Terekenin borca batık olduğuna ilişkin kullanılan ifadelerin dilekçe ve mirasın reddedilmesi talebini açıklayıcı mahiyette kullanıldığı ve tereke alacaklılarına husumet yöneltilmemiş olması nedeniyle davayı, kayıtsız şartsız mirasın gerçek reddi olarak nitelendirmek uygun olacaktır. Mirasın gerçek reddi, Türk Medeni Kanununun 605/1. Maddesine dayalı dava olup görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Bu durumda uyuşmazlığın ... Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK’nın 21. .... maddeleri gereğince ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 29.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mirasın Reddi istemine ilişkin olarak açılan davada Sakarya.... Asliye Hukuk Mahkemesi ile Sakarya.... Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü: Dava...mirasın reddi istemine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesi...davanın mirasın gerçek reddi istemine ilişkin olması nedeniyle...çekişmesiz yargı işlerinden sayılacağı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. Sulh Hukuk Mahkemesince...ret isteminin malvarlığına ilişkin olması nedeniyle asliye hukuk mahkemesinde görüleceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu...HMK...nun 382...-7...maddesinde mirasın reddi beyanının tespiti ... tescili isteminin çekişmesiz yargı işi olduğu...383...maddesinde ......
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "....İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, mirasın reddi kararı nedeniyle davacıların ödeme emirlerine konu borçlardan sorumlu tutulamayacağı, davanın kabulüne ilişkin kararın gerekçesinin mirasın reddi kararı olduğu, mirasın reddi kararından Kurumun davadan önce davacıların Kurum'a ekli mirasın reddi kararları ile yaptıkları itirazlar ile haberdar olduğu anlaşılmakla mahkeme kararının maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı görülmekle davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir..." gerekçesi ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....
Mahkemece; toplanan delillere göre, davalının en yakın mirasçılarının mirası kayıtsız ve şartsız reddettikleri, kararın kesinleştiği, mirasçıların mirasbırakanın borçlarından sorumlu tutulamayacağı, bir kısım mirasçıların mirasın reddinden faydalanırken diğer mirasçılarının bundan ayrı tutulmasının hakkaniyete uygun düşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazası nedeniyle ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre , davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm ....
Bu durumda, anılan mirasın reddi kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak kesinleşmesi halinde mahallin Sulh Hukuk Hakimine durum bildirilerek mirasın iflas kurallarına göre tasfiyesi sağlanmalı, anılan mahkemece atanacak ve yetkilendirilecek tereke temsilcisinin huzuru ile davaya devam olunmalıdır. Mirasın tasfiyesi işlemleri talebe bağlı işlemler olmayıp mirasın reddedildiğinin anlaşılması ile res'en yapılması gereken işlemlerdendir. Talep üzerine yapılabilirliği bu özelliğini ortadan kaldırmaz.(Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 27.1.1995 gün ve 1995/13145,1995/947; HGK'nun 29.1.1975 gün 1682-100 ve 3.7.2002 gün 15/572-577 sayılı kararları aynı doğrultudadır) Ayrıca yine murisin ölüm gününde terekenin borca batık olduğunun şayi ve sabit olması durumunda da miras reddedilmiş olacağından ve bu tespit için sınırlayıcı bir süre yasaca öngörülmediğinden bu yönüyle de mahkemece işlem yapılması imkanı vardır....
Sayılı dosyasında mirasın hükmen reddi davası açtıkları, dava sonucunda terekenin borca batık olduğu ve mirasçıların mirası hükmen reddettiklerinin tespit edildiği ve bu kararın 23/03/2023 tarihinde kesinleşmiş olduğu görüldüğünden davalıların murisi olan ...'ın davacı bankaya olan borçlarından ötürü davalıların sorumlu tutulamayacakları anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek, davacının davalılar hakkında davayı yönelttiği tarihte kesinleşmiş bir mirasın reddi kararı bulunmadığından kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebi reddedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerektiği vicdani sonuç ve kanaate varılmıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.06.2013 gününde verilen dilekçe ile mirasın reddinin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.06.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Dava, Türk Medeni Kanununun 617. maddesi gereğince mirasın reddinin iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece, mirasın reddinin iptaline karar verilmiştir. Hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir. Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse alacaklıları veya iflas idaresi kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde ret tarihinde başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler (TMK m. 617/1)....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin davalıların murisi olan ...'dan çeke dayalı olarak alacağının olduğunu, çek bedelinin tahsili için yapılan icra takibinin davalıların haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davaya konu çekin zaman aşımına uğradığını, müvekkillerinin mirasın hükmen reddi için açtıkları davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili tarafından 18/10/2004 tanzim ve 20/11/2004 vade tarihli 30.000,00 TL bedelli davalının murisi ... tarafından keşide edilen bonoya istinaden Çine İcra Müdürlüğü'nün 2008/1169 E. sayılı dosyası ile yaptığı icra takibine davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, takibe dayanak bono altındaki imzanın müvekkilinin murisine ait tolmadığını, müvekkili ile muris ...'...
Davacılar murisinin ortağı olduğu Limited Şirketine ait süresimde ödenmeyen prim borçlarının tahsili amacıyla başlatılan takip dosyası üzerinden gönderilen ödeme emrinin, mirasın reddi nedeniyle iptali istemine ilişkin olan davada; mirasın reddine ilişkin ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 21.11.2013 kesinleşme tarihli ilamının, davacı mirasçılar tarafından 07.10.2015 tarihinde kuruma ibraz edilerek 09.10.2015 tarihinde eldeki davanın açıldığı, açılan dava sırasında davalı kurum tarafından anılan mirasçılar tarafından kuruma verilen 07.10.2015 günlü başvuru gözetilmek suretiyle, davacılar yönünden ödeme emirleri iptal edilerek davanın konusuz kalmış olması, giderek, anılan konusuz kalmada kurumun davaya sebebiyet veren bir halin bulunmadığının anlaşılması karşısında, konusuz kalma nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hükümde, davalı kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir....


