Şti’ne sattığı, şirketin burada üç adet villa ve havuzdan oluşan turistik tesis yaptığı, ihale borçlusu ...’ün 31/08/2005 tarihinde ihalenin feshi davası açtığı, bu dava sürerken taşınmazın ...’a 06/10/2005 tarihinde üzerindeki villalarla satıldığı, ihale borçlusunun açtığı ihalenin feshi davasının kabul edilerek 22/09/2006 tarihinde kesinleştiği, ihale borçlusunun ..., ... Gıda Ltd. Şti ve yeni malik ... aleyhine tapu iptali ve tescil davaları açtığı, bunun üzerine ihale borçlusu ile davacı, ... Gıda Ltd. Şti. ve ... arasında 24/10/2008 tarihli sulh sözleşmesinin imzalandığı ve ... Gıda Ltd. Şti. ile ...’ın icra memurunun kusuru nedeniyle açılacak davadaki maddi ve manevi tazminat istemlerini davacıya temlik ettikleri anlaşılmaktadır....
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, sözleşmenin feshi nedeniyle cari yıl kira bedelinin tazminat olarak tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, .... ... ..., .... .... Polikliniği mahallinde bulunan kantin ve çay ocağının kiralanması hususunda yapılan ihale neticesinde davalı ile 27/03/2014 tarihli, ... yıl süreli sözleşme düzenlendiğini, davalının .../08/2014 tarihli dilekçe ile kirayı ödeyemeyeceği gerekçesi ile 06/08/2014 tarihinde kantini boşalttığını bildirerek sözleşmenin feshi talebinde bulunması üzerine, .............
Dava,kira sözleşmesinin tek taraflı feshedilmesi nedeni ile sözleşmenin aynen ifası, olmadığı takdirde tazminat ve alacak istemine ilişkindir....
Davalı yüklenici, gönderilen kumun sözleşmeye aykırı olmadığı, ihtarla verilen sürenin beklenmediğini, iki ihale arasındaki farkın müspet zarar olduğundan istenemeyeceğini, kaçırılan fırsat nedeniyle oluşan zararın menfi zarar kapsamında istenebileceğini, gecikme cezası istenmesini gerektirecek bir sözleşmeye aykırılığın bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile iki ihale arasındaki fark olan 46.872,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen ve davaya konu 29.03.2012 tarihli sözleşme ve eklerinde sözleşmenin feshi halinde iki ihale arasındaki farkın tazminat olarak ödeneceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK'nın 33. maddesine göre hakim re’sen Türk Kanunları gereğince hüküm vereceğinden, maddî vakıaları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak ise hakime ait olup, tarafların bu konudaki vasıflandırmalarıyla bağlı değildir....
tip sözleşmelerini haksız feshi nedeniyle irat kaydettiği toplam 28.933,45 TL'nin sözleşmenin feshi tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline, davalı kurumun haksız fesih nedeniyle ödemediği son hak ediş bedeli olan 23.720,95 TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/320 Esas ve 2013/291 Karar sayılı kesinleşmiş ilamının kesin hüküm oluşturduğu, ihale yasaklığına dayanan sözleşmenin yapılamaması nedeniyle uğranılan zarar isteminin varsayıma ve tahmine dayandığından ispatlanamadığı ve yerinde olmadığı, haksız fesih nedeniyle uğranılan zararlardan ise ancak 9.465,00 TL nin haklı olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Ne var ki; kesinleşmiş Mahkeme kararı ile davalının sözleşmeyi feshinin haksız olduğuna karar verilmiş olup, davacının haksız fesih nedeniyle uğramış olduğu zararının hesaplanması gerekir. Mahkemece, davacının sözleşmesinin süresinden önce haksız feshi nedeniyle uğradığı zararın, gerekirse bilirkişi raporu alınarak belirlenmesi gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 3-Bozma nedenine göre, davalının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir....
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Dava, ihale sözleşmesinin yargı kararına istinaden feshi nedeniyle doğan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemenin kabulünde olduğu üzere fesih işleminde davalı idarenin kusuru bulunmadığı gibi davacıya atfedilebilecek bir kusur da mevcut değildir. Uyuşmazlık taraflar arasındaki ihale sözleşmesinin 29/b maddesindeki iş eksilişinden doğan tazminat kapsamında değerlendirilemez ise de davacının, dava konusu işin tamamı üzerinden idareye ödemek zorunda kaldığı yasal giderlerin kendi elinde olmayan nedenlerle yapamadığı iş tutarına tekabül eden kısmını davalıdan isteyebileceğinin kabulü gerekir....
Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili, davacı şirket ile hizmet alım sözleşmesinin 12.03.2010 tarihinde imzalandığını, 15.03.2010 tarihinden itibaren hizmet alınmaya başlandığını, ancak şirketin Kamu İhale Kanunu'nun 17. ve 58. maddelerine aykırı davranması nedeniyle sözleşmesinin 31.08.2010 tarihinde haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiş, birleşen davada ise, ihale sonucunda kendisi ile hizmet alım sözleşmesi imzalanan davalı şirketin, 2009 yılı 8. ayına kadar % 50'den fazla hissesine sahip bulunan Ömer Büyükadalı hakkında 26.06.2006 tarihinde ihaleye fesat karıştırmak suçundan kamu davası açıldığı ve şirket ortağının cezalandırılmasına karar verildiği ve ceza dosyasının halen Yargıtay incelemesinde bulunduğunun davacı bankaya ihbar edilmesi üzerine, iddiaların tespiti için yapılan çalışmalar sonucunda, Kamu İhale Kurumu tarafından şirket ortağı Ömer Büyükadalı hakkında kamu davası açıldığının kurum kayıtlarında yer ... aldığının anlaşıldığı...
kit, aksesuar ve sarf malzemelerinin başka yerde kullanılamadığı, alımı yapılan ürünlerin kullanılmayan kısımlarının dava konusu edildiğinin belirtildiği; Bu itibarla, davacıların sözleşme uyarınca 15 günlük sarf malzemesini bulundurmakla yükümlü olduğu, dosyada örnekleri bulunan faturalara konu malzemelerin tamamının davalı idare ile imzalanan sözleşme kapsamında yürütülen iş kapsamında satın alınıp alınmadığının belirsiz olduğu, sözleşmenin 17/12/2010 tarihinde sözleşmenin feshi nedeniyle iş kapsamında alımı yapılan sarf malzemesinin ne kadarlık kısmının kullanılamadığına dair herhangi bir belge bulunmadığı, başka bir anlatımla tazminat istemine konu tutarın sözleşmenin feshi nedeniyle plastik tüp, cuvettes, labstrip, yeşil iğne, telli tüp v.s. malzemenin kullanılamayan kısmına ilişkin olduğunun davacılar tarafından ortaya konulamadığı, kaldı ki tazminat istemine sebep fesih işleminden sonra davacılarından hizmet satın alma yoluna gidildiği ve 03/02/2011 tarihine kadar söz konusu...
sayılı kararı ile ihale davacı şirket üzerinde kalmış ve 20.02.2020 tarihli ihale ve kira sözleşmesinin imzalandığını, Davalı ... tarafından ülkemize ve tüm dünyada yaygın hale gelen ve pandemi olarak nitelenen salgın hastalık , mücbir sebep sayılarak başkanlık makamının 12.10.2020 tarih ve ....... sayılı onayı ile davacı ve davalı arasında yapılan ihale ve kira sözleşmesi feshedildiğini,...ancak İhale çerçevesinde...belediyeye ödenmiş olan kesin teminatın belediyeye gelir kaydına karar verildiğini, İhale ve sözleşme feshedilmiş olduğundan Davalı ......... ödenen ve haksızyere gelir kaydedilen 989.492,69TL nin 16.09.2020 tarihli ihtar ve iade dilekçemiz tarihinden itibaren yürütülecek ticari faiziyle birlikte davalı ... Başkanlığından tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. GEREKÇE: Dava,...20.02.2020 tarihli ihale ve kira sözleşmesinin fesih edilmesi nedeniyle davalı...Belediye tarafından gelir kaydedilen kesin teminatın iadesi talebine ilişkindir....


