WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Haziran 2026

Oysa dosyada davalının takas mahsup talebi bulunmamaktadır. O halde, takas mahsup talebi bulunmamasına rağmen, mahsuba yönelik karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 3-İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra - inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklarının mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir....

alacağının davalı tarafça alınan kira bedellerinden takas- mahsup edilmesini" talep ettiğine göre mahkemece davacının takas-mahsup talebi dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile ve davalının yaptığı imalat ve masraflara ilişkin hakkı saklı tutulmak suretiyle karar verilmesi doğru değildir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Toplanan bütün deliler ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde, davalı tarafından davacıya verilen 30.000,00 TL teminatın mahsubu ile davacının talep edebileceği miktarın 15.314,43 TL olduğuna karar verilmiş, başkaca mahsup edilecek bir bedel bulunmadığından, davalıların takas mahsup talebi reddedilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....

gerekçesiyle davalının takas- mahsup talebi dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir....

in dava konusu 3. kat 8 nolu daireden tahliyesi ve dairenin boş olarak tereke hakimliğine teslimine; ecrimisil talebiyle ilgili asıl ve birleştirilen 2013/97 Esas sayılı davalardaki talep ve davalı tarafın takas - mahsup talebi birlikte değerlendirilerek kabulü ile 17.360 TL ecrimisilin ilk dava tarihi olan 26/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile Tereke Mahkemesinin 2010/93 Esas sayılı muris Muazzez Kayguluoğlu’nun tereke hesabına ödenmesine karar verilmiş olup, hükmün tereke temsilcisi ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü....

Şti. ile davacı arasında imzalanan sözleşme gereğince davacının müvekkilinin ciro kaybından kaynaklanan kar kaybını müvekkili firmaya ödemeyi kabul etmesine rağmen fatura bedellerini ödemediğini, müvekkilinin takas- mahsup talebi bulunduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuş, % 40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasındaki 05.03.2004 tarihli sözleşmeye göre davacı tarafından davalıya 8.178.08 YTL' lik mal satıldığı, davalının ciro farkından kaynaklanan kâra ilişkin düzenlediği faturalar toplamının 8.938.86 YTL olduğu, takas mahsup sonucu davalının alacağının davacıdan fazla olduğu gerekçesiyle davanın ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir....

Asıl dava itirazın iptali davası olup, asıl davanın davalıları tarafından takas-mahsup talebinde bulunulmuştur. Takas-mahsup talebi ile davalılar icra takip tarihi itibariyle davacı alacağını kabul etmiş ve mukabil alacaklarının davacı alacağından düşülmesi gerektiğini bildirmişlerdir. Bu durumda mahkemece alınacak konusunda uzman bilirkişi raporuna göre davacı bankanın başlattığı icra takip tarihi itibariyle davalıların varsa alacakları belirlendikten ve davacı alacağından takas mahsubu yapılıp varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halinde iadesine, 19/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Somut olayda; Davalının, sözleşme gereğince davacıya 6.000 USD depozito bedeli vermiş olduğu hususunda bir ihtilaf bulunmamakta olup, davalı cevap dilekçesi ile takas ve mahsup talebinde bulunmuştur.Davada,davalı tarafından ödenen depozito miktarına ilişkin takas-mahsup def'i değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken takas-mahsup talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, 6100 sayılı HMK'nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davacının sözleşmede belirtilen süre içinde malın tamamını taşıyamadığını, bu nedenle davalının fesihte haklı olduğunu, davacının yaptığı taşıma karşılığı 21.851.43 YTL navlunu hak ettiğini, 7. maddede belirtilen 20.000 USD cezai şartında davalı tarafından istenebilir hale geldiği, davalının takas mahsup talebi dikkate alındığında davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Takas’ ın hükmü B.K.’ nun 122. maddesinde gösterilmiştir. Buna göre karşılıklı borçlar takas edilebilecekleri andan itibaren daha az olan borcun tutarı oranında sona ermiş olur....

Mahkemece, davanın kabulü cihetine gidilmiş, ancak davalının takas-mahsup talebi kabul edilmemiştir. Davalının takas etmek istediği karşılık alacak dava konusu alacaktan daha az olduğundan karşılık dava açma ve harç yatırma zorunluluğu bulunmamaktadır. Borçlar Kanununun 118. maddesi uyarınca; davalı takas iradesini açıkladığından ve kira sözleşmesine göre davacıya verildiği anlaşılan 1000 USD depozitonun davalıya iade edildiği de davacı tarafından ileri sürülmediğinden, mahkemece bu def'i üzerinde durulup mahsubu yapılarak ortaya çıkacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu konunun başka davada değerlendirilmesi yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya uygun görülmemiştir. Ayrıca, davalı kiracının İSKİ katılım payı ve su sayaç dağıtma bedelinden sorumlu olmadığı düşünülmeden, aidat alacağı yanında bu alacaklar yönünden de itirazın iptali doğru görülmemiştir....

UYAP Entegrasyonu