"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında taşınmaz satımına dair geçerli sözleşme bulunmakta olup, uyuşmazlık ve hüküm; satım akdine konu taşınmazın zaptedildiği iddiasıyla, zapta karşı sorumluluk hükümleri uyarınca tazminat istemine ilişkindir. Davanın açıklanan bu niteliğine göre, temyiz inceleme görevi Yüksek Yargıtay 13. Hukuk Dairesinindir. Ne var ki dosya, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 21.12.2016 günlü ve 2016/18406 E. 2016/10743 K. sayılı görevsizlik ilamı ile Dairemize gönderilmiş olduğundan, 23.07.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6723 Sayılı Yasanın 21. maddesi ile değiştirilen 2797 Sayılı Yargıtay Kanununun 60/3 maddesi uyarınca temyiz incelemesini yapacak daire belirtilmek üzere dosyanın Hukuk İşbölümü İnceleme Kuruluna gönderilmesine, 16.01.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi. ....
Bu durumda alıcı zapta karşı tekeffül hükümlerine dayanarak satıcıdan talepte bulunabilir. Mahkemece mülkiyetin davacıya geçip geçmediği sahtelik nedeniyle davacının zapta karşı tekeffül hükümlerine dayanıp dayanamayacağı hususları üzerinde durulup toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan yönler gözetilmeden delillerin takdirinde ve hukuki nitelendirmede hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
teveffülden dolayı sorumlu tutulması için aranan koşullardan biri ayıba karşı tekeffülden doğan davalara ilişkin zamanaşımı süresinin geçmemiş olması gerektiğini, ------ göre taşınmazlara ilişkin ayıplardan doğan davalarda teslimden itibaren beş yıl geçmekle ayıba karşı tekeffülden doğan hakların zamanaşımına uğramadığını, dava konusu somut olayda teslim tarihi net olarak tespit edilmiş olmamakla birlikte yapılan işin niteliği de dikkate alındığında ayıba karşı tekeflülden doğan haklara ilişkin davanın zamanaşımına uğradığı düşünülebileceğini, eğer Mahkeme, zamanaşımı bulunmadığı kanaatine varırsa ayıba karşı tekeftülden sorumluluğun doğması için aranan bir başka şartın da ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini, onun da ayıbın iş sahibinden kaynaklanmaması olduğunu, iş sahibi, uzmanlık alanları birbirinden farklı olan birden fazla yüklenici ile anlaştığı hallerde, yükleniciler arasındaki görev sırasını ve koordinasyonunu da sağlaması gerektiğini, bu bildirim yükümlülüğünü yerine getirmezse...
MAHKEMESİ Uyuşmazlık, taraflar arasındaki araç satım sözleşmesinden kaynaklı zapta karşı tekeffül hükümlerine dayalı olarak açılan alacak istemine ilişkindir. ....02.2011 gün ve 27846 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 09.02.2011 gün ve 6110 sayılı bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair Kanunun ....maddesiyle ... Yasasının ....maddesinde yapılan değişiklik uyarınca 01.03.2012 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanan iş bölümü kararının ... ....... Dairesi için Borçlar Kanunun ikinci kısmında yer alan sözleşmelerden (istisna akdi hariç akdin muhtelif nevilerinden) kaynaklanan davalar bakımından Sulh ve Asliye ayrımının yapılmadığı ve incelemenin bu nedenlerle ... ....... Dairesince yapılacağından uyuşmazlık konusu dosyanın temyiz incelemesi Dairemizin görevi dışındadır. Bu itibarla dosyanın gerekli inceleme yapılmak üzere ... ....... Dairesine gönderilmesine, ....01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ...Asliye Hukuk Mahkemesi - K A R A R - Dosya kapsamına, iddia ve savunmaya, mahkemece kabul edilen hukuki niteliğe göre uyuşmazlık, zapta karşı sorumluluğa dayalı rücuan tazminat isteğine ilişkindir. 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 14. maddesi ve Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 19.01.2015 gün ve 2015/8 sayılı İş Bölümü Kararı uyarınca temyiz incelemesinin Dairemizin görevi dışında olup 13. Hukuk Dairesine ait olduğu düşünüldüğünden, 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 1/4/2015 tarihli ve 6644 sayılı Kanunun 2. maddesiyle değişik 60/3. maddesi uyarınca görevli Dairenin belirlenmesi için dosyanın Hukuk İşbölümü İnceleme Kuruluna gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; dosyanın Hukuk İşbölümü İnceleme Kuruluna gönderilmesine 03/11/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak, tazminat Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak ve tazminat davasına dair karar, davalı-k.davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Asıl dava, kira sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle kiracı tarafından açılan tazminat davası karşı dava ise kiraya veren tarafından açılan kira alacağı ve tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne 6210 TL kar mahrumiyeti zararının tazminine, birleşen davanın ise kısmen kabulü ile 2804 TL kira alacağı olmak üzere toplam 3959 TL'sının tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı/karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008-154 D.iş sayılı dosyasında alınan 27.11.2008 tarihli bilirkişi raporunda ... raporuna atıf yapılarak yapılan duyusal analize göre numunelerin ayıplı olduğunun tespit edildiği, gizli ayıbın mevcudiyetinin 27.11.2008 tarihinde ortaya çıktığı halde davacının davalıya ayıp ihbarında bulunmadığı, bu durumda satılan malı mevcut ayıbıyla beraber kabul etmiş sayılması ve davalı satıcının ayıba karşı tekeffülden doğan sorumluluğuna ilişkin davacı lehine doğan hakların dava tarihi itibariyle zaman aşımına uğradığının kabul edilmesi gerektiği, davacının uğradığını iddia ettiği zararı da ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir....
Bu nedenle satım hukukunda zapta karşı tekeffül sorumluluğunun varlığı zorunludur. Satıcının zapta karşı tekeffül borcunun doğması için satım sözleşmesinde ayrıca bu hususta taahhütte bulunmasına gerek yoktur. Ne var ki, taraflar bu sorumluluğu kaldıran veya daraltan sözleşme yapabilirler. Satıcının zapta karşı tekeffül borcundan dolayı sorumlu tutulabilmesi için tekeffülün şu maddi şartlarının gerçekleşmesi gerekir: 1. Satılan mal alıcıya teslim edilmiş bulunmalıdır. Zapta karşı tekeffül borcu ikincil (tali) nitelikte bir borç olduğundan, satılanın teslim edilmemesi durumunda, alıcı yalnızca BK’nın 96 ve devamında yer alan hükümlere dayanarak satıcıya başvurabilir. Üçüncü kişinin hak iddiasını alıcıya karşı ileri sürebilmesi, ancak satılanın alıcı tarafından teslim alınması durumunda söz konusu olabilir. Açıktırki, satılan henüz satıcının elinde bulunuyorsa, üçüncü kişinin hak iddiasını alıcıya değil satıcıya yöneltmesi gerekir. 2....
in Borçlar Kanununun 189 ve devamı maddelerinde düzenlenen satıcının zapta karşı tekeffül hükümlerine göre sorumlu olduğu, Hazinenin ise Medeni Kanunun 1007. maddesi gereğince tapu sicilinin tutulması nedeniyle sorumlu olduğu, tazminat alacağının farklı nedenlerden kaynaklandığı için, Hazine ve ...'in davacı şirketlerin zararlarından müteselsil olarak sorumlu olduğuna karar verilemeyeceği gibi, Hazinenin hem davacı şirketlere hem de davalı ve karşı davacı ...'e aynı anda tazminat ödemeye mahkum edilemeyeceği, mahkemece, davalı ...'in zapta karşı tekeffül hükümlerine göre sorumlu olup olmadığı araştırılarak, sorumluluğu var ise tapu maliki şirketlerin zararının bu kişiden alınarak davacı şirketlere verilmesine, ...’in ödemesine karar verilen zararın miktarına, alım satım işlemi nedeniyle ödedikleri ve edindiklerine göre tapu sicilinin tutulması nedeniyle oluşan zararı söz konusu ise bu miktarın Hazineden alınarak davalı ve karşı davacı ......
Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. B. Karar Düzeltme Sebepleri Davalı vekili; zapta karşı tekeffül koşullarının oluşmadığını, davacının zaptı bilmiyor olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kayden malik olduğunu ve doğrudan satış işleminin tarafı olmadığını, dava tarihi itibariyle davacının taşınmazın maliki olduğunu, rayiç bedelin hesaplama yönteminin gerekçesinin açık olmadığını, eksiklikler giderilmeden alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, zapta karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 2....


