Kurumca sigortalıya gelir bağlanabilmesi için öncelikle zararlandırıcı olayın iş kazası niteliğince olup olmadığının tespiti ön sorundur. İş kazasının tespiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanının doğrudan ilgilendirmekte olup tazminat davasında kurum taraf değildir....
Öte yandan, 5510 sayılı Yasa’nın 18 nci maddesinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verileceği, 19 ncu maddesinde iş kazası sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı bildirilmiştir. Somut olayda iş kazası olduğu iddia olunan olayın Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği, ancak kurum tarafından iş kazası olarak kabul edilmediği ve gelir bağlanmadığı anlaşılmaktadır. Kurumca sigortalıya gelir bağlanabilmesi için öncelikle zararlandırıcı olayın iş kazası niteliğince olup olmadığının tespiti ön sorundur....
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde'' İş kazasına konu olay 29/12/2007 tarihinde meydana gelmiştir. Olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan 506 sayılı yasa hükümleridir, bununla birlikte 5510 sayılı Yasa 16/06/2006 tarihinde resmi gazetede yayınlanmıştır bazı madde hükümleri 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Yasanın 4/1 maddesi gereğince iş kazası ile ilgili yeni bir düzenleme yapılmış bağkur'lu ve SSK'lı olmak iş kazası kriteri olmaktan çıkartılmıştır. İş kazası ile ilgili yeni bir tanım yapılmıştır. Davacıların murisinin 29/12/2007 tarihinde kaza geçirdiği dikkate alındığından 5510 sayılı Yasanın 4/1-b maddesi hükümleri dikkate alınacaktır. 506 sayılı Yasanın 11. maddesi ile iş kazasının tanımı sigortalının iş yerinde bulunduğu sırada iş veren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhça arızaya uğratan olarak tanımlamıştır. 5510 sayılı Yasanın 13. maddesinde iş kazası tanımlanmıştır....
İş Mahkemesinin 2011/30 esas sayılı dosyanın davalıları Y.. Ç.. ve A.. D..'e karşı açmış olduğu maddi ve manevi tazminat davalarının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden, davacının 13.02.2004 tarihli iş kazası nedeniyle ilk olarak 05.02.2007 tarihinde davalı işveren şirket aleyhine dava açtığı, bu davanın yargılaması sırasında alınan kusur raporuna göre kazanın oluşumunda davalı şirket müdürü A.. D.. ile fabrika ustabaşı Y.. Ç..'ın da kusuru tespit edilince bu kez 11.01.2011 tarihli davasını açarak bu kişilerden de aynı iş kazası nedeniyle tazminat talebinde bulunduğu, her iki davanın birleştirildiği, bu birleşme sonrasında davacının 11.12.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 5.000,00-TL'den 82.409,81-TL'ye artırdığı, davalı Y.. Ç.. ve A.. D..'ün ıslahen artırılan maddi tazminat kısmına yönelik süresinde zamanaşımı definde bulundukları anlaşılmaktadır. Somut olaydaki uyuşmazlık; davalı gerçek kişiler Y.....
Yapılacak iş, davacı babanın hizmete tabi çalışması bulunduğundan maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi ile, davacı anne yönünden davacıya ... Başkanlığını hasım göstererek iş kazası sigorta kolundan kendisine ölüm geliri bağlanması gerektiğinin tespiti davası açması için önel vermek, dava açılması halinde 6100 sayılı HMK'nun 165/2. maddesi gereğince bu dava için bekletici mesele yapmak, kesinleşen mahkeme kararı ile dava reddedilmiş ise davacı annenin maddi tazminat isteminin reddine karar vermek, dava kabul edilmiş ise hüküm tarihine en yakın tarihteki veriler gözetilerek davacının maddi zararını hesaplattırarak Kurumca davacıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücuya tabi kısmının maddi tazminat miktarından tenzil ederek, çıkacak sonuca göre bir karar vermektir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir....
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekilinin 10.07.2009 tarihinde asıl dava dosyasını, 09.08.2010 tarihinde birinci birleşen dava dosyasını açarak davalı işyerinde çalışmakta iken 08.10.2001 tarihinde iş kazası geçirdiğini iddia ederek 100,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, yine 18.07.2011 tarihinde ikinci birleşen davayı açarak 13.04.2005 tarihinde başka bir iş kazası geçirdiğini ileri sürerek 100,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, 22.07.2011 tarihinde üçüncü birleşen davayı açarak 29.12.2003 tarihinde başka bir iş kazası geçirdiğini ileri sürerek 100,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminat talep ettiği, yine 22.07.2011 tarihinde dördüncü birleşen davayı açarak 26.07.2008 tarihinde iş kazası geçirdiğini ileri sürerek 100,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, mahkemenin ilk kararında, davacı, asıl dava ve birleşen davalarda muhtelif tarihlerde iş kazası geçirdiğini, maddi kayba uğradığını, belirtmiş ise de; davacının...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 08/11/2005 gününde adli yardım talepli olarak verilen dilekçe ile iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece adli yardım talebi kabul edilerek yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23/06/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar, davalı şirkete ait işyerinde işçi olarak çalışmakta iken işyerine ait forklifti kullanırken gerçekleşen iş kazası sonucunda vefat eden ......
Öte yandan Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası niteliğinde olup olmadığı, haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından hak sahiple-rine bağlanan gelirin hükme en yakın tarihteki peşin sermaye değerinin hüküm tarihine en yakın tarihteki verilere göre belirlenen tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Somut olayda olayın Sosyal Güvenlik Kurumunca iş kazası olarak kabul edilmediği ve davacılara iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlanmadığı anlaşılmaktadır. Kararı temyiz eden her iki davalıda olayın V... Ltd. Şirketi yönünden "iş kazası" niteliğinde olduğunu, hakkındaki dava husumetten reddedilen V... Ltd. Şirketi yönünden bu konunun araştırılmadığını bildirmişlerdir....
Mahkemece S.G.K yönünden, davacının davalı şirketlere açtığı iş kazası maddi ve manevi tazminat davasının derdest olması, kuruma davalı şirketlerin topluluk sigortasından iş kazası ve meslek hastalığı kollarından prim ödemesinin bulunmaması sebebiyle olayın kurum yönünden iş kazası kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine, davalı şirketler yönünden ise; taraflar arasında iş aktinin bulunup bulunmadığı, kazanın meydana gelip gelmediği, iş kazası olup olmadığı, iş göremezlik oranı gibi hususların derdest tazminat davasında halledilmesi gereken hususlar olduğu gerekçeleriyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı ve davalı ......
Somut olayda iş kazası olduğu iddia olunan olayın Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediği anlaşılmaktadır. Kurumca hak sahibine gelir bağlanabilmesi için öncelikle zararlandırıcı olayın iş kazası niteliğince olup olmadığının tespiti ön sorundur. İş kazasının tespiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanının doğrudan ilgilendirmekte olup tazminat davasında kurum taraf değildir. Yapılacak iş; davacıya iş kazasını Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbarda bulunmak, olayın Kurumca iş kazası olarak kabul edilmemesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumuna ve hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine “iş kazasının tespiti” davası açması için önel vermek, tespit davasını bu dava için bekletici sorun yaparak çıkacak sonuca göre, olayın Kurumca iş kazası olduğunun kabul edilmesi halinde ise davacıya Kuruma müracaat ederek iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlanması için önel vermek ve çıkacak sonuca göre bir karar vermektedir....


