarihinde ölen ortak miras bırakanları ...’ın, 43,128,129,591,661, 1121 parsel sayılı taşınmazlar ile 79 parsel sayılı taşınmazdaki 10/15 payını 05.03.1998 tarihinde mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla kardeşinin oğlu olan dava dışı ...’a devrettiğini, anılan temlike ilişkin ... ASHM’nin 1999/30E., 1999/46 K. saylı dava dosyası ile açtığı tasarrufun iptaline ilişkin verilen kararın Yargıtay 15....
HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL - TENKİS - ECRİMİSİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tenkis ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine karar verilmiş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince de davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava; ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis ve ecrimisil istemine ilişkindir. Davacılar, mirasbırakan ...'...
İster İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davası olsun ister BK'nun 18.maddesine gereğince açılmış muvazaa nedenine dayalı iptal davası olsun her iki dava türünde de davacının bu davayı açabilmesi için davacının tasurrufu veya işlemi gerçekleştiren şahıstan alacaklı olması gerekmektedir. Somut olayda, davacı ve davalı ... boşanmış ancak boşanma sonrasında davacı lehine hükledilmiş mali hakların olmadığı görüldüğü gibi evlilik birliği içinde edinilen malların tasfiyesi yönünde açılmış bir davanın bulunduğu da iddia ve ispat edilmediği dolayısı ile davacının davalı ...'...
Dava; muvazaa nedenine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, taraflar arasındaki boşanma davası devam ederken, davalı kocanın evlilik birliği içerisinde edinilen taşınmazı muvazaalı olarak diğer davalıya devrettiğini ileri sürerek istekte bulunmuştur. İddianın ileri sürülüş biçimine göre, davanın yasal dayanağının Borçlar Kanununun 18. maddesi olduğu anlaşılmaktadır. Davalılar arasında gerçekleştiği ileri sürülen muvazaalı işlem davacı yönünden haksız eylem niteliğinde olup, davacının katkı payı alacağının tahsilini sağlamak bakımından eldeki davayı açmakta hukuksal yararı bulunmaktadır. Gerek 713 sayılı TMK.nun 170. maddesi uyarınca mal rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen mallarda kaynaklanan “katkı payı alacağı” ve gerekse 4721 sayılı TMK.nun hükümleri gereğince yasal mal rejimi olarak benimsenen, edinilmiş mallara katılma rejiminden doğan “katılma alacağı” şahsi hak niteliğinde bir alacak olup ayın (mülkiyet) hakkı niteliğinde değildir....


