HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil istekli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine ilişkin verilen kararın, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir. 3.2. İlgili Hukuk 3.2.1. Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun 706., Türk Borçlar Kanunu'nun 237. ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler. 3.2.2....
kararı ile, asıl talep olan muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil istemi yönünden davanın usulden reddine, terditli talep olan tenkis istemi yönünden ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 111 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapılan değerlendirme ile olumlu ya da olumsuz herhangi bir hüküm kurulmaksızın karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir....
Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçelerindeki itirazlarını tekrar ederek ve davanın, davalı ...’nun, davacıların miras yolu ile kazandıkları haklarını ve taşınmazları muvaazalı olarak adına tescil ettirmesinden kaynaklanan muris muvazaası hukuki nedenine tapu iptal ve tescil davası olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro öncesi miras hakkı ve zilyetliğe dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 3402 sayılı Kadastro Kanunu′nun 12/3. maddesinde; kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı belirtilmiştir. 3. Değerlendirme 1....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmazların taşınır mal niteliğinde olduğu, çekişmeli taşınmazların öncesi tapusuz olup kadastrodan önce mirasbırakan tarafından kendisine bakması karşılığında davalı kızı ...'e verildiği ve kadastro sırasında da davalı ... adına tespit ve tescil edildiği, bu tür temlikler bakımından muris muvazaası müessesesini konu alan 01.04.1974 günlü ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yerinin bulunmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
Temyiz Sebepleri Davacılar ... ve ... temyiz dilekçesinde özetle; açtıkları davanın kadastro öncesi sebebe dayalı olmadığını, murisin muvazaalı işlemine dayalı tapu iptali ve tescil davası açtıklarını, mirasbırakanın görünürde satış sözleşmesiyle mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak taşınmazdaki payının davalı adına tespit edilmesini sağladığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.06.2010 tarihli ve 2010/1-282 Esas, 2010/323 Karar sayılı içtihadı uyarınca 3402 sayılı Kanun'un 13/B-a maddesinde öngörülen kadastro teknisyeni huzurunda tescile muvafakat beyanının muris muvazaasından doğan tapu iptali ve tescil davasının şartlarını belirleyen 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının kapsamında olduğunu, muvazaa iddiasının dinlenmesi gerektiğini, davacı mirasçıların dava haklarını Türk Medeni Kanunu'nun 599 uncu maddesi gereğince mirasbırakanın tespitten sonra ölümünden itibaren kullanılabileceğini, davalarının kadastro öncesi sebebe ve dolayısıyla 10 yıllık hak düşürücü...
ün kadastrodan sonra vefat etmesi nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde yazılı hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı, dolayısıyla davanın muris muvazaası olarak nitelendirilmesi halinde davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmeyip, işin esasına geçilmesi gerektiği, ne var ki evveliyatı itibariyle tapulu olan çekişmeli taşınmazın kadastrodan önce kayden davalılara devredilmediği, haricen yapılan satış işleminin ise hukuken geçersiz olduğu, dolayısıyla davalılar adına olan ve iptali istenen şuan ki tapu kayıtlarının dayanağının ortak mirasbırakan...'...
Somut olaya gelince; davacı, çekişme konusu 111 ada 2 ve 109 ada 9 parsel sayılı taşınmazlar bakımından muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak, 101 ada 26, 101 ada 27, 127 ada 3, 129 ada 15, 136 ada 64, 32, 67, 153 ada 1, 127 ada 15, 129 ada 16 parsel sayılı taşınmazlar açısından ise kadastro öncesi irsen intikal, kazandırıcı zamanaşımı nedenlerine dayanarak ve taşınmazların müşterek mirasbırakandan geldiğini ileri sürerek, miras payı oranında tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuş olup mahkemece davacı tarafından bildirilen tanık dinlenilmeden sonuca gidilmiştir. Bilindiği ve Türk Medeni Kanunu'nun 6.maddesinde düzenlendiği üzere "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olayların varlığını ispatla yükümlüdür." Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190/1. maddesi gereğince "ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir....
Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, dava dilekçesi ve yargılamadaki aşamalar dikkate alındığında taleplerinin terditli ve muvazaaya dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğunu, orantısız bağış nedeniyle davacıların zarara uğradığını belirterek kararın hükmen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 3402 sayılı Kadastro Kanunu′nun 12/3. maddesinde; kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı belirtilmiştir. 3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Taraflar arasındaki uyuşmazlık; muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 3.2. İlgili Hukuk 3.2.1. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunun'un 706., Türk Borçlar Kanunu'nun 237. (Borçlar Kanunu'nun 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler. 3.2.2. Hemen belirtmek gerekir ki; tapuda kayıtlı olmayan taşınmazlar, taşınır mal niteliğindedir ve zilyetlikten ibaret olan hakkın devri suretiyle yapılan elden bağışlama sözleşmeleri hiçbir biçim koşuluna bağlı değildir....


