_ K A R Ş I O Y Y A Z I S I _ Davacı kayden maliki olduğu .. parsel sayılı taşınmazına, komşu .. parsel sayılı taşınmaz maliki davalı tarafından kötüniyetle taşkın inşaat yapılmak suretiyle müdahale edildiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesini ve yıkım istemlerinde bulunmuştur. Davalı, yapının tecavüzlü olmasında kusurunun bulunmadığını, iyiniyetli olduğunu savunmuş, birleştirilen dava ile de temliken tescil isteminde bulunmuştur. Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleştirilen temliken tescil talebinin reddine karar verilmiştir. Hükmü, karşı davacı vekili temyiz etmiştir....
S.. ... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalıların ... ise ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan bağımsız bölümlerin malikleri olduklarını, taşkın olan binanın bulunduğu taşınmazı 2003 yılında satın aldığını, inşaatı kendisinin yapmadığını, iyiniyetli olduğunu, bu nedenle TMK'nın 725. maddesi gereğince tecavüzlü kısmın makul bir tazminat karşılığında iptal edilerek adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalar hukuki ve fiili irtibat nedeniyle birleştirilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda asıl davanın reddine, birleştirilen temliken tescil davasının kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir....
(Objektif koşul) c) Üçüncü koşul ise taşkın inşaat yapanın, taşınmaz malikine bu bedeli ödemesidir. d) Bu üç koşulun yanısıra, mahkemece iptal ve tescile karar verilebilmesi için taşkın yapının zeminindeki arazi parçasının ana taşınmazdan ifrazının da mümkün olması gereklidir. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince; temliken tescil isteyen davacı kendi kadastral parseline bina yaparken davalıların kadastral parseline tecavüz ettiğinden iyiniyetli değildir. Çapa bağlı taşınmaza inşaat yaparken gerekli özeni göstermeyen davacının iyiniyetli olduğundan söz edilemez. Sübjektif koşul gerçekleşmediğinde diğer koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmasına da gerek bulunmamaktadır. O halde mahkemece, somut olayda temliken tescil koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ...'...
Yasal ayrıcalıklar dışında, TMK'nın 684/1 ve 718/2 maddeleri hükümlerine göre, arazinin mülkiyeti ve buna bağlı olan tasarruf hakkı o arazide kalıcı olmak koşuluyla yapılan şeyleri de kapsar TMK'nın 725. maddesinde bu kuralın istisnalarından birisi düzenlenmiş, böylece muhdesatla arasındaki bağlantı kesilmiş bina sahibine bazı koşulların oluşması halinde ayrılmaz parça niteliğindeki taşkın yapı için üzerinde bulunduğu taşınmaza malik olabilme olanağı tanınmıştır. Bunun için, tapuya kayıtlı özel mülkiyete konu bir taşınmaz üzerinde, temelli kalması amacıyla yapılan binanın ayrılmaz parçası yine tapuda kayıtlı üçüncü kişiye ait taşınmaza taşkın yapılmış olmalıdır. Taşkın inşaat, taşkın yapı ile iki komşu taşınmazı fiilen birleştirmekte, ekonomik bir bütünlük oluşturmaktadır. Bu özelliğinden dolayı taşkın yapıya dayanan temliken tescil isteği taşınmaza bağlı kişisel hak niteliğindedir....
Bunun için, tapuya kayıtlı özel mülkiyete konu bir taşınmaz üzerinde, temelli kalması amacıyla yapılan binanın ayrılmaz parçası yine tapuda kayıtlı üçüncü kişiye ait taşınmaza taşkın yapılmış olmalıdır. Taşkın inşaat, taşkın yapı ile iki komşu taşınmazı fiilen birleştirmekte, ekonomik bir bütünlük oluşturmaktadır. Bu özelliğinden dolayı taşkın yapıya dayanan temliken tescil isteği taşınmaza bağlı kişisel hak niteliğindedir. Taşılan arazi malikinin devir borcu eşyaya bağlı bir borç olduğundan inşaat maliki hakkını taşılan arazinin her malikine karşı kullanabilir. Yeni malikler de Türk Medeni Kanununun 725. maddesinde belirtilen haklardan yararlanabilecekleri gibi borçlardan da sorumlu olur....
Yasal ayrıcalıklar dışında, TMK’nın 684/1 ve 718/2 inci maddeleri hükümlerine göre, arazinin mülkiyeti ve buna bağlı olan tasarruf hakkı o arazide kalıcı olmak koşuluyla yapılan şeyleri de kapsar TMK’nın 725 inci maddesinde bu kuralın istisnalarından birisi düzenlenmiş, böylece muhdesatla arasındaki bağlantı kesilmiş bina sahibine bazı koşulların oluşması halinde ayrılmaz parça niteliğindeki taşkın yapı için üzerinde bulunduğu taşınmaza malik olabilme olanağı tanınmıştır. Bunun için, tapuya kayıtlı özel mülkiyete konu bir taşınmaz üzerinde, temelli kalması amacıyla yapılan binanın ayrılmaz parçası yine tapuda kayıtlı üçüncü kişiye ait taşınmaza taşkın yapılmış olmalıdır. Taşkın inşaat, taşkın yapı ile iki komşu taşınmazı fiilen birleştirmekte, ekonomik bir bütünlük oluşturmaktadır. Bu özelliğinden dolayı taşkın yapıya dayanan temliken tescil isteği taşınmaza bağlı kişisel hak niteliğindedir....
(Objektif koşul) c) Üçüncü koşul ise taşkın inşaat yapanın, taşınmaz malikine bu bedeli ödemesidir. d)Yukarıda değinilen üç koşulun yanısıra, mahkemece iptal ve tescile karar verilebilmesi için taşkın yapının zeminindeki arazi parçasının ana taşınmazdan ifrazının da mümkün olması gereklidir. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince; mahkemece, bina değeri arsa değerinden açıkça fazla olduğu gerekçesiyle 145 ada 163 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan 94,62 m2’lik kısmın tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş ise de; taşkın yapı nedeniyle temliken tescile karar verilebilmesi için gerekli yasal şartlardan olan “iyiniyetin” somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak değerlendirilmemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ,YIKIM,TEMLİKEN TESCİL Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacı, miras bırakan dedesi ... oğlu ...'ın kayden paydaşı olduğu 847 parsel sayılı taşınmaza davalının taşkın bina yapmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmesini istemiştir Davalı, davanın reddini savunarak, bileşen davasında temliken tescil istemiştir. Davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece “... davacının mirasbırakanları adına kayıtlı taşınmaza davalının yaptığı ahır, samanlık ve odunluk yönünden elatmanın önlenmesi ve yıkım davasının kabulünün doğru olduğu, ayrıca, davalıya ait evin taşkın bölümü bakımından ifraz koşulu dışındaki ....'...
Davacı vekili, müvekkilinin 536 ada 190 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalı adına kayıtlı 536 ada 191 parsel sayılı taşınmazdaki davalıya ait binanın bir kısmının davacının taşınmazına taşkın olduğunu ileri sürerek, taşkın bina nedeniyle oluşan elatmanın önlenmesini, taşan kısmın yıkılmasını ve binanın yapılış tarihinden dava tarihine kadar işlemiş ecrimisil bedelinin yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davalıya ait taşınmaz üzerinde bulunan binanın ruhsatlı olduğunu, projesinin belediye tarafından onaylanmasından sonra inşaatın yapıldığını, taşınmaz üzerindeki binanın önceki malikler tarafından yapıldığından müvekkilinin iyiniyetli kabul edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuş, taşkın kısmın rayiç bedelinin ödenmesi karşılığında davacı adına tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya tescilini talep etmiştir. Mahkemece asıl davanın reddi ile davalının temliken tescil isteminin kabulüne karar verilmiştir....
Bunun için, tapuya kayıtlı özel mülkiyete konu bir taşınmaz üzerinde, temelli kalması amacıyla yapılan binanın ayrılmaz parçası yine tapuda kayıtlı üçüncü kişiye ait taşınmaza taşkın yapılmış olmalıdır. Taşkın inşaat, taşkın yapı ile iki komşu taşınmazı fiilen birleştirmekte, ekonomik bir bütünlük oluşturmaktadır. Bu özelliğinden dolayı taşkın yapıya dayanan temliken tescil isteği taşınmaza bağlı kişisel hak niteliğindedir. Taşılan arazi malikinin devir borcu eşyaya bağlı bir borç olduğundan inşaat maliki hakkını taşılan arazinin her malikine karşı kullanabilir. Yeni malikler de Türk Medeni Kanununun 725. maddesinde belirtilen haklardan yararlanabilecekleri gibi borçlardan da sorumlu olur....


