Hukuk Dairesi Davacı- birleştirilen davada davalı vekili tarafından, davalılar- birleştirilen davada davacılar aleyhine 19.03.2015 ve 13.12.2017 tarihlerinde verilen dilekçelerle asıl davada müdahalenin men'i, kal ve ecrimisil, birleştirilen davada taşkın bina yapımı nedeniyle temliken tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda asıl davada müdahalenin men'i ve kal isteminin kabulüne, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne, birleştirilen davanın reddine dair verilen 08.01.2019 tarihli hükmün İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nce istinaf yoluyla incelenmesi bir kısım davalı- birleştirilen davada davacılar ... vd. vekili tarafından talep edilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.05.2014 gününde verilen dilekçe ile taşkın bina nedeniyle temliken tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 30.06.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi ayrı ayrı davacılar vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Dava, taşkın bina nedeniyle açılan temliken tescil istemine ilişkindir. Davacılar, dava konusu 9248 ada 19 parselde bulunan bağımsız bölümlerin maliki olduklarını, davalının taşınmazının kendi taşınmazlarına bitişik olduğunu, binanın yapımı sırasında kasıtlı olmaksızın davalının arsasının bir kısmının kullanıldığından bahisle tecavüzlü kısmın bulunduğu bölümün davacılar adına tescilini istemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.03.2010 gününde verilen dilekçe ile taşkın bina yapımı nedeniyle tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanununun 725. maddesine dayalı tapu iptali tescil istemine ilişkindir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir. Yasal ayrıcalıklar dışında, Türk Medeni Kanunu m. 684/1 ve 718/2 hükümlerine göre, arazinin mülkiyeti ve buna bağlı olan tasarruf hakkı o arazide kalıcı olmak koşuluyla yapılan şeyleri de kapsar....
tarafça savunma yoluyla talep edilen temliken tescil talebine gelince, davacıya ait 2210 parsele tecavüzlü olduğu tespit edilen (B), (E) ve (F) harfleriyle gösterilen kısımlar üzerinde bulunan duvar ve deponun sabit yapı niteliği bulunmadığı gözetildiğinde temliken tescil talebine konu olamayacağı, (C) harfiyle gösterilen ve davalı ...’a ait üç katlı binanın 2,887 m2 lik kısmı taşkın olan kısım yönünden ise temliken tescil talebinin en önemli koşulu olan iyiniyetli yapılanma durumunun sözkonusu olmadığı, davalı ... tarafından binanın yapımı sırasında ölçüm yaptırılarak maliki olduğu 2219 parsel sınırı içine binanın yapıldığına ilişkin bir ölçüm krokisi ibraz edilemediği, dosyadaki ölçüm krokisinin davacı ve dava dışı kişilerin yapılarına ilişkin olduğu, bu kısım yönünden de temliken tescil koşullarının oluşmadığı gerekçeleri ile, 1-Tarafların istinaf talebinin kabulüne, 2-......
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yukarıda esas karar numarası belirtilen dava dosyasında; davacı Şirket tarafından ... aleyhine çekişmeli 604 ada 3 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak taşkın bina yapımı nedeniyle tapu iptali ve tescil davası açılmış, bu dava redle sonuçlanıp temyiz aşamasında iken bu kez eldeki davada; aynı davacı tarafından aynı davalı aleyhine aynı parsele yönelik olarak tespit sırasında hatalı sınırlandırma yapıldığı iddiası ile dava açılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 114/ı maddesinde; “aynı davanın daha önceden açılmış olması ve halen görülmekte olması”, teknik ifade ile “derdestlik” dava şartı olarak düzenlenmiştir. Bu şartın oluşması için görülmekte olan dava ile tarafları ve konusu aynı olan bir davanın daha görülüyor olması gerekmektedir....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan delilere göre davacı karşı davalının maliki olduğu 295 ada 4 parsel sayılı taşınmazda inşa edilen yapının A harfi ile gösterilen 63,98 m2'lik bölümünün davalı karşı davacının malik olduğu 3229 parsel sayılı taşınmaza taşkın olduğu, taşkın yapının taşınmazın çapa bağlanmasından sonra yapıldığı, bu nedenle iyiniyet iddiasının dinlenmesinin mümkün olmadığı gibi kişisel hak niteliğindeki temliken tescil isteğinin inşaatın yapımı sırasında malik olan dava dışı Hazine'den satın alan davalı karşı davacıya karşı ileri sürülme olanağının bulunmadığı, davacı karşı davalı tarafından mülkiyet hakkına veya şahsi hakka dayalı üstün hakkın varlığının kanıtlanmadığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından yazılı şekilde mülkiyet hakkına üstünlük tanınmak suretiyle elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve yıkım talebinin kabulüne ve temliken tescil davasının reddine karar verilmesi doğru olduğundan davacı birleştirilen...
(Objektif koşul) Ayrıca; mahkemece iptal ve tescile karar verilebilmesi için taşkın yapının zeminindeki arazi parçasının ana taşınmazdan ifrazının da mümkün olması gereklidir. Bunların yanında, taşkın inşaat yapanın, taşınmaz malikine taşkınlık nedeniyle muhik tazminat (uygun bedel) ödemesi gereklidir. Bu koşulların varlığı hâlinde taşkın yapı maliki uygun bir bedel ödeyeceğini bildirerek açacağı yenilik doğurucu nitelikteki temliken tescil davası ile taşkın kısmın mülkiyetini veya üzerine bir irtifak hakkı kurulmasını isteyebilir. Ayrıca, iyiniyet savunmasının yukarda açıklanan niteliği dikkate alınıp, bu savunma içerisinde temliken tescil isteğinin de bulunduğu kabul edilerek, tescil talebi, ayrı bir davaya gerek olmaksızın açılan davada savunma yoluylada ileri sürülebilir. Esasen bu kuralın uyuşmazlıkların en kısa sürede sağlıklı biçimde çözümlenmesi ve dava ekonomisi yönünden büyük yarar sağlayacağı da kuşkusuzdur....
nin oğlu ... tarafından davacıya beş yıllığına kiralandığını, sonra bu kulübenin yerine büfe yapıldığını, büfenin iş yapması üzerine "ileride herhangi bir şekilde tapusunu veririz" denilmesi nedeniyle davacının bu yerde alt katı lokanta üst katı mesken olan iki katlı betonarme bir bina yapıldığını, inşaatın yapımı ve kullanımı süresince davalı ve diğer paydaşların bir itirazı olmadığını, binanın sürekli ve kalıcı biçimde yapıldığını, davacının iyiniyetli olduğunu, yapı değerinin arsa değerinden fazla olduğu gibi yıkımın aşırı zarara yol açacağını belirterek, uygun bir bedel karşılığında taşınmazın yeterli bir kısmının veya davalıya ait 4572 metrekarenin tamamının tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili, dava konusu taşınmazda başka maliklerin de bulunduğunu, husumetin eksik yöneltildiğini, sözkonusu büfenin 1983 yılında ...ve ... tarafından yapılıp ... tarafından işletildiğini, davacının kira borcunu ödemediği gibi ... ve diğer maliklere...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.01.2015 gününde verilen dilekçe ile taşkın yapı nedeniyle tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 06.04.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde, kendisi tarafından inşa edilen ev ve ahırın kardeşi olan davalının arazisine bilmeden taştığını, zemin bedelini ödemeye hazır olduğunu beyanla, kullanıma yönelik alan ile birlikte taşınmazlara ait zeminin adına tesciline karar verilmesi talep edilmiştir....
Hukuk Dairesinin 13.01.2014 tarihli ve 2013/16105 E., 2014/24 K. sayılı kararı ile; “…Dosya içeriği ve toplanan delillerden dava konusu 126 ada 2 parselin davacılara, komşu 3 nolu parselin ise davalılardan Dinç ve Behiç'e ait olduğu, davacıların 126 ada 2 parseline davalıların taşkın bina yapmak suretiyle müdahale ettiklerini ileri sürerek eldeki davayı açtıkları, gerek 2 nolu parselin gerekse 3 nolu parselin tapu kaydında 3 nolu parsel üzerindeki binanın 2 nolu parsele 9.06 m2 tecavüzlü olduğuna dair şerh bulunduğu, üzerlerinde birbirine bitişik birer ev bulunan dava konusu taşınmazların kadastro işlemleri sonucu tarafların mirasbırakanları adına tescil edildiği, bilahare davalıların eski binayı yıkarak yerine yeni bina yaptıkları, bina yapmadan önce 26.04.2001 tarihinde aplikasyon işlemi yaptırdıkları ve bu işlem sırasında taşınmazın sınırlarının açıkça gösterildiği, bina yapıldıktan sonra davalılarca yapılan cins değişikliği işlemleri sırasında ve daha sonra davacılar tarafından...


