aleyhine alacak ve tazminat davası açıldığını, müvekkilinin hakkı olan bağımsız bölümlerin ... adına tahsis edildiğini, sonrasında 19.04.2005 tarihinde kooperatif sekreteri, kalıpçı taşeronun ve benzeri kimselerin kurduğu davalı S.S....
ın yönetim kurulu ve genel kurul kararı olmaksızın bir fabrikanın satın alınamayacağını bildiğini, tescil işleminin dayanağını oluşturan sözleşmenin geçersizliği halinde tescilin de geçersiz olduğunu, yapılan işlemlerin yok hükmünde olduğunu, fabrika arsası ve üzerindeki tesisat ile makinelerin gerçek değerinin çok altında bir değere devredilmesi nedeniyle davacının zarara uğratıldığını, satış bedelinin Dalva ailesine aktarıldığının açık olduğunu, 28/04/2003 tarihli satış faturasının Vergi Usul Yasa'sına aykırı olarak düzenlendiğini, her bir makinenin tek tek belirtilmediğini, bu faturanın Alfa A.Ş’nin defter ve kayıtlarında bulunmadığını, faturada gösterilmeyen malların 31/12/2001 tarihli sigorta poliçesinde bulunduğunu, fabrikanın yönetim kurulundan ve genel kurulundan karar alınmadan ...'...
A.Ş.” unvanını alarak yeni adresine taşınma kararı aldığını, davalı ile müvekkili arasında 13/09/1994 tarihli inşaat sözleşmesinin imzalandığını, sonrasında da 17/07/1995 ve 15/03/1996 tarihli ek sözleşmelerin imzalandığını, davalının, müvekkilinin hak edişlerini zamanında ödeyemediğini, 15/03/2006 tarihli ek sözleşme ile biriken 2.273,20 TL borç karşılığı imal edilen bodrum kat 4 dükkan olarak tabir edilen toplam 568.30 m2 alanın müvekkiline devredildiğini ve “davalı tarafından proje tadilatının yaptırılıp onaylattırılarak bu alanın yasal hale getirileceğinin” kararlaştırıldığını, davalı kooperatifçe ruhsat dışı ve kaçak imal edilmiş olan bağımsız bölümlerin 27/05/1995 genel kurul öncesinde kooperatif üyelerine satışa sunulduğunu ancak alıcının çıkmadığını, 02/03/1996 tarihli yönetim kurulu kararı ile 17/03/1996 tarihli genel kurul kararıyla bu ruhsatsız bölümlerin müvekkiline satışının onaylandığını, genel kuruldan alınan yetki ile Bornova...Noterliği'nde 07/01/1997 tarihli, .... yevmiye...
Her yıl yönetim kurulunca bilanço ve gelir gider cetveli hazırlanarak aidat tutarı belirlenmekte ve genel kurulun onayına sunulmaktadır. Görüldüğü üzere "aidat" tutarının içinde inşaat finansman giderleri, genel yönetim giderleri, alt yapı giderleri bulunabilmektedir. Yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ve 23. Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamalarıyla peşin bedelli ortakların kooperatifin amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim ve alt yapı giderlerinden sorumluluğunun devam ettiği kabul edilmiş; peşin bedelli üyenin sorumluluğunun belirlenmesi için istenen aidat tutarı içindeki genel yönetim ve alt yapı giderlerinin belirlenmesi gerektiğine ilişkin bozma kararları verilmiştir....
Şti aleyhine açılan tazminat istemli davanın reddine, davalı Tasfiye Halinde S.S.... KYK aleyhine açılan tazminat istemli davanın kabulüne, buna göre 145.000TL tazminatın bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir. Mahkememizce verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, istinaf incelemesini yapan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi 26.01.2017 tarihli ve 2017/40 esas, 2017/73 karar sayılı ilamında; istinaf talebinin esastan reddine karar vermiş, verilen karar tarafların itirazı üzerine dosya temyiz incelemesine gönderilmiştir. e-imza e-imza Temyiz incelemesini yapan Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 03.03.2020 tarihli ve 2017/1517 esas, 2020/1468 sayılı bozma ilamında; " Dava, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptal ve tescil, olmassa dava konusu bağımsız bölümün bedelinin tahsili istemine ilişkindir....
gerekmesine karşın, ya hiç kiraya verilmemesi ya da çok düşük bir bedelle kiraya verilmesi suretiyle zararın oluşmasına dahası artmasına neden oldukları, haklarında iş bu sorumluluk davası açılan ve şirket yönetim kurulu üyeleri olan ve de şirketin davaya konu 2007 yılı faaliyetlerine ilişkin olarak açılan bu davada davalıların eylemleri ile zarar arasında “uygun bir illiyet bağı” oluştuğu belirtilmiştir....
Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir....
Yargılama aşamasında davalı kooperatif kendisini başka bir vekil ile temsil ettirmiş olup, davalı vekilinin ... havale tarihli dilekçesi ile davacı tarafından açılan davada dava konusu taşınmazların müvekkili kooperatifin yönetim kurulu eski üyeleri tarafından genel kurulun bilgisi ve onayı olmaksızın, kooperatifin ana sözleşmesinde konutların tahsisen tescil işlemlerinin yapılabilmesi için kesin maliyetlerin çıkarıldığını, ortakların bu maliyetleri ödemesi koşuluna bağlı olduğu halde kooperatifin eski müteahhidinden mal kaçırmak amacına dayalı olarak bu koşullar oluşmadan tescil işlemi yapılarak dava konusu bağımsız bölümlerin müvekkili kooperatif ortaklarından 32 davalı adına tahsis ve tescil işlemi yapılmak suretiyle görevlerini kötüye kullanarak işlem yaptıklarını, tescil işlemi yapan eski üyeler hakkında Antalya ......
Bu çerçevede madde ile tapusunu devralan ortağa, sonraki dönemlerde kooperatif tarafından çıkarılan borçlandırmaların hükümsüz hale gelmesi amaçlanmaktadır. Yine, yapılan düzenlemede, yapı kooperatiflerinin ortaklarından olan alacaklarını, üçüncü şahıslara temlik edemeyeceği belirtilmiş olup, kooperatifin ve kooperatif müteahhitleri de dahil olmak üzere üçüncü kişilerin, kooperatif ortaklarına karşı açtıkları davalarda verilen alacak ve tazminat kararlarının kesinleşmeden icra takibine konulamayacağı ve haciz uygulaması yapılamayacağı ifade edilmektedir. Düzenlemeyle belirtilen mağduriyetlere son verilmesi amacıyla, kooperatif veya müteahhitler tarafından ortaklar aleyhine açılmış ve halen devam eden davalar nedeniyle verilen mahkeme kararlarına dayanılarak başlatılan icra takiplerinin, haciz, satış ve tahliye uygulamalarının durdurulacağı ve konulmuş hacizlerin kaldırılması hususları da düzenlenmektedir.”...
Mimarlık Ltd Şirketine 61.220,00 TL ödeme yaptığını ileri sürdüğü, davalıların bu ödemeye itiraz etmediği, davacı tarafın yapmış olduğu ödemelerin 35.045 TL olduğunun belirlendiği, bu ödemelerin davacının sermaye payına mahsuben yapıldığının ileri sürüldüğü, ancak bu ödemelerin davacının payı olarak şirket sermayesinde yer almadığı, davacının ödemelerinin şirketin defter ve kayıtlarında bulunmadığı, davacının şirketteki payının 550 TL olduğu, ancak bu pay karşılığı 34.045 TL ödeme yaptığı, böylece 33.495 TL lık fazla bir ödeme yapıldığı, ayrıca şirket kurulduktan sonra ödenen 1.000 TL nın da ilavesiyle 34.595 TL fazla ödemenin bulunduğu, şirketin kurulmasından sonra yönetim kurulu başkan ve üyesi olan davalıların davacının uğradığı doğrudan zararlardan dolayı sorumlu tutulmalarının mümkün olduğu, davacı pay sahibinin doğrudan zarar uğradığı, sorumluluk davasının tüm yönetim kurulu üyelerine açılmasının zorunlu olmayıp sadece kusurlu üyeler aleyhine dava açılabileceğini, dava konusu olayda...


