Mahkemece, maddi tazminat talebinin kabulüne, tedavi giderine ilişkin talep ile manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davaya konu iş kazasının 02.04.2010 tarihinde meydana geldiği, davacı sigortalının % 6,2 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, davacının tedavi giderlerine ilişkin 02.04.2010 tarihli 5.500,00 TL ve 06.04.2010 tarihli 700,00 TL tutarında fatura ibraz ettiği anlaşılmaktadır. 506 sayılı Yasa ve 5510 sayılı Yasada, iş kazası ve meslek hastalığı sigorta kolunun getiriliş amaç ve nedeni, sigortalıların belirtilen türde bir zararla karşılaşmaları halinde onları doğrudan koruma altına alma ve kendilerine yardım yapacak kuruluşu belirlemektir. Şu halde, iş kazası nedeniyle sigortalının başvuracağı ilk merci kendisini bu yönde güvenceye alan Kurum ve onun sağlık kuruluşlarıdır. İş veren ancak Kurum tarafından karşılanmamış SUT'u aşan zorunlu tedavi giderlerinden sorumlu tutulabilir....
Yine mahkememizce yapılan yargılama sırasında davacının dava konusu trafik kazası nedeniyle kalıcı maluliyetten kaynaklı tazminat isteminin yerinde olup olmadığının tespiti açısından aktüer bilirkişiden rapor alınmış olup, düzenlenen raporda dava konusu trafik kazası nedeniyle davacının %5,01 oranındaki kalıcı maluliyeti dikkate alınarak yapılan hesaplama neticesinde davacının sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 55.360,20 TL olduğu, dava konusu olaydaki %10 kusuru dikkate alındığında talep edebileceği tazminat tutarının 49.824,18 TL olduğu hesaplanmış olup, iş bu rapor mahkememizce aynen benimsenerek hükme esas alınmıştır....
Bu tür davalarda sigortalıda oluşan iş göremezlik oranının tazminat miktarını doğrudan etkileyeceği açıktır. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 19. maddesidir. Anılan maddeye göre iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum sağlık kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalının sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanacağı, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir....
Mahkemece, dava konusu olayın iş kazası olduğunun tespitine, 8.906,68 TL maddi, 7.500 TL manevi tazminatın davalı vakıftan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti ve işçide oluşan meslekte kazanma gücü kaybı oranı, hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında davacının kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından ve maluliyet oranında indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu ve maluliyet oranı mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır....
Dava 27.04.2001 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 47,20 oranındaki sürekli iş göremezlik nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı 29.01.2007 tarihli dava dilekçesi ile işverenin tam kusurlu eylemi ile davacının % 21 oranında sürekli iş göremezliğine neden olduğundan bahisle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur....
Somut olayda, dava konusu iş kazasının 04.12.2009 tarihinde meydana geldiği, dava ve ıslah dilekçelerinde maddi ve manevi tazminat istemlerinin tamamı için iş kazası tarihinden itibaren faiz istendiği, buna rağmen manevi tazminata, iş kazası gününden daha sonra açılan dava tarihinden itibaren faiz kararının verildiği ve bu yönüyle kararın hatalı olduğu anlaşılmaktadır. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının isteği halinde davacı tarafa ödenmesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, 16.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İş kazası yada meslek hastalığı nedeniyle, geçici iş göremezlik, 506 sayılı Yasa'nın 16 ve 89. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, iş kazası yada meslek hastalığı sonucu iş göremez duruma düşen sigortalıya sağlık yardımları dışında iş kazasının olduğu, yada meslek hastalığı nedeniyle tedavisinin başladığı tarihten, tedavisinin bitimine kadar, geçici iş göremez duruma düştüğü her gün için 506 sayılı Yasa'nın 89.maddesindeki yöntemle yatarak ya da ayakta tedavi görmesine göre, bir ödenek verilir. Sigortalının iş göremezlik durumunun ödeneğin belirlenmesinde etkisi yoktur. Ancak kusur durumu ve zararın oluşumuna veya artmasına sigortalının katkısına göre %50 ye kadar geçici iş göremezlik ödeneği azaltılabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2001/21-1024 Esas, 2001/1021 Karar nolu 14.11.2001 günlü kararı da bu yöndedir....
Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda, mahkemece SGK tarafından davacıya geçici iş göremezlik dönemi için yapılan ödemenin araştırılarak, bu ödeneğin rücuya kabil kısmının tazminat alacağından tenzili yoluna gidilmesi gerekirken, kanunun emredici hükmüne aykırı olacak şekilde geçici iş göremezlik ödeneğinin rücuya kabil kısmı tazminat alacağından indirilmeksizin yapılan hesabın hükme esas alınması hatalı olmuştur. 3- Aynı zamanda iş kazası nedeniyle davacı tarafça yapılan tedavi giderinden işverenin sorumluluğunun belirlenmesinde hataya düşüldüğü görülmektedir. Gerçekten sarf tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası; iş kazası nedeniyle işverenin sigortalısına karşı, işe Kurumca el koyuncaya kadar sağlık yardımlarını yapma ve vizite kağıdı düzenleme dışında bir yükümlülüğünü hükme bağlamamıştır. Aksine, iş kazasının oluşumundan itibaren her türlü sağlık yardımları ile Kurumun sorumlu olduğunu kabul etmiştir....
Mahkemece, maddi tazminat isteminin tümüyle manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 17.06.2004 tarihinde iş kazası geçirdiği,03.01.2009 tarihli bilirkişi kurulunun kusur raporuna göre iş kazası nedeniyle davalı işverenin %75, davacı işçinin ise %25 oranında kusurlu olduğu, hesap bilirkişisinin 16.03.2009 tarihli raporunda 506 sayılı Yasanın 10.maddesi gereğince davacının kusurunun yarısının davalı kusuruna eklenmek suretiyle davalının %87,5 oranında, davacının ise %12,5 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek maddi tazminatın hesaplandığı anlaşılmaktadır....
Somut olayda, Mahkemece % 19,20 sürekli iş göremezlik oranı esas alınarak davacı sigortalının maddi tazminat miktarı hesaplattırılmış, manevi tazminatın miktarı da % 19,20 oranına göre takdir edilmiştir. Maluliyet oranının tespiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumu’nun hak alanını doğrudan ilgilendirmekte olup, temyize konu tazminat davasında Sosyal Güvenlik Kurumu taraf değildir. İş kazası sonucu oluşan sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadıkça .. Güvenlik Kurumunca davacıya mahkemece belirlenen sürekli iş göremezlik oranı esas alınarak gelir bağlanmayacağından, bu gelirin peşin sermaye değeri maddi zarardan düşülmeden, Kurumca karşılanmayan maddi zarar miktarını belirleme imkanı bulunmadığından, maddi tazminat isteml.....


