bir bedeli de bulunamayacağından devletin sorumluluğunu gerektirecek bir tazminatın söz konusu olamayacağını, dava konusu edilen olayın MK'nın 1007. maddesi ile hüküm altına alınan sorumlulukla da ilgisinin bulunmadığını, zira ortada tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan bir zarar ve sorumluluğun söz konusu olmadığını, 3621 sayılı Yasa uyarınca dava konusu taşınmaz hakkında Hazinenin herhangi bir kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını, Hazine’nin herhangi bir tazminat sorumluluğu bulunduğu kabul edilebilecek olsa dahi, bu sorumluluğun tapu maliklerine karşı olan ve Marmaraereğlisi Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 2017/107 Esas sayılı dosyası ile görülen davada tartışıldığını ve bu konuda kesin bir hüküm verildiğini, hazinenin sorumlululuğunun ancak ve yalnızca bu şartlarda değerlendirilebileceğini, bu davada taraflar arasındaki iç ilişkiden kaynaklanan bir tazminattan hazinenin sorumlu tutulamayacağını, davanın hazineye ihbarının usulsüz olduğunu, dava konusu taşınmazın tapu kaydına...
HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL - TAZMİNAT Taraflar arasında görülen tapu iptali-tescil, olmazsa tazminat davası sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalılar ... ve ... vekilinin istinafı üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince verilen, davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar davalılar ... ve ... vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı, mirasbırakan ...’dan intikal eden taşınmazlara ilişkin olarak davalı ...'...
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVANIN TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL - TAZMİNAT Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Erdemli 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen birleştirilen 2009/222 E. sayılı davanın reddine, birleştirilen 2010/40 E. sayılı davanın davacı yönünden reddine, asli müdahil yönünden kısmen kabulüne, asıl dava bakımından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın, davacı - asli müdahil ... vekili, davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; tarafların başvurularının esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı - asli müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/294 Esas sayılı dosyasında görülen ve kabul ile sonuçlanan bu davanın temyiz incelemesi sonucu taşınmazın satış işleminden sonra intikal görmediği, azilname gözetilmeksizin yapılan yolsuz tescil iddiasıyla tapu iptal ve tescil davası açılması yoluyla taşınmazın aynen iadesinin mümkün olduğu, bu gibi bir durumda tazminat davası açılamayacağından bahisle bozulduğunu, bu nedenle eldeki davanın açılması zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulmasını ve davalı adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II....
Belirtilen ilke TMK'nin 1023. maddesinde aynen "tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan 3 ncü kişinin bu kazanımı korunur" şeklinde yer almış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024.maddenin 1. fıkrasına göre "Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken 3 ncü kişi bu tescile dayanamaz" biçiminde öngörülmüştür. Ne var ki; tapulu taşınmazların intikallerinde, huzur ve güveni koruma, toplum düzenini sağlama uğruna, tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin, iyi niyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır. Gerçekten bir yanda tapu sicilinin doğruluğuna inanarak iktisapta bulunduğunu ileri süren kimse diğer yanda ise kendisi için maddi, hatta bazı hallerde manevi büyük değer taşıyan ayni hakkını yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalan önceki malik bulunmaktadır....
HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TAZMİNAT Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından vekilin vekaleti kötüye kullandığı, alıcı konumunda olan davalıların iyiniyetli kabul edilemeyeceği, vekil ile el ve işbirliği içinde hareketle davacıyı zararlandırdıkları gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına, tapu iptali ve tescili talebi yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 08.04.2021 Perşembe günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... vekili Avukat ..., davalılar ... vd. vekili Avukat ... ......
İşte bu nedenle Devlet, nüfus sicilleri gibi tapu sicillerinin de tutulmasını üstlenmiş, bunların aleniliğini (herkese açık olmasını) sağlamış, iyi ve doğru tutulmamasından doğan sorumluluğu kabul etmiş, değinilen tüm bu sebeplerin doğal sonucu olarak da tapuya itimat edip, taşınmaz mal edinen kişinin iyi niyetini korumak zorunluluğunu duymuştur. Belirtilen ilke TMK'nin 1023. maddesinde aynen "tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan 3 ncü kişinin bu kazanımı korunur" şeklinde yer almış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024.maddenin 1. fıkrasına göre "Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken 3 ncü kişi bu tescile dayanamaz" biçiminde öngörülmüştür....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki "tapu iptali ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 11.06.2012 tarih ve 2011/516 E., 2012/258 K. sayılı karar, davalı şirket vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 05.11.2013 tarih ve 2013/12031 E., 2013/15161 K. sayılı kararı ile; "...Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir....
Örneğin; 6102 sayılı TTK m.122 den kaynaklanan denkleştirme istemi... 4-Yukarıda belirtilen haller dışında kalmakla birlikte, Yargıtay uygulamasında ve/veya doktrindeki genel görüşler itibariyle "tazminat" niteliğinde olduğu kabul edilen ve davalılar aleyhine para alacağına ilişkin tahsil hükmü kurulmasını içeren her türlü maddi ve manevi alacak istemini içeren davalar tazminat davasıdır. Örneğin TBK m.179 ve devamından kaynaklanan cezai şart alacakları, TMK m.1007 hükmünden kaynaklanan ve tapu sicilinin hatalı tutulmasından doğan alacaklar... Somut dava bu çerçevede irdelendiğinde, 3.numaralı başlık altında irdelenen maddi tazminat davalarındandır. Zira somut dava haksız eylemden kaynaklanmasa dahi kanun hükmünün madde başlığı, aynı zamanda içeriği ve gerekçesi dikkate alındığından davanın tazminat niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır....
HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın tapu iptali ve tescil talebinin reddine tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf etmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)b.1 maddesi uyarınca esastan reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, inançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescili isteğine ilişkindir....


