"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı tarım bağkur sigortalılığının 20.5.2002 tarihi itibariyle sona erdiğinin, 1.6.2002- 30.11.2005 tarihleri arası SSK isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine, l.12.2005 tarihinden itibaren 506 sayılı yasaya göre yaşlılık bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi....
kadar 2926 sayılı yasa kapsamında sürekli ve kesintisiz zorunlu tarım bağkur sigortalılığının tespitine,” şeklinde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir....
Maddesiyle 5510 sayılı Yasaya eklenen geçici 54/2. maddesine göre de tevkifat kesintisine binaen geriye dönük yapılan tescillerden, tevkifatın yapıldığı tarihte ziraat odası kaydı bulunmayan, daha sonra geriye dönük tesis edilen kayıtlar geçerli kabul edilmediğinden, davalı kurumun davacıyı tarım bağkur sigortalısı saydığı süreler yerindedir. Davalı kurumun davacıyı tarım bağkur sigortalısı saydığı süreler dışında sigortalılık koşulları bulunmadığına göre 6111 sayılı Kanun' dan yararlanması da söz konusu olamayacağından, davacının kurumca kabul edilen tarım bağkur sigortalılık sürelerine göre yaşlılık aylığı koşullarını yerine getirmediği anlaşılmakla davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Yapılacak iş; davacı, Kurumca kabul edilen süreler dışında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olmadığından davanın reddine karar vermekten ibarettir....
Davacının davaya konu sigortalılığının başlamış olduğu dönemde yürürlükte olan 506 sayılı Sosyal Sigortalar (SSK) Kanunu ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu (Bağ-Kur) Kanunu'nun, yukarıda aktarılan hükümleri incelendiğinde; davacının da içinde yer aldığı limited şirketlerin kurucu ortaklarının SSK kapsamında değil Bağ-Kur kapsamında sigortalılığının yaptırılması gerektiği açıktır....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, 1479 sayılı Yasa kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Yeniden geri çevirmeye mahal bırakmaksızın, davalı Kurumdan 1113510799 bağkur sicil numarasının davacıya ait olup olmadığının sorularak, 1113510799 bağkur sicil numarasına ilişkin evrakların eksiksiz okunaklı bir suretinin celbi ile, eklendikten sonra dosyanın incelenmek üzere gönderilmesi için mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 14.10.2021 günü oybirliği ile karar verildi....
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, geri çevirme ile istenen bağkur bilgilerine göre davacının 19.1.1983-01.12.1984, 23.1.1986-12.02.1987, 24.2.1987-19.10.1988, 1.12.1989- 31.07.1999 ( geçici 63. madde gereği durduruldu) tarihleri arasında bağkur sigortalılığının bulunduğu, 13.2.1987 tarihinde ... kapsamında çalışmaya başladığı, 11.12.2009 tarihine kadar aralıklı olarak çalışmaya devam ettiği, önceden başlayan sigortalılık bağkur olup bağkur hizmeti ile çakışan süre dışlandığında 1538 gün ... hizmeti bulunduğu, 24.12.2009 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, tahsis talep tarihi sonrası prim ödemelerinin bulunduğu, davacının 7.1.2005 tarihinden itibaren devam eden limited şirket ortaklığının olduğu anlaşılmaktadır. Davacının son yedi yıl içerisindeki fiili hizmetinin büyük çoğunluğu 506 sayılı Kanun kapsamında geçmiştir....
"İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, 1479 sayılı Yasa kapsamında bağkur sigortalılığının, yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ve yasal faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir....
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden hüküm fıkrasının 3. paragraftaki“Davacı vekilinin 5458 S.Y. uyarınca dilekçenin başvuru mahiyetinde kabul edilmesine ilişkin talebinin ve Zorunlu bağkur sigortalılığının 1.1.1994 tarihinden başlatılmasına ilişkin talebinin REDDİNE, ” tarih ve sözcüklerinin silinerek yerine; “Davacı vekilinin 5458 S.Y. uyarınca dilekçenin başvuru mahiyetinde kabul edilmesine ilişkin talebinin KABULÜNE , Zorunlu ... sigortalılığının 1.1.1994 tarihinden başlatılmasına ilişkin talebinin REDDİNE,” tarihi ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA,14.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi....
Dava, ........sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir....
Bağkur sigortalılığının tespitine karar verilen döneme ilişkin prim borçlarının kurumca her zaman tahsilinin mümkün bulunması karşısında, Mahkemece, 5.3.1987-15.4.1992 tarihleri arası ödenen primlerle sınırlı olacak ve infazında tereddüt oluşturacak şekilde bağkur sıgortalılığının tespitine karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. Yukarıda, açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutularak hükümde, kabul edilen infaza elverişli sigortalılık süresi belirlenerek karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.O hâlde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 30.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....


