"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptal ve tescil,tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, davacıların duruşma isteği değerden reddedilerek, gereği görüşülüp düşünüldü. -KARAR- Dava, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir. Davacılar, mirasbırakanları ...'un ... ada ... parsel sayılı taşınmazdaki 18 nolu bağımsız bölümü davalı ...'ye satış yoluyla devrettiğini, temlikin gerçek bir satış olmayıp mirasbırakanın ekonomik sıkıntılar nedeniyle dava konusu yeri davalı ...'...
ın, 4721 sayılı TMK’nın 1023. maddesinde düzenlenen tapuya güven ilkesinden yararlanmasının mümkün olup olmadığı, burada varılacak sonuca aynı Kanunun 1025. maddesi gereğince tapu kaydının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. III. GEREKÇE 15. Dava, inançlı işlem ve muvazaa hukuksal nedenlerine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı hâlde tazminat istemine ilişkindir. 16. Bilindiği üzere Türk Hukukunda inançlı işlemleri doğrudan düzenleyen bir kanun hükmü bulunmamaktadır. Ancak uygulama ve öğretide, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)’nun 26. (Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 19.) maddesinde yer alan "sözleşme özgürlüğü" ilkesi kapsamında inançlı sözleşmelerin düzenlenebileceği ve geçerliliği kabul edilmektedir....
İnanç sözleşmelerinin hukuki dayanağını anlattıktan sonra uyuşmazlığın çözümünde faydalı olacağı düşünüldüğünden ispat hukuku açısından da konuya bakılması gerekmektedir. İnançlı işlemi doğrudan düzenleyen bir kanun hükmü bulunmadığından, ispatı hakkında da kanunlarımızda bir hüküm yer almış değildir. İnançlı işlemin ana unsurları, inanç sözleşmesi ve kazandırıcı işlem (hakkın devri işlemi) nasıl özel bir şekle bağlı değilse, inançlı işlemin ispatında da, kural olarak özel bir biçim koşulunun aranmaması, inançlı işlemin ispatında genel hükümlerin uygulanması gerekir. Buna göre, inançlı işlem nedeniyle iade, tazminat veya sözleşmenin feshini isteyen taraf 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)’nın 6. maddesi uyarınca iddiasını ispat etmek zorundadır....
Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, ehliyetsizlik ve inançlı işlem hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil, bedel isteğine ilişkindir. Davacı Tereke Temsilcisi, mirasbırakan ...’ın paydaşı olduğu ... (yeni ... ada ... ve ... ) parsel sayılı taşınmazda, 1500 m2'lik yer satma konusunda davalı kardeşiyle anlaştığını, ancak bu miktar, devir için gerekli 5000 m2'nin altında kaldığından payının tamamını vekili aracılığıyla 30.09.1998 tarihinde satış suretiyle davalıya temlik ettiğini ve aynı gün devredilen paya isabet eden miktar içinde kalan 2250 m2 lik bölümün ...’e ait olup, istenildiğinde iade edileceğine ilişkin harici sözleşme düzenlendiğini, ancak davalının iadeden kaçındığını, taşınmazın bir kısmının kamulaştırıldığını, temlik tarihinde ...’ın fiil ehliyetini haiz olmadığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile ... mirasçıları adına payları oranında tesciline, kamulaştırılan kısım için bedelin tahsiline karar verilmesini istemiştir....
Gerekçe ve Sonuç İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 22.03.2022 tarihli ve 2021/1464 Esas, 2022/495 Karar sayılı kararıyla; davalı ... tarafından devrin inanç ilişkisine dayalı olarak yapıldığının kabul edildiği, diğer davalı ...’ın ikinci el konumunda olduğu, ancak iyi niyetli olmadığı, zira temlikin bedeli karşılığında yapıldığına dair belge ibraz edemediği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ 1. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Temyiz Nedenleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki iddialarını tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir. 3. Gerekçe 3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 3.2. İlgili Hukuk 3.2.1....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 15.10.2019 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davacı ... vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil Mahkeme tarafından yapılan nitelendirmeden de anlaşıldığı üzere taraflar arasındaki uyuşmazlık, inançlı işlem hukuki temeline dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun 16.01.2016 tarih, 2016/1 sayılı Kararı ile hazırlanıp, 26.02.2016 tarihli ve 29636 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 12.02.2016 gün 2016/1 sayılı Hukuk Daireleri'ne ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (14.)...
Az yukarıda açıklandığı gibi, kesin hükümden söz edebilmek için dava konusunun, sebebinin ve taraflarının aynı olması gerekir. Eldeki davada inançlı işlem nedeniyle tapu iptali ve tescil istenmiş , daha önce açılan Şişli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/110 Esas 2006/509 Karar sayılı davada ise ehliyetsizlik hukuki nedenine dayanılarak tapu iptali ve tescil istenmiştir. Tüm bu açıklamalardan da anlaşıldığı gibi, her iki davanın konusu ve tarafları aynı olmakla birlikte dayanılan hukuki sebep farklı olduğundan kesin hükümden söz edilemez. Bu nedenle, mahkemece tarafların usulünce sundukları deliller değerlendirilerek sonucuna göre davanın esası hakkında karar vermek gerekirken kesin hüküm nedeniyle davanın reddi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ : Davacının temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA , istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 550.00 Y.T.L....
ya satış yoluyla temlik ettiğini, ancak yaşlılığından faydalanılarak davalı tarafından hile ile kandırıldığını, bu nedenle temlikin geçersiz olduğunu, satış bedellerinin de ödenmediğini ileri sürerek tapu iptali-tescile karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında davalı üzerindeki taşınmazların ... tarafından kayden satın alınması üzerine davasını adı geçene karşı devam ettirmiştir. Davalı ..., babası ile davacı arasında inançlı işlem bulunduğunu, taşınmazların da bu inançlı işlem uyarınca kendisine devredildiğini belirtip davanın reddini savunmuş; diğer davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, taşınmazların devrinin inançlı işlemden kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki, mahkemece yapılan nitelendirmenin ve değerlendirmenin isabetli olduğunu söyleyebilmek mümkün değildir. Hemen belirtilmelidir ki, dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçiminden, davada "hile" hukuksal nedenine dayanıldığı anlaşılmaktadır....
Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat isteğine ilişkindir. Davacı, ... ada ... sayılı parseldeki dava konusu 2 nolu bağımsız bölümü icra tehdidinden dolayı arkadaşı davalı ...'e icra tehditleri ortadan kalktıktan sonra geri almak şartı ile bedelsiz olarak devrettiğini, buna ilişkin aralarında 20.12.1996 tarihinde bir sözleşme yaptıklarını, 1998 yılında adı geçen davalının da işlerinin kötü gitmesi nedeni ile taşınmazın annesi olan davalı ...'ye devredildiğini, iade nedenleri ortadan kalkmasına rağmen adı geçen davalının taşınmazı kendisine iade etmediğini ileri sürerek tapu iptali ve tescile, olmazsa tazminata karar verilmesini istemiştir....


