WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

2010/408 Esasına kaydedilen eldeki bu davanın “ kazası tesbiti” davası mı yoksa, “tazminat” davası mı olduğu konusunda tereddüt oluşmuştur....

Başkanlığı teftiş raporunda olayın kazası olarak kabul edildiği, ceza yargılamasında, taksirle ölüme neden olma eylemi nedeniyle davalı şoförlerden ...'ın suçu sabit görülerek mahkumiyetine karar verildiği; davacılar murisinin trafik kazası esnasında yolcu olduğu gözetilerek aleyhine kusur yüklenmediği; Mahkeme tarafından maddi zararın ... Başkanlığı tarafından bağlanan kazası geliri ile karşılandığı gerekçesi ile maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat taleplerinin ise kısmen kabulüne yönelik karar verildiği, takdir edilen manevi tazminatlara, kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine yönelik hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır. 1-Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır....

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, davacının 09.10.2012 tarihinde kazası geçirdiği ve %6,2 oranında malul kaldığı, bu durumun SGK Başkanlığı tarafından kazası olarak kabul edildiği, alınan kusur raporunda davalı işverenin %70, davacının %30 oranında kusurlu değerlendirildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, 40.339TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline; dava dilekçesinde manevi tazminat talebi bulunmadığından ve ıslah dilekçesi ile manevi tazminat talebinin mümkün olmadığı değerlendirmesi ile manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Manevi tazminat talebi ile ilgili hüküm kurulurken, davacının manevi tazminat istemiyle ilgili dilekçesinin hukuki değerlendirmesinde yanılgıya düşülmüştür. Dosya kapsamına göre, davacı tarafın toplam 40.339TL maddi ve 20.000TL manevi tazminat talebini de kapsayan ıslah dilekçesine ilişkin olarak, 02.05.2016 tarihinde ıslah başvuru harcını da yatırdığı anlaşılmaktadır....

Mahkemece, davacı eşin maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, davacı çocukların maddi tazminat istemlerinin reddine ve davacı eş, çocuklar ve kardeşlerin manevi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmiştir. Davacılar vekili yargılama sırasında mahkemeye verdiği 30.03.2006 havale tarihli dilekçesinde, davalılardan ...'in davacı müvekkiline haricen ve defaten 35.000,00.-TL maddi ve 10.000,00.-TL manevi tazminat ödemesi üzerine sulh olunduğunu, bu nedenle diğer davalılar hakkındaki talepleri saklı kalmak kaydıyla ... hakkındaki davadan sulh olunması sebebiyle vazgeçtiğini belirtmiştir. İş kazası sonucu ölen sigortalı ...'in eşi ile iki çocuğu maddi ve manevi tazminat; beş kardeşi ise manevi tazminat istemiştir. Hükme esas alınan 15.06.2009 tarihli hesap bilirkişisi raporunda, maddi tazminat olarak davalılardan ... tarafından yapılan 35.000,00....

K A R A R Dava 02.11.2000 tarihinde meydana gelen kazası sonucu sürekli göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu tarafından belirlenen %12,10 oranındaki sürekli göremezlik oranı esas alınarak sigortalının maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece davacının tazminatının hesaplanmasına esas alınacak sürekli göremezlik oranının tespitinde hataya düşüldüğü görülmektedir. Somut olayda, kazası olduğu iddia olunan olayın, Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirildiği ve yapılan müfettiş tahkikatı ile kazası sayıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, davacı sigortalının sürekli göremezlik oranının belirlenmesi noktasında toplanmaktadır....

Somut olayda kazası olduğu iddia olunan olayın davalı işverence Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği ancak Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca bu bildirim üzerine ne gibi bir işlem yapıldığının mahkemece bu yerden sorulmadığı,sigortalının Sosyal Güvenlik Kurumunda bulunan dosyasının tetkikinden eş ve çocuklarına kazası sigorta kolundan değil 506 sayılı Yasanın 66/c maddesi gereğince ölüm sigorta kolundan aylık bağlandığı,Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığınca yapılan tahkikatle de olayın kazası olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Öncelikle zararlandırıcı olayın kazası niteliğinde olup olmadığının tespiti ön sorundur. İş kazasının tespiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanını doğrudan ilgilendirmekte olup tazminat davasında kurum taraf değildir....

Bunun yanında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda ( kazasına dayanan maddi tazminat tazminat davaları) haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya veya ölüm halinde hak sahiplerine kazası sigorta kolundan bağlanan bir gelirin bulunup bulunmadığının tespiti ile var ise bu gelirin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55.maddesi de gözetilerek ilk peşin sermaye değerlerinin rücuya tabi kısmının hesaplanan tazminattan tenzili gerekir.(Rücuya tabi kısım=Kurumun sigortalıya kazası sigorta kolundan bağladığı sürekli göremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değeri ile varsa geçici göremezlik ödemesi tahsislerinin sigortalının kusuruna denk gelen miktarlarının bu tahsislerden tenzili ile ortaya çıkan değerler.)...

Somut olayda kazası olduğu iddia olunan olayın Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilip bildirilmediği anlaşılmamaktadır. Kurumca hak sahibine gelir bağlanabilmesi için öncelikle zararlandırıcı olayın kazası niteliğince olup olmadığının tespiti ön sorundur. İş kazasının tespiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanının doğrudan ilgilendirmekte olup tazminat davasında kurum taraf değildir....

K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre; davacıların tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, sigortalının kazası sonucunda vefatı nedeniyle yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, yargılama sırasında vefat eden davacı eşin maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı çocuklar ... ve Serkan'ın maddi tazminat istemlerinin reddine, davacılar ... ve ....'ın maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, davacıların manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat hukukuna ilişkin davada ... 1.İş Mahkemesi ve ... 3. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, davalıya ait işyerinde çıraklık sözleşmesi ile çalışan davacının kazası nedeniyle uğradığı zararın tazmini isteğine ilişkindir. ... 1.İş Mahkemesince, davacının işyerinde çırak olarak çalıştığı, taraflar arasında hizmet aktine dayalı bir sözleşme olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ise, davacının, davalının işyerinde çırak olarak çalışmakta ise de kazası neticesinde yaralandığı, davacının bu kazası nedeniyle tazminat talep ettiği ve İş Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur....

UYAP Entegrasyonu