-2- Mahkemece; koşulları oluşmadığından tapu iptali-tescil isteminin reddine, terditli istemi olan tazminat talebine gelince; 20.01.2013 tarihli bilirkişi raporunda davacının yaptığı kalıcı, faydalı, değer arttırıcı işlerin tutarı 30.000,00 TL. olarak belirtilmiş ise de, davacı talebinin 10.000,00 TL. olduğu, ıslahın da yapılmadığı görülmekle davanın kabulü ile 10.000,00 TL.nın 17.12.2010 dava tarihinden itibaren yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılardan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. 1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davacının temyiz itirazları yerinde değildir. 2-) Davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava, ortak taşınmaza yapılan faydalı ve zorunlu masrafların BK. 61. maddesi gereğince sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili talebine ilişkindir....
Mahkemece; dava konusu taşınmaza paydaşın yaptığı faydalı ve zaruri masrafları haksız iktisap hükümleri gereğince talep edilebileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş; yapılan masraf bedelinin payı oranında 1/2'sine tekabül eden 3.275,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; manevi tazminat istemi ise reddedilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Uyuşmazlık, davaya konu parselin jeolojik yönden sakıncalı alandan çıkartılması için yapılan harcamaların; zaruri ve faydalı masraf sayılıp sayılamayacağı ve bu masrafların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istenilip istenilemeyeceği hususlarında toplanmaktadır. Somut olayda; davacının yaptığını iddia ettiği masraflarının faydalı masraf kapsamında sayılıp sayılamayacağı özel ve teknik bilgiyi gerektirmektedir....
Hâl böyle olunca, Özel Dairece, kiralanana yapılan faydalı ve zorunlu masrafların mülga 818 sayılı BK’nın 414. maddesi kapsamında vekâletsiz iş görme hükümlerine istenebileceği belirtilmiş ise de, kiracının yaptığı kullanım amacına uygun hâle getirmeye yönelik değişiklikler ile yapılan yararlı ve zorunlu giderler sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre değerlendirilmelidir. Bu hâlde de kiralayan/malikin, kiracının yaptığı faydalı ve zorunlu giderler yönünden bu bedele yansıyan oranda sebepsiz zenginleştiğinin kabulü gerekir. 25....
DAVA : Harici taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklı kaparo ödemesi ile taşınmaza yapılan masrafların tahsili istemi HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İSTİNAF EDEN : Davalı vekili Taraflar arasındaki harici taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklı kaparo ödemesi ile taşınmaza yapılan masrafların tahsili davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
tahsili istemi yönünden yapılan inceleme de ise Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihatları uyarınca, sebepsiz zenginleşemeye dayalı alacak isteminde bulunulabilmesi için alacaklının taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin sona erdirilmiş ve davacının taşınmazdan tahliye edilmiş olmasının gerektiği, taşınmazı kullanmaya devam ettiği sürece davalıların sebepsiz zenginleştiğinden, davacının da sebepsiz şekilde fakirleştiğinden söz edilemeyeceği, somut olayda da davacının çekişmeli taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin sona erdirildiğine yönelik herhangi bir iddia ve beyan bulunmadığı, dolayısıyla sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istenebilmesi için gerekli şartların ve hukuki yarar koşulunun henüz oluşmadığı, davacının bu yöndeki taleplerinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekirken ispatlanamadığı ve iyiniyetli olunmadığı gerekçesiyle, davacılar (davacı ... hariç) vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ......
Her ne kadar sözleşmede yapılan imalatların 3 yılın sonunda tahliye edilmesi durumunda kiralayana bedelsiz bırakılacağı öngörülmüş ise de, kira sözleşmesinin ruhsat alınamadığından fesh edilmiş olup ayrıca davalı tarafından tahliyeden sonra yapılan imalatların kaldırılması istenmeyip benimsenerek, taşınmaz mevcut haliyle teslim alınmıştır. Diğer yandan yerleşik uygulama, kiracının kiralanana yaptığı faydalı ve zorunlu masrafların yapıldığı tarih itibariyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 527. maddesi ( mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun, 414. maddesi ) kapsamında vekaletsiz iş görme hükümlerine göre davalı kiracıdan isteme hakkı olduğu yönündedir. Kural olarak bu gibi zorunlu ve faydalı masrafların kira sözleşmesinin başlangıcında yapılmış olduğu kabul edilmektedir. Nitekim davacı tarafından dosyaya sunulan harcama faturaları da 2011 tarihlidir. Kiralananın tahliyesi sonunda kiraya verenler bunları benimsemiş ve kiracı aleyhine sebepsiz zenginleşme meydana gelmiştir....
Şöyle ki davalılar pay satın alırken muhdesat bedeli ödeyerek taşınmaz satın aldıkları takdirde, satın aldıkları pay nedeniyle muhdesat yönünden davacıya karşı sebepsiz zenginleştiklerinden sözedilemez. Aksi halde davalılar muhdesatın bedelini ödemeden pay satın almış iseler o takdir de davalılar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre elde ettiği kazanımı geri vermek zorundadırlar. Ne var ki mahkemece, bu yönde de bir araştırma ve değerlendirme yapılmadan eksik incelemeye dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur. Bozma ilamına uyan mahkemece bu defa; "...yapılan yargılamada öncelikle muhdesatların değeri bakımından mahallinde keşif yapılmış ve bilirkişilerden dosyadaki raporlar arasındaki çelişkileri giderecek mahiyette rapor alınmıştır. Tüm bu nedenlerle mahkememizce hükme esas alınan gerçekleşme yüzdesine göre hesaplama yapan 15/11/2017 tarihli rapor hükme esas alınmıştır....
kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-b) Kiracı tarafından akdi ilişkinin devamı sırasında kiralanana yapılan faydalı ve zorunlu masrafların, 6098 sayılı TBK'nın 530....
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yapılan sözleşmenin süresinin dolduğunu, süre dolmasından sonra davacı firma ile herhangi bir mutabakata varılamadığını, huzurda açılan davanın sebepsiz zenginleşme niyeti taşıyan kötü niyetli açılmış bir dava olduğunu, Davaya konu sözleşmenin belirli süreli sözleşme olmasından ve cezai şart gerektirecek herhangi bir fiil olmadığından, gerekse de aradaki husumet yönünden davanın reddine karar verilmesini gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davacı tarafından davalı tarafın sözleşmeyi feshinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, zira taraflar arasında imzalanan Gayrimenkul Aracılık Sözleşmesinin 5,1, maddesinde "müşteri ...'...
, taraflar arasında akdedilen sözleşmelere göre dahili davalı ...'...


