ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/524 Esas KARAR NO : 2023/58 DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/06/2022 KARAR TARİHİ : 23/01/2023 K. YAZIM TARİHİ : 01/02/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkili ...'ın yetkili vekaletnameye sahip eşi ... aracılığı ile sahip oldukları galeride satılması amacıyla ... plakalı ... marka ... model ... motor numaralı aracı davalıdan 05.07.2021 tarihinde Bakırköy .... Noterliği ......
Mahkemece, BK'nun 207. maddesi gereğince ayıba karşı tekeffül için belirtilen bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Yukarıda da kısaca özetlendiği gibi, dava, davalı tarafından davacıya satılan aracın bilahare yurda kaçak sokulduğu iddiası ile zaptedilmesi nedeni ile tazminat istemine ilişkindir. Hemen belirtmek gerekir ki, HUMK'nun 74,75,76. maddeleri gereğince hakim, bir davada sadece tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve neticei taleplerle bağlı olup, dayandıkları kanun hükümleriyle ve onların tavsifleriyle bağlı değildir. Hukuki tavsif ve uygulanacak kanun maddeleri mahkemece re'sen gözetilir. 2010/16674 2011/12717 Somut olayda dava konusu araç usulüne uygun millileş- tirilmediği için zaptedildiğine göre, davalının sorumluluğu BK'nun 189. maddesinde sözü edilen zapta karşı teminat borcundan doğmaktadır....
Mahkemece, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine ,davalı ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının reddine,maddi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ile davalı ... ‘ın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık geçerli satıştan kaynaklanan BK. 189 ve sonraki maddelerinde düzenlenen zapta karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanmıştır. Davacının …plaka numaralı aracı 21.11.1994 tarihinde davalıdan noter senedi ile satın alıp adına tescil edildiği bilahare aracın çalıntı olduğunun anlaşılması üzerine, davacının elinden araç sahibi tarafından 20.5.2005 tarihinde alındığı dosya içindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır....
Davalı ...Ş. vekili, ayıba karşı tekeffül hükümlerinden sadece satış sözleşmesinin taraflarının sorumlu olduğunu, husumet itirazında bulunduklarını, davacının aracı teslim aldıktan 3 yıl sonra dava açtığını,davacının ayıba karşı tekeffülden doğan haklarını kaybettiğini, araçta gizli ayıbın olmadığını, gizli ayıp olsa bile garanti süresinden sonra davanın açıldığını, tamiri yapan servisin yetkili servis olmadığını, taksi ücretinin ispat edilmesi gerektiğini, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir....
Mahkemece, davanın kabulüne, 9.341,02 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Borçlar Kanununun 214. ve devamı maddelerinde düzenlenen, zapta karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Satım sözleşmesinde satıcının zapta karşı tekeffül borcunu düzenleyen 6098 sayılı Borçlar Kanununun 214. maddesinde, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada varolan bir hak dolayısıyla satılanın tamamı veya bir kısmı bir 3.kişi tarafından alıcının elinden alınırsa satıcı, bundan dolayı alıcıya karşı sorumlu olur....
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının ...Noterliğinde yapılan satış sözleşmesiyle ... plakalı aracı satın aldığı, ancak aracın hırsızlık malı olması sebebiyle araca el konulduğu, sözleşme bedelinin 55.000,00 TL olduğu, zapt nedeniyle davalının sorumlu olduğu, sözleşme bedeli ve işleyen faizlerden davacının elde ettiği gelir düşülmek suretiyle zapta karşı tekeffül bakımından davacının 90.009,12 TL alacağının tespit edildiği, maddi tazminat yönünden davacının zararını ispat edemediği, manevi tazminat bakımından meydana gelen zarardan dolayı davalıların kusurlu olmadığı gerekçesiyle davacının aracın zapt edilmesi sebebiyle 90.009,12 TL alacağının davalılardan tahsiline, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin...
A.Ş. vekili, husumet itirazında ve zamanaşımı def'inde bulunmuş, davanın esası yönünden ise, müvekkilinin finansal kiralama sözleşmesinden doğan tüm edimlerini yerine getirdiğini, sözleşmenin 31. md. gereği müvekkilinin ayıba karşı tekeffülden dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini istemiştir. Davalı ... Motorlu Araçlar Tic. ve San. A.Ş vekili, husumet itirazında bulunmuş, davacının zamanında ayıp ihbarında bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Davalı... makine A.Ş. vekili, davacı ile imzalanan yetki sözleşmesi hükmü gereği ve müvekkilinin yerleşim yeri adresi İstanbul olduğundan İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürerek, yetki ilk itirazında bulunmuş, cevap dilekçesinin hazırlanabilmesi için davaya cevap süresinin uzatılmasını talep etmiş, ayrıntılı cevap dilekçesini ise ibraz etmemiştir....
Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir....
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, 20/12/2011 tarihli ilk duruşmada, davacıya duruşma gününün bildirilmesine ilişkin tebligatın yapıldığı zapta geçirilmiş ise de tebligat gönderildiğine dair dosyada ve UYAP’ta bilgi ve belge bulunmadığından dosyanın işlemden kaldırılması ve daha sonra da süresinde yenilenmediğinden bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 23.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece yapılan yargılamada toplanan delillere göre; garanti süresinin TTK'nun 25/3 maddesinde belirtilen ihbar yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığı, her halukarda ihbarın ayıba karşı tekeffülden doğan zamanaşımı süresi geçmesinden önce yani sözleşme konusunun alıcıya ifa olarak teslim edildiği tarihten itibaren 6 ay içerisinde yapılmasının zorunlu olduğu, davacı tarafça aracın 12.02.2008 tarihinde teslim alınmasına rağmen ayıp konusundaki ihtarnamenin 23.09.2009 tarihinde gönderildiği, davanın ise 09.11.2009 tarihinde açıldığı, bu durumda davanın kanunda öngörülen zamanaşımı süresi içinde açılmaması nedeniyle davacının ayıba karşı tekellüf hükümleri çerçevesinde herhangi bir talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Garanti şartları başlıklı belgede garanti süresinin malin teslim tarihinden itibaren 2 yıl veya 100.000 km.olduğu belirtilmiştir....


