Uuyuşmazlık; dava konusu olayda “ayıplı ifa” mı, yoksa “eksik ifa”nın mı söz konusu olduğu; burada varılacak sonuca göre satıcının sorumluluğuna gidilebilecek ihbar ve zaman aşımı süreleri ile talep hakkının kapsamının ne olduğu noktalarında toplanmaktadır. Davacı tüketici olduğuna göre, tüketici hukuku ile ilgili ayıba ilişkin düzenleme, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK)’un 4. maddesinde yer almaktadır. Anılan maddenin birinci fıkrasında; “Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan veya satıcı tarafından vaat edilen veya standardında tespit edilen nitelik ve/veya niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mal veya hizmetler, ayıplı mal veya ayıplı hizmet olarak kabul edilir.” denilmekte, devam eden fıkralarda ise buna ilişkin biçimsel koşullar sayılmaktadır....
Uuyuşmazlık; dava konusu olayda “ayıplı ifa” mı, yoksa “eksik ifa”nın mı söz konusu olduğu; burada varılacak sonuca göre satıcının sorumluluğuna gidilebilecek ihbar ve zaman aşımı süreleri ile talep hakkının kapsamının ne olduğu noktalarında toplanmaktadır. 2012/14382-2013/13636 Davacı tüketici olduğuna göre , tüketici hukuku ile ilgili ayıba ilişkin düzenleme, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK)’un 4. maddesinde yer almaktadır. Anılan maddenin birinci fıkrasında; “Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan veya satıcı tarafından vaat edilen veya standardında tespit edilen nitelik ve/veya niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mal veya hizmetler, ayıplı mal veya ayıplı hizmet olarak kabul edilir.” denilmekte, devam eden fıkralarda ise buna ilişkin biçimsel koşullar sayılmaktadır....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili ile ihbar olunan vekilince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmakta olup davada ayıp sebebi ile aynen ifa, mümkün olmaz ise terditli olarak bedel indirimi ve bu da mümkün olmaz ise tazminat talep edilmiştir. Mahkemece bedel indirim talebinin kabulüne yönelik karar, davalı vekili ve ihbar olunan vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. 1-Mahkeme kararı ihbar olunan .. Tic....
Gizli ayıp başka bir anlatımla kullanımla ortaya çıkan bir ayıp söz konusu olduğundan ayıp ihbar süreleri bakımından TBK’nın 223. madde hükmü dikkate alınacaktır. Eksik ifa ise sözleşmede kararlaştırılmış olan ya da dürüstlük kuralı gereğince yapılması gereken işlerin bir kısmının hiç yapılmamış olması hâlidir. Hem eksik ifa hem de ayıplı ifa, esasen tarafların hukuki ilişki ile yükümlendikleri edimlerini, gerek kanun gerekse sözleşme ile öngörülen şartlara uygun veya gereği gibi ifa etmemeleri anlamına gelmekte olup, sonuç itibarıyla her iki durumda da sözleşmeye aykırı mal teslimi olduğu tartışmasızdır.Genellikle niteliklerdeki eksiklik ayıbı ifade ettiği halde daha çok miktar, parça, kısımların tam olmaması eksik ifa olarak adlandırılır. Eksik ifanın söz konusu olduğu hallerde ayıp ihbarına gerek yoktur....
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ifa yerinin hamule senedinde belirtildiği gibi BS-İtalya olduğunu, makinenin davacının uhdesinde bulunduğunu, davalının iş yerinde olduğuna ilişkin tespitin hatalı olduğunu, ihtarnamenin müvekkiline tebliğ edilmediğini, ... Pase'nin müvekkili ile ilgisinin bulunmadığını, kendisine gönderilen e-mailin ayıp ihbarı olarak kabul edilemeyeceğini, ...'in tanık olarak dinlenmediğini, müvekkiline süresi içerisinde ve usulüne uygun bir ihbar yapılmadığını, teknik rapora vaki itirazlarının değerlendirilmediğini, makinenin ayıplı olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında satılan malın ayıplı olarak teslim edildiği iddiasına dayalı satış bedelinin iadesi ve ayıplı ifa nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasıdır. 2....
Birleşen davada davacı yüklenici vekili, eser sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturalar nedeniyle iş sahibinden alacağını tahsil etmek için başlattığı takibe, iş sahibinin haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiği; davalı iş sahibi vekili ise, yüklenicinin mavi renk denim pantolon yıkama işini ayıplı ifa ettiğinden alacağının bulunmadığını savunmuştur. Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlığın yüklenici tarafından ifa edilen "mavi renkli denim pantolon yıkama işinin" ayıplı ifa edilip edilmediği, ayıbın süresinde ihbar edilip edilmediği, ayıp sebebiyle iş sahibinin uğradığı zararın bulunup bulunmadığı, yüklenicinin yapılan iş nedeniyle düzenlediği faturalar nedeniyle iş sahibinden alacaklı olup olmadığı hususlarında olduğu anlaşılmıştır. Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, TBK'nın 474-478. maddeleri arasında düzenlenmiştir....
Bu madde ile ayıba karşı sorumlu tutulanlar ayıba karşı daha uzun bir süre ile sorumluluk üstlenmemişlerse, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile malın tüketiciye teslimi tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallarda beş yıldır. Ancak satılan malın ayıbı, tüketiciden satıcının ağır kusuru veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı süresinden yararlanılamaz (m.4/IV). 29. Alıcı ayıbın varlığı hâlinde satış sözleşmesi ile ulaşmak istediği ifa menfaatini elde edemediğinden ayıptan sorumluluk, satıcının satılanın teslimi ve mülkiyetini geçirme borcunun tamamlayıcısı olma özelliğini gösterir. Ayıba karşı tekeffül borcu fiilen ve tamamen teslimin gerçekleşmesi ile doğar. Teslimi gerçekleşmemiş bir işin muayenesi de mümkün değildir. Bu nedenle eksik iş ile ayıplı işin aynı hukuki niteliği taşıdığı söylenemez....
Uyuşmazlık; dava konusu olayda “ayıplı ifa” mı, yoksa “eksik ifa”nın mı söz konusu olduğu; burada varılacak sonuca göre satıcının sorumluluğuna gidilebilecek ihbar ve zaman aşımı süreleri ile talep hakkının kapsamının ne olduğu noktalarında toplanmaktadır. Davacı tüketici olduğuna göre, tüketici hukuku ile ilgili ayıba ilişkin düzenleme, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK)’un 4. maddesinde yer almaktadır. Anılan maddenin birinci fıkrasında; “Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan veya satıcı tarafından vaat edilen veya standardında tespit edilen nitelik ve/veya niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mal veya hizmetler, ayıplı mal veya ayıplı hizmet olarak kabul edilir.” denilmekte, devam eden fıkralarda ise buna ilişkin biçimsel koşullar sayılmaktadır....
Anılan maddenin birinci fıkrasında; “Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan veya satıcı tarafından vaat edilen veya standardında tespit edilen nitelik ve/veya niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mal veya hizmetler, ayıplı mal veya ayıplı hizmet olarak kabul edilir.” denilmekte, devam eden fıkralarda ise buna ilişkin biçimsel koşullar sayılmaktadır. Ayıp kavramı ile eksik iş ise birbirinden farklıdır. Ayıp; yasa ya da sözleşmede öngörülen unsurlardan birinin veya birkaçının eksikliği yada olmaması gereken vasıfların olmasıdır. Eksik iş ise; sözleşme konusu işlerin yapılmaması yani hiç yapılmayan iştir. Eksik ifa ise, kanunlarımızda tanımı yapılmamakla birlikte, 4077 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinde sayılan ayıp kavramı içerisinde mütalaa olunmaktadır....
kaydı dahi bulunmayan bir işlemin, ayıplı olarak tazminat istemli dava açılmasının akla, mantığa ve hukukla bağdaşmadığını, davacı tarafın haksız kazanç elde etme saikiyle iş bu davayı açtığını, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu belirterek haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....


