Yerel mahkemece; somut olayda zarar gören işçinin kusurunun %30 olarak belirlendiği, bu kusurun %50'sinin %15'e tekabül ettiği, kalan %85'lik kusura isabet eden zarar bakımından rücu olanağının mevcut olduğu, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (BK) 50 ve 51. maddesinde düzenlenen haksız fiilden doğan bir zarardan birden çok kişinin sorumluluğunun Kanun'dan doğan müteselsil borçluluk hâllerinden biri olduğu, haksız fiilden zarar gören kişinin, müteselsil sorumlulardan her birinden tazminat borcunun tamamını veya bir kısmını ifa etmelerini talep etme imkanı bulunduğunu, kendi iç ilişkilerinde fazla ödenen miktar için rücu imkanının her zaman bulunduğu gerekçesiyle ve önceki gerekçeler tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir. Direnme kararı davalılar ..., ..., ... ve MEDAŞ vekilleri tarafından temyiz edilmiştir....
Bunun gibi, haksız fiilden zarar gören kimsenin bu fiilden elde ettiği bir menfaat olmuşsa böyle bir menfaat uğranılan zarara mahsup edilir. Görülüyor ki bu olaylarda karşılıklı alacaklar yoktur; sadece alacağın net miktarını bulmak için yapılan bir hesap ameliyesi bahis konusu olmaktadır (Akman, Sermet/Burcuoğlu, Halûk/Altop, Atillâ/ Tekinay, Selâhattin Sulhi: Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 7. Bası, İstanbul 1993, s. 1013). Mahsup yenilik doğuran bir hakkın kullanılması olmayıp sadece alacağın gerçek miktarını belirlemek üzere yapılan bir işlemdir. Burada ayrı ve müstakil iki alacak bulunmamaktadır. Mahsup savunmasını, alacak miktarının indirilmesinde yararı olan herkes ileri sürebilir ve borcu sona erdiren durum olması nedeniyle hâkim tarafından re’sen nazara alınır....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/912 Esas KARAR NO : 2021/1169 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 04/12/2019 KARAR TARİHİ : 02/12/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/12/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; tazminat alacağının konusuz kalmaması için kazaya neden olan davalı ...'na ait ... plakalı (... Plakası ... ) aracın 3.kişilere devrinin önlenmesi bakımından teminatsız olarak ihtiyati tedbir karan verilmesini, ayrıca tazminat alacağının yüksek oluşu sebebiyle davalı ....'...
Türk Borçlar Kanunu'nda haksız fiil sorumluluğunda zamanaşımı 72. maddede " Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır..." şeklinde düzenlenmiştir. Aynı yasanın 73. Maddesinde de, rücu isteminin, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu olduğu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve herhalde tazminatın tamamının ödendiği tarihten itibaren 10 yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. Öncelikli olarak dava şartları, ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır; Davalı ......
nın vefatı sebebiyle uğradıkları destekten yoksun kalma maddi tazminat ve manevi zararlarının tazminine ilişkin haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizce dava konusu kazaya karışan araçların trafik tescil kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının tespitine ilişkin müzekkere cevapları, murisin SGK hizmet döküm cetveli, dava konusu kaza sebebiyle davacılara rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, gelir bağlanıp bağlanmadığına ilişkin SGK kayıtları celbedilerek incelenmiştir. Davalı ...'...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/352 KARAR NO : 2023/224 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/01/2017 KARAR TARİHİ : 16/03/2023 Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize verdiği ve duruşmada içeriğini tekrar ettiği 19/01/2017 tarihli dava dilekçesinde; davalı ... müvekkili şirket arasında 25/07/2013 tarihinde “Gayrimenkul Satış Şartnamesi” kapsamında yapılan ihale sonucunda ... ili, ... ilçesi, .... Mahallesi, 923 ada, 44 parselde bulunan gayrimenkul satışını müvekkili şirket ... Ltd....
İnşaat Makina İmalat Ltd....
Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edip takibi durdurduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikli olarak davalıya ait ... plakalı aracın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasına, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafın belirttiği %100 kusur oranına itiraz ettiklerini, müvekkilinin davaya konu mermerlerin yüklenmesi için aracını dava dışı ... A.Ş'ye bıraktığını ve aracın yüklenmesinin ......
in cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiğini, destekten yoksun kalma tazminatı talepleri yönünden davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile davacılardan baba ... için şimdilik 5.000 TL, anne ... için şimdilik 5.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiğini, iş bu kaza sonrası müvekkili ... için 200.000,00 TL, anne ... için 200.000,00 TL manevi tazminat talep ettiğini, ağabeyini kaybeden, müvekkili... için 100.000 TL manevi tazminat talep ettiğini, haksız fiilden kaynaklanan müvekkillerinin destekten yoksun kalmaya yönelik maddi tazminat bedellerinin faiziyle birlikte tazmini talebine yönelik olarak, İzmir Arabuluculuk Bürosuna başvuru yapılmış... Büro Dosya Numarası ve ......
TBK'nın 49. maddesinde ifadesini bulan haksız fiilden söz edilebilmesi için öncelikle ortada hukuka aykırı bir fiil bulunması, fiili işleyenin kusurlu olması, kusurlu şekilde işlenen ve hukuka aykırı olan bu fiil nedeniyle bir zarar doğması, doğan zarar ile hukuka aykırı fiil arasında uygun nedensellik bağı bulunması gerekmekte olup sayılan dört unsurun birlikte bulunması zorunludur....


