Tasarrufun iptali davasının açılması koşullarından birisi de takip tarihinde kesinleşmiş bir alacağın bulunmasıdır. İcra takibi ancak ödeme emrinin borçluya tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz edilmezse kesinleşir. Borçlular, icra takibine itiraz etmişse takip kesinleşmez. Şayet borçlunun itirazı üzerine, alacaklı itirazın kaldırılması veya itirazın iptali davası açmışsa ortada kesinleşmiş bir icra takibi bulunmayacağından, borçlu hakkında haciz uygulaması da istenemez ( İİK. madde 78 vd. ) ve dolayısıyla geçici aciz vesikası yerine geçecek, alacaklıya tasarrufun iptali davası açma hakkı veren tutanak düzenlenemez ( İİK. madde 105 ) veya kesin aciz vesikası verilemez ( İİK. madde 143 ). Somut olaya dönüldüğünde borçlu olarak takip yapılan davalı ...’nın takibe yönelik bir itirazı olmadığı gibi anılan takibin kesinleşmesinden sonra haciz de yapılmıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı ihtiyati haciz konulması talebinin reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı borçlu ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlarını diğer davalılara satışına ilişkin tasarrufların iptalini istemiş ve taşınmazlar üzerine %15 teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasından sonra bu teminatın kaldırılarak teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir....
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu davalarda amaç; borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı bazı tasarrufların geçersiz yada iyiniyet kurallarına aykırılık nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalması ve dolayısıyla o mal üzerinde cebri icraya devamla alacağı tahsilini sağlamaktır. Bu niteliği itibarıyla İİK.nundan doğan dava olup ticaret mahkemesinin görevi içinde sayılan ticari davalardan olmadığı ve mahkemenin görevli olması nedeniyle davanın esasına girilerek incelenmesi ve toplanacak delillere göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir (Dairemizin 9.5.2012 tarih 2012/166 E-2012/5920 K sayılı ilamı da aynı doğrultudadır.)....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı borçlu ...'nın alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazı 27.8.2010 tarihinde kardeşi davalı ... Çancı'ya sattığını belirterek tasarrufun iptalini talep etmiştir. Davalı borçlu vekili,yetki konusunda takdiri mahkemeye bırakarak savunma için süre istemiş ancak savunma yapmamıştır. Davalı ... Çancı savunma yapmamıştır. Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; davalı borçlunun ihtiyati haciz kararının uygulanmasından bir gün sonra dava konusu taşınmazı düşük bedelle kardeşi davalı ...'...
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, ihtiyati haczin icrai hacze dönüştürülerek kesinleştirilmediği, ihtiyati haciz tutanağına dayanılarak iptal davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi nedeniyle Dairenin 12.12.2012 gün ve 2012/12220 – 2012/13899 sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiş, bu kez davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir. Dava İİK.nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Bu davanın ön koşulu borçlu davalı hakkında başlatılıp kesinleşen bir ... takibinin bulunması gerekir. Somut olayda davacı vekili...İş Mahkemesinin 06.12.2000 tarih ve 2000/563 esas sayılı dava dosyası üzerinden almış olduğu ihtiyati haciz kararını...3. ... Müdürlüğünün 2000/9128 sayılı takip dosyası ile takibe koyarak ihtiyati haciz işlemlerini başlatmıştır....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri. 3....
-2- 2012/3410 2012/10286 Uyuşmazlık 3. kişinin İİK.nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı istihkak davası ile alacaklının İİK. nun 97/17 maddesine dayalı karşılık tasarrufun iptali davasına ilişkindir. 1-) Kural olarak, İİK.nun 277 vd.maddelerine dayalı olarak doğrudan açılan tasarrufun iptali davaları dava konusunun değerine göre genel mahkemelerde görülür. (İİK.md.281) Ancak, 3.kişi hacze dayalı istihkak davası açmışsa (İİK.md.97/6-9) davalı takip alacaklısı geçici veya kesin aciz belgesi sunmak zorunda olmaksızın, bu davaya karşı, karşılık tasarrufun iptali davası açabilir. (İİK.md.97/17) Bu durumda, karşılık tasarrufun iptali davası istihkak davasına bakan icra mahkemesinde incelenerek karara bağlanır. Gerçekten İİK.'...
nın yukarıda değinilen tasarrufun iptali davasında taraf konumunda olmadığı ve anılan davada, adı geçen üçüncü kişi hakkında verilmiş herhangi bir karar bulunmadığı sabittir. Bu durumda, tasarrufun iptaline ilişkin alınan ilamın tarafı olmayan üçüncü kişi D... A...yönünden sonuç doğurmayacağı ve geçerli olmayacağı açıktır. Kaldı ki; tasarrufun iptali davasının kabulü ile kesin hacze dönüşen ve İİK'nun 281/2. maddesi uyarınca verilmiş bir ihtiyati haciz kararı bulunmadığı gibi bu doğrultuda şikayetçinin iktisabından önce konulmuş bir ihtiyati haciz veya haciz de bulunamaktadır. Şikayetçi, taşınmazı, tasarrufun iptali kararına istinaden konulan hacizle yükümlü olarak devralmadığına göre, şikayetçiye karşı hüküm ifade etmeyen tasarrufun iptali kararına istinaden kayden maliki olduğu taşınmaza adı geçenin iktisap tarihinden sonra haciz işlemi uygulanması mümkün değildir....
Mahkemece, İlk derece mahkemelerinden verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı temyiz yoluna başvurulamayacağı gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmişse de; davacı vekili İİK 281/2. maddesi gereğince davalı 3.kişi ...’ın alacağı karşılayacak miktardaki menkul gayrimenkul malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının yatırılacak teminat mukabilinde ihtiyaten haczini talep etmiş olduğundan mahkemenin 29/07/2016 tarihli ek kararının kaldırılarak davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiştir. Dava, İİK'nın 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Aynı Yasa'nın 281/2. maddesi “ hakim, iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebilir. Teminatın lüzum ve miktarı mahkemece takdir olunur....
ın yapmış olduğu tasarrufun İİK.nun 277. madde gereğince iptali talep edildiği nazara alındığında, tasarrufun iptalinin ancak borçlu tarafından yapılmış olan tasarrufa ilişkin olduğu, davacının 1. haciz ihbarnamesi gönderilen 3. kişinin yapmış olduğu tasarrufun iptali yönünde talepte bulunduğu, dolayısıyla İİK.nun 277. maddesi gereğince takip borçlusu olmayan ve takip borçlusundan intikalen taşınmazı devralmayan davalı ...'ın yapmış olduğu tasarrufun iptalini talep edemeyeceğinden davanın reddine dair karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali talebine ilişkindir. Bu davanın açılabilmesi için davacının davalılardan birinden alacaklı olması, hakkında takip yapması, takibin kesinleşmesi ve tasarrufun, hakkında dava açılan borçlu tarafından yapılmış olması gerekir. Oysa dava konusu olayda, davacı tarafından yapılan takibin borçlusu ... olmayıp, dava dışı ... Gıda Sanayi Ticaret Ltd....


