Özellikle vurgulandığı gibi tasarrufun iptali davasında ya da somut olayda olduğu gibi TBK’nın 19. maddesi gereğince ve İİK’nın kıyasen uygulanması istemli olarak açılan davalarda alacaklı ile borçlu taraflar arasındaki ticari nitelikteki alım satım ya da banka alacağını oluşturan ticari ya da genel kredi sözleşmeleri görevin belirlenmesinde dikkate alınamayacaktır. Ne tasarrufun iptali davası, ne de TBK m. 19 gereğince İİK’nin 283. Maddesinin kıyasen uygulanması istemli muvazaa davası TTK’nın 4. maddesinde belirtilen mutlak ya da nispi ticari dava niteliğine haiz olduğundan 6100 sayılı HMK’nin 2. maddesi gereğince genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görev alanında kalmaktadır....
... ve ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, 6183 sayılı Kanunun 24. ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine yöneliktir. 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 168.maddesinde değişiklik yapan 5904 sayılı Yasanın 35.maddesi "6183 sayılı Yasanın uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir" hükmünü içermektedir....
Tasarrufun iptali davasının kabulü halinde sadace borçlu tarafından yapılan tasarrufun kesinleşen takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olarak iptali gerekmektedir.Somut olayda, davacı alacaklı banka borçlu şirket hakkında ... 3. İcra Müdürlüğü'nün 2003/2075 ve 2003/2076 sayılı takip dosyalarından takibe geçmiş ve takipler kesinleşmiştir. Yargılama sırasında 20.06.2005 tarihinde bir protokol imzalanarak borçlu şirketin dava konusu dosyalar dışındaki tüm borçları yönünden bir ödeme planı yapılmıştır. Ancak bu protokolda görülmekte olan tasarrufun iptali davası ile ilgili bir hüküm olmadığı gibi bu protokolün bir sulh niteliği taşıdığı belirtilmediği taraflarca bu protokole göre karar verilmesi yönünde bir mutabakat da bulunmamaktadır....
Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre tasarrufun iptali isteğine konu taşınmazın davalı ...'...
Dava İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, bozmaya uygun olarak karar verilmiş bulunmasına ve davacı alacaklı tarafından borçlu hakkında İİK'nun 33/a-2 maddesi gereğince bir davanın açılmamış olduğunun sabit bulunmasına, borçlunun açtığı davanın bu anlamda bir dava olmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacının açtığı ve birleştirme kararı verilen 6 adet davadan yatırılan harçlar dikkate alınarak, harcın hesaplanması gerekirken tek davadaki harç esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir. Ne varki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nın geçiçi 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nın 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir....
Dava, BK'nın 19. maddesinde düzenlenen muvazaa hukuksal nedenine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Muvazaa nedeniyle açılmış olan davalarda davalılar arasında gerçekleştiği ileri sürülen muvazaalı işlem, davacı yönünden haksız eylem niteliğinde olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüm yeri, 6100 sayılı HMK.nun 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi olup Aile Mahkemesinin görev kapsamı dışında kalmaktadır. Bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüm yeri, 6100 sayılı HMK.nun 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi olup Aile Mahkemesinin görev kapsamı dışında kalmaktadır. Bu durumda mahkemece davanın esasına girilerek taraf delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile dosyanın Aile Mahkemesine gönderilmesi doğru bulunmamıştır. 2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir....
iptali istemine ilişkindir. 136 Sayılı Avukatlık Kanunun 168.maddesinde değişiklik yapan 5904 Sayılı yasanın 35.maddesi “6183 sayılı Yasanın uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir” hükmü gereğince maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nispi vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değil bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın 370/2 md....
Davalı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile açıklanan nedenden ötürü hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 17/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
CEVAP :Davalı ... şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Tasarrufun iptali davaları İİK 277 vd maddelerinde düzenlenmiş olup TTK veya TBK'da bu yönde bir düzenleme y olmadığını, TBK 16. Maddesine dayanılarak açılan tasarrufun iptali davaları da esasen İİK'daki düzenlemeye istinaden açıldığını, tasarrufun iptali davalarında, dava konusu tasarrufun hukuki mahiyetine bakılmaksızın görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu görevsizlik kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şti vekili cevap dilekçesinde; Tasarrufun iptali davası için mevzuatta öngörülen özel dava şartı huzurdaki davada bulunmadığını, huzurdaki dava için borçlu hakkında kesin veya geçici aciz vesikasının bulunması gerektiğini, İcra takibi konusu edilen alacağın borçlusu hakkında aciz vesikasının alınması gerektiğini, Ancak, davanın açılması aşamasında aciz vesikasına ihtiyaç olmadığını, aciz vesikası, sonradan ikame edilebilen dava şartlarından olduğunu, ....
Mahkemece, dava dayanağı İcra Müdürlüğü'nün 2014/2446 sayılı dosyasındaki borcun 23.01.2015 tarihinde ödenerek dosyanın infazen işlemden kaldırıldığının anlaşıldığından bahisle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiş, satışın muvazaalı olduğu ispatlanmadığından yargılama giderinden davalı ...'ün sorumlu olmadığına, davalı ...'in ise borcu ödemeyerek davanın açılmasına sebep olduğu gerekçesi ile aleyhine yargılama giderini hükmetmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı ... vekilinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-HMK'nun 331.maddesine göre davanın konusuz kalması halinde hakim davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderine takdir ve hükmeder....


