Ödeme emrine davalı borçlular tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davalı borçluların icra dosyasındaki ilk itirazlarında kefalete ve ödeme emrine itiraz etmediğinden İİK 63. maddesi uyarınca itiraz sebeplerini değiştiremeyeceği ve genişletemeyeceğinden bu husustaki itirazlarının reddedildiği, ancak ödeme emri tebliğinin 05/01/2015 tarihinde olduğu, alacaklı davacının 22/01/2015 tarihinde 30 günlük yasal ödeme süresi dolmadan tahliye davası açtığı gerekçesiyle tahliye davasının reddine ve toplam 5.000 Euro kira bedelinin sadece 3.750 Euro kısmı ödenmiş olduğundan bu bedelin düşülerek bakiyesi 1.250 Euro kira bedeli üzerinden takibin devam etmesi gerektiğinden bu kısım için itirazın kaldırılmasına ve eksik edilen kısım için %20 tazminatın davalıdan alınmasına karar verilmiş, karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir....
nun 269. maddesinde ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun itiraz sebeplerini icra dairesine bildirmesi üzerine yasal ödeme süreleri geçtikten sonra alacaklının merciden tahliye isteyebileceği öngörülmüştür. Borçlulardan ...'na ödeme emri tebliğ işlemi yapılmadığından, anılan maddedeki süreler işlemez. Borçlunun haricen takibi öğrenip, icra dairesine itiraz etmesi, yasanın emredici hükümleri karşısında duruma etkili değildir. Tahliye istemi bölünemeyeceğinden alacaklının itirazın kaldırılması ve tahliye talebinde bulunması gereksiz ve geçersiz olup istemin reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile istemin kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
K A R A R Davacı alacaklı tarafından 12.01.2015 tarihinde haciz ve tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi ile 2013 yılı Nisan ayından 2014 yılı Aralık ayına kadarki kira alacağı 6.660,00 TL’nin faiziyle tahsilini istemiş, ödeme emri davalı borçluya 15.01.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı kiracının takibe itiraz etmemesi üzerine takip kesinleşmiştir. Mahkemece, davalı hakkında temerrüt nedeniyle icra takibi yapıldığı, usulüne uygun olarak ödeme emrinin tebliğ edildiği, süresinde ödeme yapılmadığı, borca itiraz edilmediği, davalının usulüne uygun ödeme emrine rağmen süresinde kira borcunu ödemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, alacaklı tarafından, davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla, tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine, davalı borçlunun itirazı üzerine davacı alacaklı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacının, haciz ve tahliye istekli icra takibi üzerine görevli icra müdürlüğünce düzenlenen ve yasal ödeme ve itiraz süreleri belirtilmeyen ödeme emri davalıya 15/02/2011 tarihinde tebliğ olunmuş, dava 18/01/2012 tarihinde açılmıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçlunun süresi içinde itiraz etmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur....
İİK’nun 269. maddesinde, ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun itiraz sebeplerini icra dairesine bildirmesi üzerine, yasal ödeme süreleri geçtikten sonra alacaklının merciden tahliye isteyebileceği ayrıca borçlunun itiraz sebeplerini icra dairesine bildirmesi üzerine yasal ödeme süreleri geçtikten sonra alacaklının merciden tahliye isteyebileceği öngörülmüştür. Borçlu kiracıya ödeme emri tebliğ işlemi yapılmadığından, anılan maddedeki süreler işlemez. Borçlunun haricen takibi öğrenip, icra dairesine itiraz etmesi, yasanın emredici hükümleri karşısında sonuca etkili değildir. Bu durumda, davacı alacaklının itirazın kaldırılması ve tahliye talebinde bulunması anılan yasal düzenlemeye aykırı olup istemin reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile istemin kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir....
Böylece kiralayan kira bedeli için genel haciz yolu ile takiple tahliye takibini birleştirir. Takip talebi örneğinin 7 nolu bölümünün karşısındaki boşyere tahliye talebinin yazılması gerekir. Ayrıca 9 nolu bölümde de bu talebin yeniden haciz ve tahliye şeklinde tekrarlanması gerekir. Dosyada mevcut, örnek icra takip dosyasındaki takip talepnamesinin incelenmesinden talepte tahliye isteğinin yer almadığı görülmektedir. Tahliye talebi olmayan takibe dayalı olarak, icra müdürlüğünce borçluya 13 örnek ödeme emri gönderilemez. ..olsa bile alacaklı, böyle bir ödeme emrine dayanarak İcra Mahkemesinden taşınmazın tahliyesini isteyemez. Bu durumda mahkemece, tahliye talebi bulunmayan takip talepnamesine dayalı olarak açılan tahliye davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile tahliye kararı verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir....
Davalı borçlu 01.02.2016 tarihli itiraz dilekçesinde, kira borcuna bir itirazı olmadığını, borcun aidatlarla ilgili bölümüne itiraz ettiğini, kira borcunu 30 günlük yasal süresi içerisinde ödeyeceğini, ayrıca kiralayanda 1.700 TL depozitosunun mevcut olduğunu bildirerek aidat borcuna yönelik kısmi itirazda bulunmuştur. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi ve kira alacağına ilişkin kabul edilen borcun ödenmemesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur....
Davacı alacaklı kira alacağının tahsili için tahliye talepli başlattığı icra takibinin itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine icra mahkemesine başvurarak kiralananın tahliyesini istemiştir. Mahkemece davanın red edilmesi üzerine karar davacı alacaklılar vekilince temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının müvekkiline ait taşınmazda kiracı olduğunu, kira bedellerini ödemediğinden hakkında takip yaptığını, ödeme emrine itiraz etmediği gibi, yasal süresi içinde de ödemediğini ve temerrüt olgusunun gerçekleştiğini belirterek kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı ise davanın reddini savunmuştur. Davacı sözlü kira akdine dayanarak 7.9.2009 tarihinde tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 2009 Şubat, Haziran ayları arası kira bedelinin tahsilini istemiş, ödeme emri 14.9.2009 tarihinde davalıya tebliğ edilmiştir. Davalı ödeme emrinin tebliğine rağmen itiraz etmediğinden takip kesinleşmiştir....
Davalı borçlu 07.07.2015 tarihli itiraz dilekçesinde; her ne kadar 01.12.2014 tarihli tahliye taahhüdü ile 31.05.2015 tarihinde kiralananı tahliye taahhüdünde bulunmuş ise de, kiranın uzatıldığına dair kiralayana senet verdiğini, bu senedin 1 yıllık kira karşılığında verildiğini, bu şekilde sürenin uzatıldığını bildirerek takibe itiraz etmiştir. Tahliye emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak tahliye taahhüdüne dayalı itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur....


