WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL -KARAR- Dava, elatmanın önlenmesi ve yıkım olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkin olup, mahkemece taşkın yapılaşma nedeniyle oluşan haksız fiilden ötürü tazminata hükmedilmiş, kararda davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Davanın açıklanan bu nitelendirmesine göre, 2797 Sayılı Yargıtay Yasasının 14.maddesi uyarınca temyiz incelemesi Yüksek 4.Hukuk Dairesine ait bulunduğundan dosyanın ilgisi yönünden anılan Daire Başkanlığına gönderilmesine, 20.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ-YIKIM Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacı, kayden paydaş olduğu 8 parsel sayılı taşınmaza komşu parsel maliki davalıların taşkın yapılanmak, beton direk ve kafesli tel çekmek suretiyle haksız elattıklarını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur. Davalılar, davanın reddini savunmuşlar, birleşen dava ile taşkın inşaat nedeniyle temliken tescil veya taşan kısım üzerine irtifak hakkı tesisi olmadığı takdirde tazminat talep etmişlerdir. Davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar, önceki araştırma bozmasından sonra, bu kez “kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olduğu” gerekçesiyle bozulmuş; mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinin kabulüne, karşı davanın reddine, Nemci Karahan yönünden husumetten reddine karar verilmiştir....

Hukuk Dairesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacılar vekili asıl ve birleşen dosyada, taşkın inşaat nedeniyle elatmanın önlenmesine, taşkın kısmın kal’ine, taşan kısım nedeniyle davalı tarafından elde edilen haksız kazanç nedeniyle tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur....

Bunun için, tapuya kayıtlı özel mülkiyete konu bir taşınmaz üzerinde, temelli kalması amacıyla yapılan binanın ayrılmaz parçası yine tapuda kayıtlı üçüncü kişiye ait taşınmaza taşkın yapılmış olmalıdır. 4. Taşkın inşaat, taşkın yapı ile iki komşu taşınmazı fiilen birleştirmekte, ekonomik bir bütünlük oluşturmaktadır. Bu özelliğinden dolayı taşkın yapıya dayanan temliken tescil isteği taşınmaza bağlı kişisel hak niteliğindedir. Taşılan arazi malikinin devir borcu eşyaya bağlı bir borç olduğundan inşaat maliki hakkını taşılan arazinin her malikine karşı kullanabilir. Yeni malikler de Türk Medeni Kanununun 725. maddesinde belirtilen haklardan yararlanabilecekleri gibi borçlardan da sorumlu olur. 5....

Öte yandan, taşınmaz malikinin, yaptıracağı bir ölçümle parsel sınırlarını belirleyerek binasını bu sınırlar içine yapması bir zorunluluk olup buna uymayarak binasını taşkın olarak yapmış olması olasılığında bina sahibinin iyiniyetli olduğunu kabul etme olanağı bulunmadığına göre çaplı taşınmazdaki taşkınlık nedeniyle davalı ...'in iyiniyetli olduğu söylenemez. Dolayısıyla da Türk Medeni Kanununun 725. maddesinin koşulları eldeki davada oluşmamıştır. Bilindiği üzere, ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, davacı taşınmazında üçüncü kişi konumunda olan haksız işgalci davalıdan ecrimisil istenebilmesi için intifadan men edilmesine gerek yoktur. Hal böyle olunca, davacıya ait taşınmaza taşkın yapı yapmak suretiyle haksız müdahalede bulunan davalı ... yönünden yıkım ve ecrimisile de karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.12.2012 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, eski hale iade, tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; elatmanın önlenmesi ve eski hale iade talepleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına tazminat talebi yönünden husumetten reddine dair verilen 03.02.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, komşuluk hukukuna dayalı elatmanın önlenmesi, eski hale getirme ve tazminat istemlerine ilişkindir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi K A R A R Dava elatmanın önlenmesi, kademeli istem ise tazminata ilişkin olup, mahkemece haksız inşaat nedeniyle kademedeki tazminat istemi hüküm altına alınmış olup, hüküm davalı tarafından tazminata ilişkin verilen hüküm temyiz edildiğinden, haksız fiilden kaynaklanan tazminata ilişkin verilen hükmün 2797 sayılı Yargıtay K.nun 14.maddesi gereğince temyiz incelemesi 4.Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. Yukarıda belirtilen nedenle dosyanın görevli sözü edilen Yüksek Daire Başkanlığına gönderilmesine, 16.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

Davacı; dava tarihinden bir kaç gün önce taşınmazında aplikasyon yaptırdığını ve davalının taşınmazına taşkın inşaat yaptığını farkettiğini beyanla davalı tarafında yapılan elatmanın önlenmesi ve kal ile 2. kademede fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıya 10.000,00TL tazminat isteminde bulunmuş, 18.02.2014 tarihli duruşmada alınan beyanlarında ise binanın tamamının yıkılması halinde mülk sahipleri zarara uğrayacağından elatmanın önlenmesi ve kal taleplerinden vazgeçtiğini sadece arsanın gerçek değerinin ödenmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevabında; davacının rızası doğrultusunda anılan taşınmazın yapıldığını, 1 yıldır davacının yapılan binadan haberdar olduğunu, 15 günlük süre içerisinde itiraz etmediğini, bu nedenle haksız davanın reddi ile taşkın kısmın tapusunun iptali ve davalı adına tescili veya irtfak hakkı tesisi isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne 133 ada 52 parsel üzerinde davalıya ait ... İli, ......

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile; davalılar aleyhine ikâme edilen davanın taşkın inşaat nedeniyle tazminat talebine ilişkin olarak açıldığı ve davacı vekili tarafından ibraz edilen 10.12.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile taşkın inşaat nedeniyle oluşan müdahalenin men'i ve taşkın yapı bölümünün yıkılması talebinde bulunulduğu, davalılar tarafından ibraz olunan cevap dilekçesinde savunma yolu ile TMK’nın 725/2 nci hükmü kapsamında temliken tescil isteminde bulunulduğu, davalıların temliken tescil talebine ilişkin yapılan değerlendirmede, öncelikle davalı taşkın yapı sahiplerinin iyi niyetli olma şartını haiz olup olmadıkları bakımından, taşkın yapının 1987 yılında gerçekleşen kadastro çalışmaları öncesinde inşa edildiği, ilgili mahalde bulunan 51 numaralı adada yer alan tüm parseller üzerindeki yapıların yan parsellerine taşkın olduğu tespit edildiği değerlendirildiğinde, davalı taşkın yapı sahiplerinin sübjektif iyi niyetli...

Haksız işgal tazminatı (ecrimisil) ise, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere; hak sahibinin kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Bu sebeple ecrimisilde karşı tarafı temerrüde düşürmeye gerek yoktur. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira bedeli, en fazlası mahrum kalınan gelir kaybı karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. 40....

UYAP Entegrasyonu