WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Mahkemece, çekişme konusu taşkın kısmın davalılar tarafından tapuda davacıya devrinin taahhüt edildiği halde bu edimin yerine getirilmediği, davalı ...’ın diğer davalı ... ...’ın şoförü olduğu ve birlikte fikir birliği içinde hareket ettikleri belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalılar temyiz etmiştir. Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerliliği için Türk Medeni Kanununun 706, Borçlar Kanununun 213, Tapu Kanununun 26, 1512 sayılı Noterlik Kanununun 60. maddeleri hükümlerince resmi biçim koşuluna uyularak yapılması gerekir. Davalıların çekişme konusu 23 m2’lik yeri tapudan davacıya devretmeyi taahhüt ettikleri iddiasıyla bu dava açılmış ise de; taraflar arasında söz konusu gayrimenkulün devrini sağlayacak geçerli bir sözleşme mevcut değildir. Davacı, bu davada Türk Medeni Kanununun 725. maddesine dayanarak taşkın inşaat nedeniyle tapu iptali ve tescil talebinde de bulunmamıştır....

(Objektif koşul) c) Üçüncü koşul ise taşkın inşaat yapanın, taşınmaz malikine bu bedeli ödemesidir. d)Yukarıda değinilen üç koşulun yanısıra, mahkemece iptal ve tescile karar verilebilmesi için taşkın yapının zeminindeki arazi parçasının ana taşınmazdan ifrazının da mümkün olması gereklidir. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince; davacı 286 parsel sayılı taşınmazın sahibi olduğunu, komşu 287 sayılı parselin sahibi davalının taşınmazına t... inşaat yaptırdığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi, kal ve şimdilik 1.000,00 TL ecrimisil istemiştir. Birleştirilen davada ise davalı, kalin fahiş zarar doğuracağını, iyiniyetli olduğunu, binanın kapsadığı bölümün adına tescilini, iyiniyeti gözetilerek ecrimisil isteğinin reddini talep etmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil KARAR Davacı 653 parsel sayılı taşınmazın çap kaydına dayanarak davalının 654 parsel sayılı taşınmazına karşı tapu iptali ve tescil isteğinde bulunduğuna, kendisine ait binanın bir kısmını taşkın inşaat niteliğinde davalının parseline tecavüzlü kısmın esasen Çaycuma 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.10.2006 tarihinde kesinleşen 2005/167 Esas ve 2006/121 Karar sayılı ilamıyla kendisine ait olduğunu ve adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini belirterek kesinleşen hükme esas alınan teknik bilirkişi raporu kapsamında kalan yer olduğu gerekçesiyle iptal ve tescil iddiasını ileri sürdüğüne, her iki parsele ait kadastro tutanaklarının 1985 yılında kesinleştiğine, bu nedenle davada kadastro öncesi zilyetlik ve hukuki neden söz konusu olmadığına göre hükme yönetilen temyiz itirazlarını inceleme görevi Yüksek Yargıtay (1.)...

d)Yukarıda değinilen üç koşulun yanısıra, mahkemece iptal ve tescile karar verilebilmesi için taşkın yapının zeminindeki arazi parçasının ana taşınmazdan ifrazının da mümkün olması gereklidir. Somut olaya gelince, dava konusu 105 ada 10 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı 07.06.1991 tarihli tesis kadastrosu ile kesinleşmiş olup müdahaleye konu dükkanlar 18.04.2014 tarihli inşaat bilirkişi raporunda 11-15 yaş aralığında gösterilmekle tesis tarihinden sonra inşa edildiğinden çaplı yere yapılan yapıdan dolayı temliken tescil istenemez. Mahkemece bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu husus bozmayı gerektirmişse de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden gerekçe bu şekilde düzeltilerek hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir....

Dava, Türk Medeni Kanununun 725. maddesine dayalı tapu iptali tescil istemine ilişkindir. Yasal ayrıcalıklar dışında, Türk Medeni Kanununun 684/1 ve 718/2 maddeleri hükümlerine göre, arazinin mülkiyeti ve buna bağlı olan tasarruf hakkı o arazide kalıcı olmak koşuluyla yapılan şeyleri de kapsar. Türk Medeni Kanununun 725. maddesinde bu kuralın istisnalarından birisi düzenlenmiştir. Anılan maddede düzenlenen koşullarının varlığı halinde, yapının bulunduğu arazi parçası davalıya ait taşınmazın bir kısmını kapsıyor ise tescile konu olacak yer, inşaat alanı ile zorunlu kullanım alanıdır. Somut olayda, hükme esas alınan 01.12.2009 tarihli fen bilirkişi raporunda 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan davacıya ait binanın, davalılara ait 3 parsel sayılı taşınmaza 65,81 metrekare taşkın olduğu; 03.12.2009 günlü inşaat bilirkişi raporunda da taşkın kısmın zemin değerinin 6.000TL olduğu belirtilmiştir....

(Objektif koşul) c) Üçüncü koşul ise taşkın inşaat yapanın, taşınmaz malikine bu bedeli ödemesidir. d) Bu üç koşulun yanısıra, mahkemece iptal ve tescile karar verilebilmesi için taşkın yapının zeminindeki arazi parçasının ana taşınmazdan ifrazının da mümkün olması gereklidir. Somut olaya gelince; davaya konu 582 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında malik olarak görülen muris ...’in muvafakatiyle bu taşınmaz üzerinde bina yaptığını iddia eden davacı, kendisinin iyi niyetli olduğunu iddia ederek bu doğrultuda dosya içerisinde bulunan 12.01.2010 tarihli “ilmuhaber” başlıklı tutanağı delil olarak göstermesine rağmen davalılar tutanak altındaki imzanın murislerine ait olmadığını savunmuşlardır....

(Objektif koşul) c) Üçüncü koşul ise taşkın inşaat yapanın, taşınmaz malikine bu bedeli ödemesidir. d)Yukarıda değinilen üç koşulun yanısıra, mahkemece iptal ve tescile karar verilebilmesi için taşkın yapının zeminindeki arazi parçasının ana taşınmazdan ifrazının da mümkün olması gereklidir. Savunma yoluyla temliken tescil isteyen 14 sayılı parselin maliki davacı ..., elatmanın önlenmesi ve kal isteyen davacı ...'nın babası ile anlaşarak onun muvafakati ile komşu 15 parsele taşkın inşaat yaptığını, iyiniyetli olduğunu belirterek bu davayı açmış ise de bu konuda tanık beyanları dışında herhangibir delil sunamamıştır. Çaplı taşınmazlarda kural olarak iyiniyet iddiası dinlenemez. Dosya kapsamına, toplanan delillere göre de temliken tescil isteyen davacı iyiniyetli olduğunu kanıtlayamadığından temliken tescil talebinin reddine, elatmanın önlenmesi ve kal talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir....

Somut olayda; Davacı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 725. maddesine dayanarak 26.01.2006 tarihinde tescil harici bırakılan ve özel mülkiyete konu teşkil etmeyen yol niteliğindeki taşınmaza 10.04.2011 tarihinde taşkın olarak inşa ettiği bina nedeniyle temliken tescil istemiştir. Dava konusu yerin köy yerleşim alanı içinde kaldığı ve yol olarak 26.01.2006 tarihinde tescil harici bırakıldığı tapu kayıtlarından ve mahkemece yapılan keşif sonrası bilirkişi tarafından düzenlenen rapordan anlaşılmaktadır. Mahkemece, Dairemizin yukarıda belirtilen ilkeleri doğrultusunda yola taşkın kısım için tescil kararı verilemeyeceğinden davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.03.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.03.1997 gününde verilen dilekçe ile taşkın inşaat nedeniyle tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 10.02.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, taşkın inşaat nedeniyle tapu iptali ve tescil istemiyle Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmıştır. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine davacılar vekili tarafından dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmiş ve dosya görevli ve yetkili Gerede Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş , hükmü davacılar vekili temyiz etmiştir....

KARAR Dava, elatmanın önlenmesi ve kal; savunma yoluyla da TMK’nın 725. maddesine dayanan taşkın inşaat nedeniyle temliken tescil, istemlerine ilişkindir. Davacı, maliki olduğu 2220 parsel sayılı taşınmazına, komşu 2219 parsel sayılı taşınmazın maliki ve kullanıcısı olan davalıların, tuğla ve taş duvarla çeşitli ebatlarda kömürlük ve depo şeklinde binalar yapmak suretiyle müdahale ettiklerini ileri sürerek davalıların taşınmaza elatmalarının önlenmesine ve tecavüzlü yapıların yıkımına karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili, ... ve Mevlüt Uzun yönünden malik olmamaları nedeniyle davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, komşu taşınmazın ve üzerindeki her türlü yapı ve müştemilatın davalı ...’a ait olduğunu, davalı ...'...

UYAP Entegrasyonu