San Ve Tic.A.Ş. vekilince temyizi üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonunda 03/04/2013 gün ve 2012/19745 E, 2013/6544 K sayılı kararla "... tarafından olay iş kazası olarak kabul edilmiş ise de sürekli iş göremezlik oranının belirlenmediği, hiçbir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak biçimde sürekli iş göremezlik oranı belirlenerek, buna göre sigortalının manevi tazminat istemi ile belirlenecek bu sürekli iş göremezlik oranına göre sigortalının ağır bedensel zarar görüp görmediğinin değerlendirilerek, ağır bedensel zararın varlığı durumunda yakınlarına manevi tazminat verilmesi gerektiğinin bahisle" bozulduğu, Dairemiz bozma ilamı üzerine Mahkemece önceki kararda direnilmesine karar verildiği anlaşılmakla; 05/07/2012 gün ve 6352 sayılı Yasa ile 5521 sayılı Yasaya eklenen geçici ...maddesi uyarınca yapılan incelemeye ve Dairemiz bozma ilamı gerekçesindeki açıklamalar gözetildiğinde mahkemenin direnme kararı yerinde görülmediğinden talebin ... gün içinde Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna iletilmesi...
Mahkemece, maddi tazminat isteminin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. İş kazalarından kaynaklanan tazminat davaları nitelikçe Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Sigortalıya, iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle geçici iş göremez durumda bulunduğu sürece, Kurum tarafından 5510 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca geçici iş göremezlik ödeneği ödenir. Bu ödenek iş kazalarında olay, meslek hastalığında da tedavinin başladığı tarihten itibaren çalışmaz durumda kaldığı (raporlu olduğu) sürece ödenir. Geçici iş göremezlik devresinde sigortalının çalışamadığı dönemde yoksun kaldığı gelir de iş kazası sonucu oluşan maddi zarar kapsamındadır. Raporlu olunan dönemde çalışamayan sigortalının bu dönemde yoksun kaldığı ücreti kadar bir zararının oluşacağı ve bu zararın da maddi zarar içerisinde kabul edilmesi gerektiği açıktır....
A.Ş. tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.Kesinleşen ilk rücu davasıyla, davalı işverene ait işyerinde 15.07.2006 tarihli iş kazası sonucu, gelire girme tarihi itibarıyla, % 17,20 oranında sürekli iş göremezliğe maruz kalan sigortalıya bağlanan gelir ve masraflar dava konusu yapılmış; Mahkemece, % 17,20 sürekli iş göremezlik derecesi üzerinden bağlanan gelirin ilk peşin değerli tutarının (% 70 oranında işverenler kusuru dikkate alınmak suretiyle ) tahsiline karar verilmiştir.Eldeki dava ile, Kurum; 15.07.2006 tarihli iş kazası sonucu %17,20 olarak belirlenen iş göremezlik oranının, kontrol muayenesi sonucu bilahare 24.08.2009 tarihi itibarıyla artmayla % 27,20 oranına yükselmesi nedeniyle, bakiye gelir talep edilmiştir. Mahkemenin hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır....
Yapılacak iş; maddi tazminat davası bakımından davacının maddi zararını güncel verilere göre yeniden hesaplatmak, davacıya anılan iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri olarak Kurumca bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değeri ile yine Kurumca sigortalıya yapılan geçici iş göremezlik ödemelerinin rücuya tabi kısımlarını( Rücuya tabi kısım=Kurumun sigortalıya iş kazası sigorta kolundan bağladığı sürekli iş göremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değeri ile geçici iş göremezlik ödemesi tahsisleri toplamının sigortalının kusuruna denk gelen miktarlarından tenzili ile ortaya çıkan değerler) hesaplanan bu tazminattan düşerek neticeye varmak, manevi tazminat davası bakımından ise davacı lehine daha uygun miktarda tazminata karar vermekten ibarettir. O halde taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. Mahkemenin kabul ve uygulama şekli bakımından ise, karar başlığında davalı Zaman Su ürünleri A.Ş.'...
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası niteliğinde olup olmadığı, haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından hak sahiplerine bağlanan gelirin hükme en yakın tarihteki peşin sermaye değerinin hüküm tarihine en yakın tarihteki verilere göre belirlenen tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. 5510 sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum sağlık kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalının sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanacağı, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve...
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez. Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen manevi tazminat "bir miktar fazladır”. Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarına gelince; iş kazası 28.01.2006 tarihinde olmuş, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 28.01.2006-30.03.2006 tarihleri arasında geçici iş göremezlik dönemin de 850,64 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödenmiş, işgücü kaybının % 6.2 olması nedeniyle sürekli işgöremezlik geliri bağlanmamıştır. Tazminat hesabı ise kaza tarihinden itibaren yapılmıştır....
Aktüerya Bilirkişi raporunda özetle; 29.10.2017 tarihinde meydana gelen olay sonrasında yaralanan Ahmet AKGÖL'ün kusursuz olduğu, %7 malul olduğu baz alındığında hak etmiş olduğu sürekli iş göremezlik tazminatının 46.679,30 TL, geçici iş göremezlik tazminatı baz alınacaksa geçici iş göremezlik tazminat miktarının 5.473,67 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limitinin 330.000 TL olduğu, hesap edilen tazminat tutarının sigorta şirketi poliçe limitleri dahilinde olduğu Anayasa Mahkemesi iptal kararında anıldığı üzere geçici iş görmezlik tazminat tutarında sigorta şirketinin sorumluluğunu devam ettiği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili 30/04/2022 tarihli değer arttırım dilekçesiyle; sürekli iş göremezlik kaynaklı maddi tazminat talebinin 46.679,30 TL ye arttırarak söz konusu talebini harçlandırmıştır....
Sigortalının bedensel zarar sonucu işgücü kaybı geçici veya sürekli olabilir. Geçici iş göremezlik nedeniyle sigortalının uğradığı gerçek zarar; iş kazası veya meslek hastalığı sonucu işinde geçici olarak çalışamayan sigortalının iyileşinceye kadar çalışamamasından doğan kazanç kaybıdır. Bu zarar, sigortalının raporlu olduğu dönemde % 100 işgücü kaybına uğradığı kabul edilerek, bu dönemde işverenden alması gereken ücret tutarı belirlenip, bu tutardan davalı işverenin kusuruna isabet eden tutar bulunup bundan varsa Kurum2un ödediği geçici işgöremezlik ödeneğinin indirilmesiyle bulunan miktardır. Somut olayda, davacının 28.04.2010 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu maluliyet oluşmamış olsa bile bedensel bütünlüğünün zedelendiği açıktır....
Yukarıda açıklandığı üzere iş kazalarından kaynaklanan maddi tazminat davaları nitelikçe Kurum tarafından karşılanmayan zararların tahsili istemine ilişkin davalardır. Buna göre davacının sürekli iş göremezliği nedeniyle Kurumun iş kazası sigorta kolundan kendisine yaptığı bir ödeme var ise bunun, yine var ise geçici iş göremezlik ödemesinin davacının hesaplanan maddi zararından düşülmesi esastır. Somut olayımızda; davacının maluliyet oranının %10'un altında olması nedeniyle Kurumun kendisine iş kazası sigorta kolundan sürekli iş göremezlik geliri bağlanmadığı açık olmakla birlikte yargılama konusu olan 27.02.2008 tarihli kaza sonrasında istirahatli kaldığı günler için 890,82TL geçici iş göremezlik geliri ödendiği ortadadır. Hal böyle olunca bu ödemenin rücuya tabi kısmının davacının hesaplanan zararından tenzili ile davacının bakiye zararının tespiti gerekmekte olup karar yerinde buna riayet edilmemesi doğru olmamıştır....
Yapılacak iş; davacının maluliyet oranına davalı tarafın itirazı gözönüne alınarak öncelikle Yüksek Sağlık Kurulundan rapor almak, bu rapora da itiraz edilmesi halinde Adli Tıp 3.İhtisas Kurulundan rapor alarak davacının sürekli iş göremezlik oranını belirlemek, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu Kararı arasında sürekli iş göremezlik oranına yönelik görüş ayrılığı bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp Genel Kurulundan davacıda iş kazası sonucu oluşan sürekli iş göremezlik oranını belirleyen karar almak ve kesinleşen maluliyet oranına göre maddi tazminat hesabı yaptırmak ve manevi tazminata karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın, davacıda oluşan sürekli iş göremezlik oranı kesin olarak belirlenmeden karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir....


