"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Aydın İcra Hukuk MahkemesiTARİHİ : 26/01/2006NUMARASI : 2005/429-11 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;Takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde TTK'nun 661. maddesinde öngörülen zamanaşımının durması nedeniyle mahkemece İİK'nun 71/2. maddesinin göndermesiyle aynı Kanunun 33/a-1. maddesi gereğince "icranın geri bırakılmasına" karar verilmesi gerekirken, takibin iptaline karar verilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmekle beraber anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararının düzeltilerek onanması cihetine gidilmiştir.SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Aydın İcra Mahkemesi'nin 26.01.2006 tarih 2005/429 E.- 2006/11...
a ise 07.02.2012 tarihinde ödeme emri ile birlikte yenileme emri tebliğ edilmiş ve borçlular vekili 09.02.2012 tarihinde senedin zamanaşımına uğradığını iddia ederek takibin iptalini istemiştir. Borçlu vekilinin icra mahkemesine başvurusu, takibin kesinleşmesinden önceki devreye ilişkin zamanaşımı itirazı niteliğindedir. Takip tarihi olan 08.05.2009 ve borçlulardan Yusuf adına çıkartılan tebligatın bila tebliğ iade edildiği 12.05.2009 tarihlerinden sonra yenileme tarihi olan 07.01.2011 tarihine kadar zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmadığından TTK.nun 726. maddesinde çekler için öngörülen 6 aylık süre dolmuştur....
Somut olayda, takibin dayanağı olan 28.12.2014 tanzim tarihli senette düzenleme yerinin (tanzim yeri) yazılı olmadığı, her ne kadar keşideci şirketin kaşesinde “V.D.: Gümüşhacıköy” ibaresinde idari birim adı geçse de bu ibarenin Gümüşhacıköy Vergi Dairesi'ni ifade etmek için yazıldığı anlaşılmakla, takip dayanağı senette keşide yeri unsuru bulunmadığından anılan belge kambiyo senedi vasfı taşımamaktadır. Kambiyo senedi niteliği bulunmayan bu senet ile başlatılıp kesinleşen takipte, İİK'nun 71/2. maddesi gereğince takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde işleyecek zamanaşımı süresi 6762 sayılı TTK’nun 726. maddesine göre hesaplanamaz. Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan takibin kesinleşmesi, sözü edilen durumu değiştirmeyeceğinden olayda uygulanması gereken zamanaşımı süresi, Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıl olup zamanaşımı süresi dolmadığından borçlunun istemi yerinde değildir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu hakkında bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde; örnek 10 numaralı ödeme emri borçluya 05.01.2009 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu 13.06.2014 tarihinde icra mahkemesine başvurarak takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece istemin reddine karar verildiği görülmektedir....
Borçlunun 18.3.2016 havale tarihli şikayet dilekçesinin incelenmesinde; usulsüz tebliğ şikayetinin kabul edilmemesi halinde talebin gecikmiş itiraz olarak kabulü ile takibin durdurulması ile tüm hacizlerin de fekkinin istendiği görülmüştür. Mahkemece, HMK'nun 33. maddesi uyarınca hukuki tavsifin hakime ait olması nedeniyle başvurunun 7201 sayılı Tebligat Yasası'nın 32. maddesine dayalı tebligat usulsüzlüğü şikayeti olarak kabulü ile tebliğ tarihinin düzeltilmesi ve takibin kesinleşmesinden önceki hacizlerin fekkine karar verilmesi isabetli ise de; aynı Kanun'un 26. maddesi uyarınca, hakimin, talepten fazlaya ya da başka bir şeye hükmedemeyeceği sabit olup, usulsüz tebligat şikayeti nedeniyle mahkemece takibin durdurulmasına karar verilemez....
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine 28.03.2008 tarihinde iki adet çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, örnek 10 ödeme emrinin borçluya 29.03.2008 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde gerçekleştiğini belirttiği zamanaşımı iddiasına dayanan şikayete ilişkin olarak.... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 03.11.2010 tarih, 2010/761E-2010/1068K sayılı ilamı ile çeklere ilişkin 6 aylık zamanaşımının dolduğu gerekçesi ile İİK'nun 33 ve 71/2 maddeleri uyarınca takibin talikine karar verildiği ve bu kararın borçlu ... yönünden kesinleştiği anlaşılmaktadır. İcranın geri bırakılmasına ilişkin bu kararın kesinleşmesinden sonra 02.03.2012 tarihinde alacaklı, borçlu ve tarafların vekillerinin katılımı ile borcun kabul edildiğine ilişkin protokol yapıldığı ve bu protokolün Avukatlık Kanunu'nun 35/A maddesi kapsımında ilam niteliğinde olduğunun taraflarca kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır....
Borçlu tarafça takibin kesinleşmesinden önceki döneme ait belge sunularak borcun ödendiği iddiasında bulunulduğu takdirde; başvuru İİK.nun 169/a maddesine dayalı takipten önceki döneme ilişkin borca itirazdır. İİK.nun 168/5. maddesine göre borcun itfa edildiği itirazı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde icra mahkemesine yapılmalıdır. Diğer yandan, İİK'nun 71/2. maddesinde; “borçlu takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve ferilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse takibin iptal veya talikine her zaman icra mahkemesinden isteyebilir” düzenlenmesine yer verilmiştir....
O halde mahkemece, borçlunun zamanaşımı itirazının takibin kesinleşmesinden önceki devreye ilişkin olduğu nazara alınarak İİK'nun 169/a-5. maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, icranın geri bırakılmasına hükmedilmesi isabetsiz olup, hükmün bu sebeple bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ... ... 10....
Takip dosyasının incelenmesinde; takip talebinde ve ödeme emrinde takip dayanağının 01/06/2008 tanzim, 15/09/2008 vade tarihli 10.000 TL. miktarlı bono, olduğu bononun unsurlarının tam olduğu dolayısıyla kambiyo senedi vasfında olduğu, takip dosyasında, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde, 31.05.2011 – 13.10.2015 tarihleri arasında takip işleminin yapılmadığı, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere üç yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu görülmektedir. O halde; takibe konu kambiyo senedi vasfını taşıyan bono ile ilgili olarak üç yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilerek istemin kabulü ile İİK.'nun 71. ve 33-a maddeleri uyarınca icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetsizdir....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; mahkemece talebin kabulü ile borçlu yönünden İİK 71/2.madde gereğince icranın geri bırakılmasına karar verildiği, kararın gerekçe kısmında da 22.01.2021 tarihinde dosyanın yenilenmesi işlemi yapıldığı, o tarihten sonra dosyada zaman aşımını kesen icra takibi işlemi olmadığı, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zaman aşımına uğramış olduğundan bahisle icranın geri bırakılmasına karar verildiği, davanın konusunun takip sonrası zaman aşımı itirazı olmayıp takibin kesinleşmesi sonrasındaki döneme ilişkin itfa şikayetine ilişkin olduğu, alacaklı tarafından imzası ikrar edilen ve borçlu, alacaklı ve dava dışı Mass..Ltd.Şti arasında düzenlenen 10.02.2020 tarihli protokolün "Olay" başlığı altındaki "3" nolu bentte şikayet konusu takip dosyasına yer verildiği, "Protokol" başlığı altındaki "1" nolu bentte ise "Mass ve Servet iş bu metnin 3. paragrafında dökümü verilen icra dosyalarındaki evrakdan başka...


