"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 05/06/2012 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeni ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14/04/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı .. tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 11/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davacı ... vekili Avukat ... .... tarafından, davalı ... vdl aleyhine 15/02/2012 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeni ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18/07/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili Avukat ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 16/10/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi. .......
İş. sayılı dosyası ile haksız fiil nedeni ile oluşan zararların tespiti talep edilmiş olup ödenen yargılama giderleri ve masraflar için şimdilik 3.000 TL'nin 01.06 2022'den tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ilavesi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur. Davalı .... Müh.İnş.Turizm Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur. Dava; haksız fiil nedeniyle tazminat istemine ilişkindir....
Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, maddi tazminat istemine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesince, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hizmet akdinden ve iş ilişkisinden kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. İş Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi ise, uyuşmazlığın hizmet akdinden kaynaklanmadığı ve haksız fiil iddiasına dayalı davanın Borçlar Kanunu kapsamında değerlendirileceğinden bahisle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. 4857 Sayılı İş Kanununun 1/II maddesinde “Bu Kanun, 4. maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir....
Davalılar vekili, davalılardan ... tarafından davacıya borç para verildiğini, karşılığında senet alındığını, davalıların davacıdan alacaklı olduğunu, davacı hakkında yapılan icra takibinde fiili haciz uygulanmadığını ve bu nedenle manevi tazminat şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davacının yaşadığı haciz baskısının kişilik haklarına saldırı oluşturacağı gerekçesiyle manevi tazminat talebinin davalılar ... ve ... yönünden kısmen kabulüne; davalı ...'in olay nedeni ile ceza yargılamasında tanıklık yapması haksız fiil teşkil etmeyeceğinden bahisle ... hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının aracına uygulanan haczin sicil kaydı üzerine konulan kayden haciz olduğu, muhafazalı haciz olmadığı anlaşılmaktadır....
Dava, davalı Murat'ın haksız fiilinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, dosya kapsamından davanın haksız fiil faili olan davalı Murat ile 4721 sayılı Medeni Kanunu'nun 369 maddesine dayanılarak ev başkanı sıfatıyla davalı Murat'ın anne ve babası olan diğer davalılara karşı açılmış olduğu anlaşılmaktadır. Fiil ehliyetine sahip bulunmayan küçükler tarafından haksız fiilin işlenmesi durumunda sorumluluk iki çeşittir. Küçük, BK.nun 41. maddesi uyarınca haksız fiilin faili olarak, anne ve babası ise TMK. nun 369. maddesi uyarınca ev başkanı olarak zarar görene karşı sorumludurlar. Her iki sorumluluk da birbirinden farklı hukuki nedenlere dayalı olup, zarar gören küçüğe ve ev başkanına karşı birlikte veya ayrı ayrı davalar açabilir. Aynı zarardan her ikisi de kendi malvarlıkları ile ayrı ayrı sorumlu olurlar. Bundan ayrı, davacının zarara uğramasına yol açan haksız fiilin gerçekleştiği tarihte, haksız fiili geçekleştiren davalı Murat’ın ergin olmadığı anlaşılmaktadır....
Böylelikle “hukuk hâkimleri” dışındaki hâkimler ve cumhuriyet savcıları aleyhine açılacak tazminat davalarında görevli mahkemenin neresi olduğu sorunu ortaya çıkmıştır. 5271 sayılı Kanunun “Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat” başlıklı 141 inci maddesinde suç soruşturması veya kovuşturması sırasında, 141 inci maddenin birinci fıkrasında düzenlenen haller nedeni ile zarar gördüğünü iddia eden kişilerin maddî ve manevî her türlü zararlarını Devletten isteyebilecekleri, 142 nci maddesinde ise koruma tedbirleri nedeni ile tazminat isteminin, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanacağı düzenlenmiştir. 18.06.2014 gün ve 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesine; “(3) Birinci fıkrada yazan hâller dışında, suç soruşturması veya...
Başkanlığı ve diğerleri aleyhine 17/02/2012 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeni ile manevi tazminat ve destekten yoksun kalma tazminatı istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın ...... ...... .........
Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, manevi tazminat istemine ilişkindir. Aile Mahkemesi, taraflar arasındaki ilişkinin TMK'nın 118. maddesinde düzenlenmiş "nişanlanma" olmadığı, davalının evlenme vaadi ile davacıyla bir süre birlikte yaşaması eyleminin, "haksız fiil" niteliğinde olduğu, genel hükümlere tâbi olduğu ve manevi tazminat talebinin genel mahkemelerin görev alanı içinde kaldığı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur. Asliye Hukuk Mahkemesi ise, davalının davacıya evlenme vaadiyle kaçırarak birlikte yaşamasının bu haliyle nişanlanma olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla; manevi tazminat talebinin TMK'nın 121. maddesi kapsamına girdiği ve aile mahkemesinin görev alanı içinde kaldığı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur....
Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Maluliyetin haksız fiil sorumlusunun fiili sonucu oluştuğunun, yani haksız fiil ile maluliyet arasında illiyet bağı bulunduğunun da belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur....


