KARŞI OY YAZISI Dava, davalının davacının dava dışı eşi ile birlikteliğinden kaynaklanan haksız saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık evlilik dışı birlikteliğin haksız fiil olarak kabul edilip edilemeyeceği dolayısıyla davalının bu eyleminin davacının kişilik haklarına saldırı teşkil edip etmeyeceği noktasında toplanmaktadır. Eşler evlilik birliğini kurmakla birbirlerine karşı sadakat borcu altına girdikleri gibi, mensubu oldukları aile birliğine karşı da sorumluluk altına girerler. Davacının eşinin evli olmasına rağmen bir başkası ile cinsel ve duygusal ilişkiye girmesi, evlilik sözleşmesi ile bağlandığı, sadakat borcu altına girdiği eşine karşı haksız eylem niteliğindedir. Davalı da evli olduğunu bilerek davacının eşiyle gayri resmi ilişkiye girmek suretiyle, gerek yasalarca, gerek örf ve adet hukuku tarafından korunmayan haksız bir davranış içine girmiştir. Davalının bu davranışı da açıkça haksız eylem niteliğindedir....
HAKSIZ FİİL SEBEBİYLE TAZMİNAT DAVASINDA ZAMANAŞIMI HAKSIZ EYLEMİN AYNI ZAMANDA SUÇ OLUŞTURMASI TAZMİNAT DAVASINDA CEZA ZAMANAŞIMI SÜRESİNİN UYGULANMASIBORÇLAR KANUNU(MÜLGA) (818) Madde 60TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) (765) Madde 102 "İçtihat Metni"Davacılar M.. Y.. ve diğeri vekili Avukat Y.. P..tarafından, davalı H.. B.. aleyhine 13/11/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/03/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız fiil nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar vekili, davalının evli olan davacı M.. Y..'...
Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Açıklanan yasal mevzuat ışığında yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre kusur tespiti yönünden denetime elverişli bulunan bilirkişi raporuna göre davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün davadaki tazminat taleplerine dayanak trafik kazasının meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı dolayısı ile davalının haksız fiil sorumluluğunun gündeme gelmesi yönünden kusur şartının söz konusu olayda geçekleşmediği açıktır. Davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün olayda kusuru bulunmaması sebebiyle davalı sigorta şirketinin haksız fiilden kaynaklanan zararı giderme yükümlülüğü bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Şti. ve diğerleri aleyhine 27/05/2014 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/03/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, haksız fiil nedeni ile meydana gelen manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Açıklanan yasal mevzuat ışığında somut olayımıza bakıldığında; davacı tarafça plakası belirsiz bir aracın kendisine çarptığı, çarpma nedeniyle yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği ve kaza sebebiyle malul kaldığı, davalı ......
Şu durumda, mahkemece anılan yasal düzenlemeler uyarınca eldeki davaya bakma görevinin ağır ceza mahkemesine ait olması nedeni ile öncelikle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 02/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İ.. aleyhine 17/07/2013 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeni ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/05/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1 - Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, haksız fiil (hakaret-tehdit) nedeni ile uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur....
Dava trafik kazası nedeni ile Borçlar Kanunu'nun 45. maddesi (6098 sayılı BK m. 53) gereğince destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Çekişmelerin bir an önce sonuçlandırılmayıp uzun süre askıda bırakılmasının toplumun barış ve huzurunu bozacağı düşünülerek yargı yoluyla hak aramaya konulan zaman sınırı olarak öngörülen zamanaşımı kurumu bir maddi hukuk kurumu değildir. Bir borcu doğuran, değiştiren, ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, doğmuş ve var olan bir hakkın istenmesini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Borçlar Kanunu'nun 41. maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 60. maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemi ile açacağı davaların bağlı olduğu zamanaşımı süreleri özel olarak düzenlenmiştir....
nin 21.09.2007 tarihli dilekçesi ile, yükünü boşaltmak üzere limana yanaşma talebinde bulunduğu, geminin ... limanından atık alım hizmet bedeli, barınma ve palamar ücretleri, iskeleden su alınması hizmetlerini dava konusu kazadan sonra alarak faturalandırılmak sureti ile kendisinden tahsil edildiği,ancak taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin dava konusu iskeleye çarpma olayından sonra meydana gelmiş olması sebebiyle davada, çarpma olayı sonrası geminin limana bağlanması sonrasında zorunlu olarak aldığı hizmetler nedeni ile hizmet bedelinin faturalandırılarak tahsil edilmiş olması nedeni ile kazadan önce aralarında sözleşmesel ilişki kurulmadığı, kaza anı itibarı ile haksız fiil hükümlerine göre değerlendirilme yapılması gerektiği gerekçesiyle, davanın zaman aşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir....
"İçtihat Metni"Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 27/12/2012 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20/03/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız fiil nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Dosya içerisinde temyiz eden davalı İSU'nun temyiz harç makbuzuna rastlanılmamıştır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik 434. maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne göre temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenir....


