WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davası sonunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince verilen 26/11/2020 tarih 2019/1468 Esas 2020/1368 Karar sayılı karar yasal süre içerisinde davalı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 17.01.2022 Pazartesi günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ...... geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davacı ... vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: I....

nın 1023. (931.) maddesinde belirtilen iyi niyetle iktisap iddiasında bulunulamayacağı, yasalarımızın nasıl oluşursa oluşsun, yanlış ve yolsuz tescillere dayalı olarak tapu sicilinde yapılacak değişiklikleri öngören iptal davaları görevinin Adliye Mahkemelerine...” verildiğine (M.Y.- Md. 1025. (933) ilişkin kararı dikkate alınarak, orman olgusu hükmen kesinleşen alanlarda imar uygulaması yapılamayacağı, yapılması halinde adlî yargı mahkemelerinin yolsuz oluşan tapu kayıtların, park, bahçe ile yol gibi düzenlemeleri iptal ederek bu yerlerin Hazine adına tesciline karar verme yetkisinin olduğu gözönünde bulundurularak imar parsellerinin malikleri ile imar yolları, park ve bahçe gibi alanlar nedeniyle de imar planını yapan belediyenin davaya dahil edilmesi için davacı yönetime olanak verilmeli, bu şekilde davada taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır....

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.11.2011 ve 17.02.2014 günlerinde verilen dilekçeler ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine davaların birleştirilerek yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.05.2016 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... Koop. Birliği vekili, duruşmasız olarak temyizi ise davalı ... ... Sınai Ürünler Paz. Tic. Ltd. Şti vekili ve davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 05.12.2017 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... Koop. Birliği vekili Av. ... ile karşı taraftan davacı vekili Av. ... ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı....

a vekaleten 'tapu iptali ve tescil davası' açtığı, yine aynı mahkemede 2008/2 Esas sayı ile katılan ...'a vekaleten 'tapu iptal ve tescil davası' açtığı bu davaların, davalı kısmında belirtilen kişilerin tapu kayıtlarında 'Ermenek Orman Müdürlüğü' olmaması nedeniyle 'husumet' yönüyle 21.02.2008 tarihli duruşmada reddedildiği, sanıkların bu davayı kaybettikleri düşüncesi ve davaların geç açıldığı iddiaları ile sanık hakkında şikayetçi oldukları, iddialarından birininde sanığı asıl dava açması gereken '101 ada 1 parselle' ilgili bilgileri doğru olarak vermelerine rağmen sanığın yanlış yer olan '144 ada 4 parsel' hakkında dava açtığı yönündedir. 3-) Sanık savunmasında; katılanlar ile öncelikle kendisi tarafından takip edilmeyen Ermenek Sulh Hukuk Mahkemesinde verilen 2005/105 E-2005/320 K....

Mahallesinde bulunan 74 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 nolu parseller, 75 ada 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 nolu parseller, 76 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 nolu parseller, 77 ada 1, 2 ve 3 nolu parseller ile 78 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 nolu parsellere ek olarak fiili zeminde yol olarak kullanılan ve fen bilirkişisi raporuna ekli krokide A ve B harfleri ile gösterilen yerler olduğu, bozma ilamındaki eksikliklerin tamamlandığı, doğuda bulunan yolun aşılarak sahibi senet tarlasının sınır kabul edildiği için güneyde bulunan yolun aşılarak Ohannis tarlasının güneyde bulunup bulunmadığı ve buna ek olarak Merç/Merçte mevkisi keşif esnasında mahalli bilirkişilere sorulduğu ve ve taşınmaz başında gerek hudutlara gerekse Ohannis tarlası ile Merç mevkilerinin nerede olduğuna dair kanaat edinildiği, bunun dışında eksikliklerden biri olan dayanak tapu kayıtlarının revizyon görüp görmediğinin de ilgili kurumdan sorularak buna ek olarak en eski tarihli memleket haritaları ile ayrı tarihlerde çekilmiş hava fotoğrafları da...

Tapu siciline geçmiş veya geçmemiş mülkiyet ve mülkiyete ilişkin haklar inceleme konusu yapılamaz. Yenileme işlemi sırasında ilk kadastro ve tapulamanın tahdit ve tespit ettiği parsel sınırlarına itibar olunması esas alınır. Parselin zemindeki sınırları değişmemiş ise ölçümleme sonunda ... bulunan değerler aynen kabul edilir. Parselin zemindeki sınırları değişmiş veya işaretsiz ise ilk kadastro veya tapulamanın pafta ve fenni belgelerinden yararlanarak sınırlar tespit edilir. Parsel sınırlarının tespit edilememesi halinde yol, ... ve benzeri tabii ve suni tesislerle çevrili parseller topluluğu bir bütün olarak ele alınır. Bu topluluk içindeki parsellerin konumu dikkate alınarak yüzölçümü farklılıkları her bir parselin sicilindeki yüzölçümü ile orantılı olarak bütün parsellere dağıtılmak suretiyle dengelenir....

Köyü, 745 parsel sayılı 21.200,00 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, 1990 yılında yapılan orman kadastrosunda kısmen orman sınırları içinde bırakılması nedeniyle açtıkları orman kadastrosunun iptali davasının reddedildiğini ve Yargıtay 20. Hukuk Dairesince onanıp kesinleştiğini, daha sonra Orman Yönetiminin açmış olduğu tapu iptali ve tescil davasında orman sınırları içinde kalan 14.290,00 m2 ve 770,00 m2 den oluşan iki bölümün tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ve bu bölümlere el atmalarının önlenmesine karar verildiğini; kararın Yargıtay 20. Hukuk Dairesince onanarak kesinleştiğini, bu karara karşı başvurdukları Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 2. Dairesinin 35783/03 sayılı Köktepe-Türkiye kararı ile mülkiyet hakkının ihlal edildiğinin tespit edildiğini, belirterek yargılamanın iadesi istemiyle dava açmıştır....

Tapu siciline geçmiş veya geçmemiş mülkiyet ve mülkiyete ilişkin haklar inceleme konusu yapılamaz.Yenileme işlemi sırasında ilk kadastro ve tapulamanın tahdit ve tespit ettiği parsel sınırlarına itibar olunması esas alınır.Parselin zemindeki sınırları değişmemiş ise ölçümleme sonunda ... bulunan değerler aynen kabul edilir.Parselin zemindeki sınırları değişmiş veya işaretsiz ise ilk kadastro veya tapulamanın pafta ve fenni belgelerinden yararlanarak sınırlar tespit edilir.Parsel sınırlarının tespit edilememesi halinde yol, ... ve benzeri tabii ve suni tesislerle çevrili parseller topluluğu bir bütün olarak ele alınır. Bu topluluk -2- 200813956-19031 içindeki parsellerin konumu dikkate alınarak yüzölçümü farklılıkları her bir parselin sicilindeki yüzölçümü ile orantılı olarak bütün parsellere dağıtılmak suretiyle dengelenir....

yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması...

Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir." hükmü yer almaktadır. 3194 sayılı Kanunun 18. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde, imar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakati aranmaksızın, birbirleri ile yol fazlaları ile kamu kurumlarına veya belediyeler ait bulunan yerlerle birleştirmeye bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyelerin yetkili olduğu, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağılımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar sahanın arsaların düzenlenmeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırkını geçmemek üzere düzenleme ortaklık payı olarak düşülebileceği, düzenleme ortaklık paylarının düzenlemeye...

UYAP Entegrasyonu