ın aday olup yönetim kuruluna seçilememesi nedeniyle ortakları aleyhine kışkırtarak kooperatifi zarara uğrattığını iddia ettiğini, .... ve ekibinin göreve gelmesiyle müvekkilinin yönetim kurulu üyeliğine son verildiğini, yeni yönetim kurulu oluşturularak kooperatif hesaplarını incelemek üzere hesap tetkik komisyonu kurulması kararı alındığını, aynı genel kurulda müvekkilinin de içinde bulunduğu yönetim kurulunun ibra edilmediğini, kooperatifin zarara uğratıldığı iddiası ile müvekkili ve diğer yönetim kurulu üyeleri hakkında tazminat davası açmak üzere davalı denetim kurulu üyelerine yetki verildiğini, .... Asliye 1....
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı yönetim kurulu üyelerinin, Belediye'nin yıkım kararına istinaden yıkılmış olan yüzme havuzunda sonradan onarımlar yaptırdığı ve Belediye'den izin alınmadığı, bu nedenle imar mevzuatına aykırı işlem yapıldığı belirlenmiş ise de, bu onarımdan sonra yüzme havuzunun sonraki yönetim kurulu döneminde de kooperatif ortakları tarafından sürekli ve eylemli olarak kullanıldığı, uğranılan herhangi bir maddi zararın söz konusu olmadığı, bu sebeple davalı yönetim kurulu üyelerinin sorumlu tutularak onarım bedeli için yapılan harcamanın tahsili talebinin TMK'nın .... maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollaması ile TTK'nın 336. maddesi uyarınca, genel olarak yönetim kurulu üyeleri kooperatif adına yapmış oldukları sözleşme ve işlerden dolayı şahsen sorumlu değildir....
Davalı vekili, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu uyarınca müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davanın yönetim ve denetim kurulu üyelerine karşı açılması gerektiğini, ayrıca davacının da iddialarının yerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma uyarınca 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 62/3. maddesi uyarınca kooperatif yönetim kurulu üyelerinin kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumlu oldukları, aynı Yasa'nın 98. maddesi yollaması ile uygulanma imkanı bulunan TTK'nun 309/1. ve 336. maddelerindeki şartların varlığı halinde kooperatif yöneticileri aleyhine zarara uğrayanlar tarafından tazminat davası açılabileceği, somut olayda, davacının ileri sürdüğü zararlar nedeni ile doğrudan davalı kooperatif hakkında tazminat davası açılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir....
A.. davacının ödemelerini ... ..... .... yaptığını, iddia edilen borçtan sorumlu tutulmalarının söz konusu olmayacağını, kooperatif yönetim kurulu üyelerine karşı açılan haksız davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; ... .... davalı kooperatifi temsile yetkili olmaması nedeniyle davalı kooperatifin ve yönetim kurulu üyelerinin sorumlu tutulamayacağı, davalı ... ... ..aleyhine açılan davada ise bu davalının talep edilen borç ilişkisi kapsamında sorumluğu olduğu ancak davalının davacıdan aldığı nakitlere karşılık iki senet düzenleyerek davacıya teslim ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir....
Maddesi şöyledir; "KOOPERATİF ÜYELERİ, Yönetim Kuruluna ve Kooperatif çalışanlarına karşı aşağılayıcı ve hakarette kesinlikle bulunamazlar. Kooperatif üyeleri içerisinde toplumun huzurunu bozacak her türlü davranışlardan kaçınmalıdır. Aksi takdirde 45 (kırkbeş) iş günü iş verilmeme cezası uygulanacaktır." görüleceği üzere davalı kooperatifin iç tüzüğündeki 18. Madde KOOPERATİF ÜYELERİNİN, yönetim kuruluna ve kooperatif çalışanlarına karşı hakarette bulunulması durumundaki cezai durumu düzenlediğini, davalı Kooperatifin 09.09.2022 tarihli yönetim kurulu kararı incelendiğinde "......'a ait ait ... plakalı araçta şoför olarak çalışan ...'ın Yönetim Kurulu üyelerine fiziki müdahale ve sözlü hakaretlerde bulunduğunun" iddia edildiğini, yönetim kurulu üyelerine fiziki müdahale ve sözlü hakaretlerde bulunduğu iddia edilen ...'ın kooperatif üyesi ve ortağı olmadığını, dava dışı ...'...
Kararı asıl davada davacı-birleşen davada davalı kooperatif vekili temyiz etmiştir.Dava, Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi yönetim kurulu üye ücretinin belirlemesinin Merkez Birliğinin talimat ve onayına tabi olup olmadığı ile ilgilidir.1581 sayılı Kanunun 4/6. maddesinde, kooperatif ve bölge birliklerinde yönetim kurulu üyelerine ve denetçilerine verilecek ücret veya huzur hakkının miktarının Merkez Birliği Yönetim Kurulu tarafından tespit edildiği hükme bağlandığı ve 2010 yılından önceki Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Ana Sözleşmesinin 49. maddesinde, yönetim kurulu üyelerine Merkez Birliği yönetim kurulunca tespit edilecek esaslar dahilinde ücret veya huzur hakkı ile harcırah ödeneceği belirtilmiştir....
Anılan istisnalardan olana 5. bent gereğince, gerek Kanun'un gerekse anasözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri kasden ya da ihmal sonucu olarak yapmayan yönetim kurulu üyelerine ortak, gerçekleşen zararın tazmini için doğrudan dava açabilir. Kooperatif ortağının, öncelikle kooperatiften konut ya da konut karşılığı tazminat alma olanağı kalmadığının sabit olması halinde, bundan sonra kooperatif yöneticilerine karşı dava açılabilir....
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının belirttiği genel kurulda üyelerin isteği ile üyelere ödenen bu bedellerin ödenmesini karar altına alan yönetim kurulu kararını yok eden bir karar alınmadığını, kooperatif yönetim kurulu kararı ile kooperatif üyelerine birikimlerinin, haklarının ödenmesini son derecede doğal olduğunu, yasada ve ana sözleşmede buna engel bir durumun söz konusu olmadığını, davanın reddini talep etmiştir. BİRLEŞEN ANTALYA 3. ATM' NİN ... ESAS ve ......
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacıların, ödedikleri aidatları kooperatif ile yönetim ve denetim kurulu üyelerinden tahsilini istedikleri, davacıların daire verilmemesi nedeniyle daire karşılığı tazminat isteminde bulunmadıkları, kooperatif ortaklığından ihraç edilmeyen veya istifa etmeyen ortakların ödedikleri aidatları kooperatiften isteyemeyecekleri, davacıların kooperatiften alacağı bulunsa dahi yönetim ve denetim kurulu üyelerinin alacaktan şahsi olarak sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davalı kooperatife yönelik davanın esastan, yönetim ve denetim kurulu üyelerine yönelik davanın pasif dava ehliyeti bulunmadığından reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, kooperatifin ortağı olan davacılara konut verilememesi nedeniyle uğranılan zarara karşılık konut bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Husumet kooperatif ve yönetim kurulu üyelerine yöneltilmiştir....
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıların davacı kooperatifin yönetim ve denetim kurulu üyelik görevini ifa ettikleri, kooperatifin 23/11/1998 tarihinde yapılan olağan genel kurulunda yönetim kurulu üyelerine 50,000,00 TL huzur hakkı ödenmesi hususunda karar alındığı, bu kararda huzur haklarının ilk olağan genel kurula kadar ödenmemesinin kararlaştırıldığı, 26/08/2001 tarihinde olağan genel kurul toplantısının yapıldığı, bu toplantıdan itibaren yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesine başlandığı, dosyada mevcut kayıt ve belge içeriklerine göre, özellikle kooperatif defter kayıtlarına göre yönetim kurulu başkan ve üyelerinin bu tarihten evvelde huzur hakkı aldıkları, davacının talebi ile ilgili sadece huzur haklarının fazla alınmasından doğan davacının zararının mevcut olduğu, davacının bu zararının davalı S.. Y..'...


