"İçtihat Metni"Davacı-k.davalı ... ile davalı-k.davacı ... aralarındaki nişan bozulmasından kaynaklanan alacak-tazminat davasına dair ... Aile Mahkemesinden verilen 03.10.2013 günlü ve 2011/678 E.- 2013/673 K. sayılı hükmün Onanması hakkında dairece verilen 07.05.2014 günlü ve 2014/78 E.- 2014/6986 K. sayılı ilama karşı davalı-k.davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davada, nişanın bozulması nedeniyle, nişanda takılan ve dilekçede belirtilen altınların aynen iadesi, olmadığında bedeli olarak, fazlaya ilişkin hak saklı kalmak üzere, 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle tahsili talep edilmiştir....
Nişanın bozulması nedeniyle mutad dışı hediyelerin geri alınmasına ilişkin davalarda kusur aranmaz. Bunun yanında, hediyelerin iadesi yönünde hüküm kurulabilmesi için eşyanın davalıya hediye edildiğinin ve nişanın bozulmasından sonra iade edilmediğinin ispatlanması gerekir. Hediyelerin verildiği ve iade edilmediği hususu her türlü delil ile ispat edilebilir. Bunun yanında nişan nedeniyle kendisine verildiğini kabul ettiği hediyelerin iade edildiğini ileri süren davalı, bunu kanıtlamalıdır. Somut olayda davacı taraf, nişanın bozulması üzerine nişan hediyelerinin davalı tarafça iade edilmediğini ileri sürmüş, davalı ise tüm eşyaların davacıya iade edildiğini savunmuştur. O halde davalı taraf bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür....
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 15/10/2014 NUMARASI : 2013/692-2014/856 Taraflar arasındaki nişanın bozulması nedeniyle maddi-manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 12/05/2015 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı asil S.. E.. ile vekili Av.Ş.. K.. geldi. Karşı taraftan davalı asil İ.. T.. ile vek.Av.F.. K.. geldi....
in ev için yapmış olduğu masraflara yardımcı olmadığı, davalının nişandan bir süre sonra davacı ... ile nişan bağını tek taraflı ve haksız olarak sonlandırdığı, davalının üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediği, davacının nişanın bozulmasında bir kusurunun olmadığı, davalının kusurlu olduğu, başka bir kadınla birlikte olduğu, davacının nişan bozulması nedeniyle çok üzüldüğü, davalı ile davacı ... arasında 01/08/2012 tarihli ibraname imzaladıkları görüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, 01/08/2012 tarihli ibraname nedeni ile maddi tazminat talebinin reddine, davacı Türkan yönünden davacının nişan ve evlenme vaadi nedeni ile yapmış olduğu masraflar ve uğramış olduğu maddi zararlar nedeni ile toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, davalının usulüne uygun açılmış davasının olmaması nedeni manevi tazminat talebi hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde...
TMK m. 25/4 maddesinde düzenlenen manevi tazminatın kural olarak alacağın devrine konu olamamasına ilişkin yasal engel, örneğin TMK m. 121'de düzenlenen nişanın bozulmasında kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın kusurlu olan taraftan talep edebileceği manevi tazminat alacağı bakımından söz konusu olduğu gibi; manevi tazminata ilişkin diğer özel hükümler bakımından ve bu çerçevede başlıca TMK m. 158/2, TMK m. 174/2, TBK m. 58, TBK m. 56, 5846 sayılı FSEH m. 70/1 uyarınca manevi tazminat alacakları bakımından da söz konusudur. Bu hükümlerde yer alan manevi tazminat alacakları da karşı tarafça kabul edildiği takdirde alacağın devri yoluyla devredilebilir ... gelecektir. Böylece TMK m. 25/4 hükmünde düzenlenen yasal engel, hangi kanunda düzenlenmiş olduğu önem arz etmeksizin bütün manevi tazminat alacakları bakımından uygulama alanı bulmaktadır. Böylece kanun koyucu bu şekilde manevi tazminat alacağında cüz'i intikali sınırlamıştır....
Uyuşmazlık Uyuşmazlık, davalı tarafından nişanın haksız bozulması nedeniyle manevi tazminat, hediyelerin iadesi ve mümkün değilse bedellerinin geri verilmesi istemine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1....
Somut olayda;mahkemece, her ne kadar gerekçeli kararda asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla bakıldığı yazılmamış ise de tensip tutanağının 8 numaralı bendinde "davaya aile mahkemesi sıfati ile bakılmasına" karar verilmiş, bu ara karardan dönülmemiş, dava mahkemece "nişanın bozulması nedeniyle tazminat ve hediyelerin geri verilmesi" olarak nitelendirilmiş ve davanın esası hakkında karar verilmiştir. Davacı dava dilekçesinde taraflar arasında nişan ve imam nikahı yapıldığını, resmi nikah olmaksızın yapılan düğün sonrası davalı ve ailesi ile beraber yaşadıklarını, davacının resmi nikah teklifine rağmen davalının resmi nikah yapmadığını, belirterek düğünde takılan ziynet eşyalarını, mehir senedinde yazılan eşyaların iadesini, çeyiz eşyalarının bedelini ve maddi tazminat ile manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir....
tazminata hükmedilecek haller (Kişilik haklarının zedelenmesi, İsme saldırı, Nişanın bozulması, Evlenmenin feshi, Bedensel zarar yahut ölüme neden olma hali) sınırlı bir biçimde sayıldığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir....
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 16/07/2014 NUMARASI : 2013/1066-2014/979 Taraflar arasındaki nişan bozulması nedeniyle tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının 2013 yılı Haziran ayı başında tanıştıklarını, 26/08/2013 tarihinde nişanlandıklarını, tarafların ilişkileri gayet güzel gitmekte iken davalının bir kısım maddi nedenleri ileri sürerek nişanı bozduğunu, nişanın bozulmasına rağmen davalının nişan hediyelerini iade etmediğini, dava konusu hediyelerin davacının ekonomik ve sosyal konumu itibariyle alışılmışın dışında hediyeler olduğunu, bu nedenlerle davalıya nişan nedeniyle hediye edilen altın ve ziynet eşyasının aynen iadesine, aynen iadesi mümkün olmadığı takdirde rayiç...
Nişanının bozulması nedeniyle mutad dışı hediyelerin geri alınmasına ilişkin davalarda kusur aranmaz. Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre; nişan yüzüğü dışında kalan tüm altın, takı ve ziynet eşyaları mutad dışı hediye olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle nişanın bozulması nedeniyle nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların diğer nişanlıya vermiş oldukları ziynet eşyaları verenler tarafından geri istenebilir. Hediyelerin verildiği ve iade edilmediği hususu her türlü delille de ispat edilebilir. TMK'nın 6.maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde; gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı ispatlaması gerekir....


